Hazar'da yeni dönem başlayabilir

| Fikret Ertan 244

Nabucco projesi hakkında birkaç gün önce yazdığım yazıda bu projenin başarısı ile Hazar Denizi'nin hukuki statüsü arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş ve yazıyı şöyle bitirmiştim:

"..Kısacası, Türkmenistan'ın Nabucco'ya katılması Hazar'ın hukuki statüsü ile yakından alakalı bir durum. Bu bakımdan gerek AB'nin gerekse de Türkiye'nin bu konuyla da ilgilenmesi gerekirse taraflarla görüşmesi gerekiyor. Nabucco'nun başarısı için bir bakıma Hazar'ın statüsünün de halli şart oluyor.''

Biz bu değerlendirmeyi yaptıktan sadece üç gün sonra Hazar'ın hukuki statüsü konusunda Azerbaycan ile Türkmenistan'ın görüş alışverişinde bulundukları haberleri medyaya yansımış bulunuyor.

Bu haberlere göre, Azeri ve Türkmen heyetler Bakü'de bir araya gelmiş, Nabucco'da meydana gelen gelişmeler ışığında statü konusundaki görüşlerini bir kere daha masaya yatırmış bulunuyorlar.

Fazla detayın yer almadığı haberlerde her ne kadar tarafların 'balıkçılık deniz taşımacılığı konularını ele aldıkları belirtilmiş olsa da Hazar'ın hukuki statüsünün tarafları ilgilendiren kısımlarının da görüşüldüğü bize göre muhakkak; zira tarafların her ikisi de Nabucco'yu destekleyeceklerini ilan etmişlerdi. Bu durumda da bu desteğin özellikle Türkmen tarafından hayata geçirilmesi için Türkmen gazının Hazar'ın altından geçecek Trans-Hazar hattı ile Hazar'ın Azeri tarafına iletilmesi şart oluyor. Bunun içinde tarafların yıllardır ihtilaflı oldukları konularda bir ortak noktaya varmaları da gerekiyor.

Bu konuların başında da Hazar'ın iki ülke sınırlarının orta noktasında bulunan Azeri tarafın Kepez, Türkmen tarafın da Serdarlı diye andığı gaz yatakları ile ilgili ihtilafın başta geliyor ve bunun bir şekilde tatlıya bağlanması gerekiyor.

Çeşitli haberlerden tarafların bu konuyu ele aldıkları, Azeri tarafın Türken tarafa söz konusu ihtilaflı sahanın ortak işletilmesi yönünde bir teklif sunduğu anlaşılıyor. Bu elbette güzel bir haber sayılır. Eğer söz konusu sahada taraflar anlaşırlarsa başka alanlardaki anlaşmazlıkların da çözümlerinin önü açılmış olacak ve sonra da sıra muhtemelen Trans-Hazar hattı ile ilgili konulara gelinecek.

Bu köşede yıllardır yazdığımız gibi bu hattın yapımı hem Azerbaycan, hem Türkmenistan ve hem de Türkiye için çok olumlu stratejik adım olacak. Hem Amerika'nın ve hem de Avrupa Birliği'nin yıllardır desteklediği bu hat ile bölgede yeni bşr dönem başlayacak. Ancak, başta Rusya olmak üzere diğer Hazar ülkelerinin bu hatta çok olumlu bakmayacakları da bir gerçek olarak ortada duruyor. Esasen Rusya öteden beri çevre mülahazalarıyla hattın yapımına şiddetle karşı çıkıyor. Ancak, tıpkı Rusya'nın Kazakistan ve Azerbaycan ile yaptığı gibi Azerbaycan ve Türkmenistan kendi bölgeleri konusunda anlaştıkları takdirde Rusya'nın itirazı bir ölçüde ortadan kalkmış olacak. Böyle olduğu takdirde Rusya'nın bu iki ülkenin kendi aralarında yapacakları anlaşmaya söz etmemesi gerekiyor; zira aynı şeyi kendisi başkaları ile yapmış oluyor.

Hazar'ın Rusya'dan sonra problem çıkaran öteki ülkesi İran'ın mevcut pozisyonu en ısrarlı, en inatçı pozisyon olarak ortada duruyor. Bu ülke bu köşede daha önce de yazdığımız gibi, bugünün gerçeklerini bir türlü kabule yanaşmıyor ve hala Hazar'ın statüsü için Sovyet döneminde yapılan iki anlaşmayı esas kabul ediyor. Bu anlaşmalar İran ile Sovyetler Birliği arasında 1921 ve 1940 yılında yapılan Hazar'ı iki ülke arasında paylaştıran genel anlaşmalar. İran iki yıl önce Tahran'da yapılan toplantıda bu anlaşmalara atıfta bulunmuş, İran Dışişleri Bakanı Muttaki bunu da şu sözleriyle ortaya koymuştu: '... Hazar cumhuriyetleri yakın dönemde bağımsızlıkları kazandıkları ve bunlar da Sovyetler Birliği'nin halefleri oldukları için Hazar'ın rejimi ve suları ilgili İran-Sovyet anlaşmaları hala yürürlülüktedir.'

Bu durumda Rusya ve İran'ın Trans-Hazar hattına karşı çıkmaya devam edecekleri söylenebilir. Ama nereye kadar ve nasıl burası henüz belli değil. Kaldı ki, karşı çıksalar bile Azerbaycan ve Türkmenistan'ın kendi sektörlerinde anlaşmaya varmaları halinde buna ne diyebilirler acaba? Azerbaycan ve Türkmenistan'ın anlaşmaları Hazar'da yeni bir dönemi başlatabilir. Buna da sadece sevinilir elbette.