Uzun, ince bir yol: Nabucco

| Deniz Gökçe 71

Önümüzdeki 40 yıl içerisinde dünya üç konuda sıkıntı çekecek. Tüm anlaşmazlıklar da bu sıkıntılı konular üzerine gelişecek: Gıda, su ve enerji. Üzerinde yaşadığımız topraklar her üç konuyla da ilgili.

Dünyada tarım yapılan en büyük yedinci toprak parçası Türkiye. Fırat ve Dicle nehirleri, tarih boyunca su sıkıntısı çekmiş olan Ortadoğu Bölgesi'nin en zengin su kaynaklarını oluşturuyor.

Ve enerji: Amerika ve Çin dışında en büyük enerji tüketimi, Türkiye'nin batısında: Bugün Avrupa Birliği'ni oluşturan ve çevresindeki ülkeler. Buna karşılık fosile dayanan enerji kaynaklarının önemli kısmı da Türkiye'nin doğusunda: Azerbaycan, Türkmenistan. İran, Irak, Mısır, Katar. Kısacası 21. yüzyılın 'İpekyolu' topraklarımızdan geçiyor. Bugün Batı ve Orta Avrupa doğalgaz temini bakımından büyük oranda Rusya Federasyonu'na bağımlı. Ukrayna üzerinden gelen doğalgaz kesildiği zaman, 2009 yılı ocak ayında olduğu gibi, Orta ve Doğu Avrupa donmaya mahkum oluyor. Avrupa 2005 yılında tükettiği 502 milyar m3 doğalgazın 126 milyar m3'ünü Rusya'dan temin etti. Yapılan hesaplamalara göre 2030 yılında tüketilecek 816 m3 doğalgazın 221 m3'ü Rusya'dan sağlanacak. 2005 yılında enerji gereksiniminin % 23'ü doğalgazken, bu oran 2030 yılında % 34 olacak. Buna karşılık 2030 yılında Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin üreteceği 890 milyar m3 doğalgazın 520 milyar m3'ü ihraç edilebilecek. Ancak bu gazın Avrupa'ya ihraç edilebilmesi için en kısa ve ekonomik yol Türkiye'den geçmekte.

Diğer taraftan Rusya da Avrupa'nın enerji bağımlılığını korumak için Türkiye üzerinden geçmeyen yeni boru hattı seçenekleri sunmakta, bu konuda anlaşmalar yapmakta, ve 2007 yılından beri de uygulamaya geçmekte. Baltık Denizi yoluyla doğrudan Almanya'ya gaz ikmali için planlanan ve anlaşması imzalanan 'Kuzey Akım' 2010-2013 yılları arasında faaliyete geçecek. 'Güney Akım' projesi ise Beregoyava'dan Varna'ya uzanmakta ve ikinci bir alternatif oluşturmaktadır. Azerbaycan'ın Şahdeniz üretim sahasından, İran, Irak ve Katar üretiminden elde edilecek gazın Avrupa'ya sevki için tek alternatif 'Nabucco' Projesi'dir. Proje 2002 yılında BOTAŞ tarafından geliştirilmiş ve 2002 yılı şubat ayında Avusturya OMV firması ile ilk anlaşma imzalanmıştır. 2006 yılında OMV, MOL - Macaristan, TRANSGAZ - Romanya ve BULGARGAZ - Bulgaristan ile BOTAŞ eşit paylarla NABUCCO şirketine ortak olmuşlardır. AB Komisyonu'nun 10 Ocak 2007'de aldığı karara göre, 'Enerji, AB'nin her türlü dış ilişkilerinin temelini oluşturmalıdır.'

13 Temmuz 2009'da Ankara'da Avusturya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Türkiye başbakanları Nabucco Gaz Transit Anlaşması'nı imzalayarak projenin gerçekleştirilmesi için son yasal adımı atmışlardır. Sonunda 31 milyar m3 gaz sevk edilecek ve 7.8 milyar Euro'ya mal olacak 3.300 km uzunluğundaki boru hattının 2 bin kilometresi Türkiye'den geçecek ve 4.8 milyar yatırım Türkiye'de yapılacak. 2010 yılında başlanacak çalışmalar 2014 yılında sona erdirilerek gaz sevkiyatına başlanacak.

Nabucco Projesi teknik zorlukların çok üzerinde, siyasal zorluklarla karşılaşacak bir proje. Bir taraftan Rusya, gaz arzındaki tekel durumunu kaybetmemek için Türkmenistan ve Azerbaycan üzerinde ağır baskısını eksik etmemekte. Diğer taraftan ABD, İran gazı için yapılması gereken yatırımları engelleyecek her türlü girişimde bulunmakta. Projenin siyasal yönünü açıklamak için danışmanlık yapan iki eski siyasetçiyi bilmek yeterli. Bir tarafta Rus Gazprom danışmanı olarak Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder görev yapmakta, diğer tarafta da Nabucco şirketi danışmanı olarak Schröder kabinesinin Dışişleri Bakanı Joschka Fischer görevde.

Yazının tamamı için tıklayınız.