Türkçe’de Rusya ve Rus Algılaması

| Hasan Kanbolat 700

Türkçe’de Çarlık Rusyası, Sovyetler Birliği ve Soğuk Savaş yılları, Rusya Federasyonu’nun 1990’lı ve 2000’li yılları Rus ve Rusya algılamaları için farklı dönemlerdir. 2000’li yıllara kadar Türkçe’de Rus ve Rusya algılaması her zaman olumsuz ögeler taşımıştır. Türk-Rus ilişkilerinde ilk defa 2000’li yıllardan itibaren Türkçe’de Rus ve Rusya algılaması olumlu bir şekilde değişmiş ve eski olumsuz algılamalar hızla tarihe itilmiştir. İki ülke arasında ikili ilişkilerin çok boyutlu olarak gelişmesi, Türklerin Rusya Federasyonu’nda çalışması, iş kurmaları, ortak evlilikler ve Rus turistler Türkçe’de Rus ve Rusya algılamasının olumlu değişimine katkıda bulunmuştur.

Osmanlı Devleti’nin son dönemi Çarlık Rusyası’na karşı kaybedilen savaşlarla, işgallerle, Anadolu’ya yoğun göçlerle geçtiği için Türkçe’de ‘Rusya’ ve ‘Rus’ ve bunların yerine kullanılan ‘Moskof’ kelimesi olumsuz algılama içermiştir. Bu olumsuz algılama Türkiye Cumhuriyeti döneminin ilk yıllarında da sürmüş. Türkiye ile Sovyetler Birliği’nin farklı kutuplarda yer alması ile birlikte Soğuk Savaş yıllarının bitimine ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar sürmüştür. Bu bakış içinde örneğin, Türkçe’de ‘Moskof’ kelimesi Rusya, Rus, düşman olarak kullanılmıştır. Bunun yanında, ‘Bunu Moskof bile yapmaz’, ‘Moskof gavuru gibi davranmak’, ‘Moskof inatlı’, ‘Moskof’da vicdan bulunmaz’ deyimleri sıkça kullanılmıştır. Çok uzaklara gitmek anlamında ‘Sibirya’ya gitmek’ ve ‘Sibirya’ya kadar yolun var’ deyimleri kullanılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti döneminin ilk yıllarında da ‘Rusya’, ‘Rus’, ‘Moskof’ kelimeleri oldukça olumsuz algılama içermiştir. Bu olumsuz algılama, İkinci Dünya Savaşı’nda Ankara’nın Almanya sempatisi ile birlikte daha da artmıştır. Olumsuz algılama Soğuk Savaş yıllarının bitimine ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar sürmüştür. Soğuk Savaş yıllarında Türkiye’de ‘Moskof’ imgesi milliyetçi ve anti-komünist hareketlerin kendilerini ifade etmesi ve solun halkın gözünde kötülenmesi anlamında oldukça önemli olmuştur. Türkçe’de ‘Moskof’, ‘Moskof dölü’, ‘Moskof tohumu’, ‘Moskof köpeği’, ‘Moskof gavuru’, ‘Moskof uşakları’, ‘Moskof domuzu’, ‘Moskof mezalimi’, düşman, komünist, solcu, dinsiz, zalim anlamına özellikle Türk solcuları için kullanılmıştır. 1960’lı yıllarda Türk sağ siyasetçileri CHP çizgisinin Sovyetler Birliği yanlısı sol bir çizgiye kaydığını ifade etmek için ‘Ortanın solu, Moskova yolu’ ve Türk solcuları için ‘Komünistler Moskova’ya’ sloganlarını kullanmışlardır. Türkiye’de Soğuk Savaş yıllarında sol ve Sovyetler Birliği karşıtlığından dolayı ‘Rus salatası’nın adı ‘Amerikan salatası’ olarak değiştirilerek günlük hayatta kullanılmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ‘Rus salatası’ adı tekrar kullanılmaya başlanmıştır. ‘Rus salatası gibi’ deyimi ise herhangi bir karışıklığı belirtmek için kullanılır. Bütün dünyada olduğu gibi Türkçe’de de ‘Rus ruleti’, tabancada altı patlara tek kurşun yerleştirilerek oynanan ölümcül oyunun adıdır.

Türkçe’deki olumsuz Rusya ve Rus algılaması Soğuk Savaş yıllarının bitmesine ve 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası ilk yıllarda var olmuştur. 2000’li yıllarda Rusya Federasyonu’nun zenginleşmesi, Rus turistlerin Türkiye’ye gelmesi ve ortak evliliklerin artması ile birlikte Türkçe’deki olumsuz algı olumlu olarak değişmiştir. Son yıllarda Türkçe’ye Rus mutfağı ve Rus günlük yaşamı ile ilgili kelimeler de girmektedir. Bu çerçevede, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası eski Sovyet vatandaşlarının Türkiye’ye gelip açık alanlarda pazar kurması ile gelişen bir deyim olarak ‘Rus pazarı’ kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, ‘Rus böreği’, ‘Rus köftesi’ (Pojarski), ‘Rus çorbası’ (Borç), ‘Rus votkası’ (iyi votka), ‘Kara Rus kokteyli’ (votka ve kahve likörü ile yapılan kokteyl), ‘Rus servisi’ (canlı müzik yapılan ziyafetlerde uygulanan ve mönünün daha önceden belli olduğu bir servis usulüdür), ‘Rus gribi’, ‘Sibirya kurdu’, ‘Sibirya kaplanı’, ‘Sibirya kömürü’, ‘Sibirya soğukları’, ‘Sibirya usulü et kavurma’, ‘Moskof ördeği’, ‘Baykal ördeği’, ‘St. Petersburg paradoksu’ (yazı-tura oyunu üzerine kurulmuş olan bir çelişki) Türkçe’ye girmiştir.