Gebele konusu...

| Fikret Ertan 234

Amerika bu ay füzesavar sisteminin Avrupa ayağını iptal etmiş, bunun yerine deniz ağırlıklı bir sisteme geçmeye karar vermiş bulunuyor. Esasen deniz ağırlıklı sistem belli bir seviyede de zaten mevcut. Yeni kararla bu sistem daha çok genişletilecek, daha çok güçlendirilecek. Sistemin temeli de Aegis denen özel destroyer ve X-band radarlara dayanacak.

Ne var ki, bu sisteme geçiş Amerika'nın kara esaslı sistemden tamamen vazgeçtiği anlamına da elbette gelmiyor; zira Amerika bir yandan da bu konuda planlamalarına devam ediyor. Nitekim, bu çerçevede Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral James Cartwright, geçenlerde yeni sistemin Kafkaslar'a yakın bölgede kurulmasının söz konusu olduğu yolunda bir cümle sarf etmiş, bu da bölge ülkeleri ile ilgili spekülasyonlara yol açmıştı. Bunların arasında da Türkiye ve Gürcistan'ın isimleri de geçmişti.

Bu spekülasyonlar halen devam ederken bunlara bugünlerde başka bir Kafkas ülkesinin ismi de ilave edilmiş bulunuyor. Bu ülke tahmin edilebileceği gibi dostumuz, kardeşimiz Azerbaycan ve ismi de bu ülkede bulunan çok önemli bir radar üssü dolayısıyla ortaya atılmış durumda.

Bu üs Gebele üssü. Başkent Bakü'ye 70-80 kilometre uzaklıkta son derece eşsiz bir coğrafi noktada bulunan bu üs Daryal sınıfı radar ve diğer donanımlarıyla balistik ve seyir tipi füzeleri 6.000 km. uzaktan bile tespit edebiliyor. Başka bir ifadeyle, Gebele üssü Kuzey Afrika, İran, Irak, Suudi Arabistan, Hindistan, Pakistan, Çin, Avustralya, Hint ve Atlas okyanusları ve tabii Türkiye'yi stratejik anlamda izleyebiliyor, özellikle bu bölgelerden atılacak füzeleri hemen tespit edebiliyor. Amerika'nın 2001 yılı sonlarında yaptığı Afganistan operasyonunun başlangıcında gemi ve uçaklardan attığı seyir füzelerini anında tespit ettiği de söylenmişti o zaman.

Üs bugün bir Rus ön izleme ve radar üssü olarak faaliyette bulunuyor. Esasen Sovyet döneminde kurulduğu 1988 yılından bu yana faaliyette olan üs, Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra da faaliyetlerine devam etmiş, Azeri tarafı dar üssün faaliyetlerini hiç durdurmamış, Rusya ile üssün statüsü konusunda anlaşmaya varmaya çabalamıştı.

Taraflar uzun ve çetin müzakerelerden sonra 2007 Haziran ayında anlaşmaya varmış, anlaşma da Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve zamanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından imzalanmıştı. Anlaşmayla Gebele hukuki bir statüye de kavuşmuş, Rusya üssü en çok 10 yıl süreyle yılda 7 milyon dolar kira karşılığında kullanma hakkını elde etmişti. Aynı anlaşmayla Azeri tarafı üssü denetleme ve ortak kullanım haklarına da kavuşmuştu.

Bu özelliklere sahip Gebele, Amerika ile Rusya arasındaki füze sistemi konusundaki ihtilafta iki yıl kadar önce bizzat Vladimir Putin tarafında gündeme getirilmiş, Putin Amerika'nın füzesavar sisteminin Avrupa ayağını iptal etmesi halinde Gebele'nin ortak kullanıma açılabileceği yönünde Amerika'ya bir teklifte bulunmuş, bu arada sistem için Türkiye'nin ismini de ortaya atmıştı. Teklif karşısında şaşıran Amerika ise teklifi inceleyeceğini, gerekirse Rus uzmanlarla konuyu ele alacağını söylemiş, bu çerçevede taraflar birkaç defa bir araya da gelmişlerdi. Azeri tarafı da Rus teklifini desteklemiş, bölgesel güvenlik ve istikrara katkı yapmaktan memnun olacağını ifade ederken Ermenistan ise Azerbaycan'ın hem Rusya hem de Amerika nezdindeki önem ve ağırlığını artıracağı endişesiyle konudan rahatsız olmuştu. Bunları da bu arada hatırlatmış olalım.

Sonraları Gebele konusu askıda ve sonuçsuz olarak buzdolabına kaldırılmıştı. Bugünlerde ise en azından birtakım kaynaklar tarafından yine söz konusu edilirken, Orgeneral Cartwright'ın yukarıdaki cümlesi çerçevesinde Kafkaslar'da kurulması düşünülen radar için bir alternatif olarak da görülüyor.

Gebele konusu işte iki yıl aradan sonra yine anlattığım şekilde gündeme gelmiş bulunuyor. Esasen bunu ve ilgili diğer konuları yarın Nahçıvan'daki zirveye katılacak olan Aliyev ya da diğer Azeri yetkililerine bir şekilde sormak gerekiyor.