Rusya’da Kızıl Ordu konser verdi, Van için yardım toplandı

605

Rusya’nın başkenti Moskova’da Türk-Rus Kültür Merkezi’nin düzenlediği Kurban Bayramı kutlamasında, Kızıl Ordu konser verdi. Kızıl Ordu Korosu’nun mehter marşları ile coşan Türk ve Rus 500’ün üzerinde katılımcı Van’lı depremzedeleri unutmadı. Türk-Rus Kültür Merkezi’nin 100 bin ruble (3300 dolar) ile başlattığı kampanya için misafirler T.C. Başbakanlık himayesinde açılan hesaplara bağışta bulunuyor.

Program öncesi ikram edilen kurban etinden yapılan kavurmadan yiyen misafirler birbirleri ile tanışma ve bayramlaşma imkanı buldu. Kurban için düzenlenen resim yarışmasına katılan çocuklara ödülleri verilirken, şanslı katılımcılar çekilen kura sonrası Türkiye ziyareti ile ödüllendirildi.

Konser öncesi kısa bir konuşma yapan Türk-Rus Kültür Merkezi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Asya-Afrika Enstitüsü Direktörü Mihail Meyer, farklı yaş gruplarından yüzlerce Türk ve Rus dostun bayramlaşmak için programa geldiğini söyledi. Türkiye’nin Van Erçiş bölgesinde meydana gelen depremin kendilerini fazlası ile üzdüğünü ifade eden Meyer, “Yönetici kurulu olarak bir nebze yardımcı olmak için Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yardım çağrısına cevaben 100 bin ruble ayırdık. Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçiliği aracılığı ile bu yardımı ulaştırıyoruz” dedi. Meyer katılımcıları da depremzedelere yardıma çağırdı.

Dünyanın dört bir yanından Van’da meydana gelen depreme koşulduğunu hatırlatan Meyer, Rusya Acil Durum Bakanlığı’nın da (MÇS) iki uçak dolusu çadır ve malzeme ile bölgeye gittiğini söyledi. Bölgede kurtarma çalışmalarına katılan ekiplere minnettar olduklarını kaydeden Meyer, iki ülke dostluğuna bu tür yardımlaşma çalışmalarının büyük katkı sağladığına dikkat çekti.

Türk-Rus Kültür Merkezi’nden MÇS’e plaket

Program vesilesi ile Türkiye’ye yardım götüren ekipte yer alan MÇS yetkilisi Nikolay Pahamov’a Türk-Rus Kültür Merkezi Genel Müdürü Arif Asalıoğlu plaket verdi. Salonda bulunanların bayramını kutlayan Pahamov, “Maalesef günümüzde meydana gelen afetlerin sayısı ve boyutları artıyor. Bununla birlikte bu afetlerin sonuçlarını hiç bir ülke tek başına çözemiyor. Bu tür afetlerin ancak birlikte üstesinden gelebiliyoruz. Bu yüzden Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin’in talimatı ile zor gününde Türkiye’ye yardım eli uzattık. Umarız ki yardımımız zamanında ulaştı ve büyük trajedinin sonuçlarını gidermeye yardımcı olabildi.” dedi.

Törende Rusya Moskova Büyükelçiliği adına bir konuşma yapan Maslahatgüzar Fatma Ceren Yetiz programa katılanların bayramlarını kutladı. Güzel vesilelerle Türk toplumunun bir araya gelmesinden memnun olduklarını ifade eden Yetiz, vesile olanlara teşekkür etti. Ankara’dan gelen Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Ali İhsan Ölmez de Van depreminde zarar gören vatandaşlara gönderilen yardım için teşekkür etti. Bu tür yardımlarla iki ülke arasında mesafelerin kısaldığına değinen Ölmez, sevgilerin paylaşıldıkça arttığını, acıların da paylaşıldıkça azaldığını söyledi.

Kızıl Ordu “Çanakkale içinde vurdular beni” dedi

Van depreminde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan konserde Kızıl Ordu, Rus halk ağıtını depremzedelere ithaf etti. Türkçe olarak “Çanakkale içinde vurdular beni” diyen Kızıl Ordu Korosu’nun, Mehter’in ünlü parçası Ceddin Dede’yi okuması salondan alkış aldı. Kalinka ile tempo tutan katılımcılar, Onuncu Yıl Marşı ile ayağa kalktı.

Kızıl Ordu Korosu’nda 1954’den bu yana çalışan Direktör Viktor Kadinov Türkiye’ye gittiklerinde ilk kez Türkçe parçalarla hediye götürdüklerini, Kurban Bayramı programında da bu parçaları icra ettiklerini belirtti. Dinleyicilerin performanslarını beğenmelerinin kendilerine güç verdiğini ifade eden Kadinov, “Türkler müziksel bir halk. Kültür ve sanattan çok iyi anlayan bir millet. Bu yüzden Türklerin karşısına çıkmak bizim hoşumuza gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Programda Türkiye’den gelen Ankaralı Selami ve arkadaşları Türkü’leri ile salonu Anadolu’ya taşıdı.

Sevinç ve hüzün bir arada yaşandı

Bayram sevincini yaşayan gurbetçiler, bir taraftan da Türkiye’de yaşanan deprem nedeni ile burukluk içinde idi. Rus vatandaşlar da Türkiye’nin acısını derinden paylaştı. Cihan Haber Ajansı mikrofonlarına konuşan Moskova Devlet Sözel-Ekonomik Bilimler Enstitüsü Rektörü Vagıf Bayramov, Türkiye’de yaşanan trajedi nedeni ile üzüntülerini ifade ederken, Türkiye Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (ISPAT) Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri temsilcisi Eduard Zubairov da hüzün ve sevinci bir arada yaşadıklarını kaydetti. Zubairov, “İnsanlar orada ciddi ihtiyaç içinde kıvranırken biz burada onları düşünüyoruz. Program vesilesi ile depremde sıkıntı yaşayan insanları bir kez daha hatırladık” dedi.

Psikoloji Bilimleri Akademisi’nden Vsevolod Smurago İstanbul’da gördüğü bayramları Moskova’da görmüş olmaktan memnun olduğunu ifade ederken, Rusya Bilimler Akademisi üyesi Profesör Rastislav Rıbakov, “Sadece tanıdıklarımla değil, tanımadığım insanlarla da muhabbet etmeyi çok severim. Çünkü çok yürekten muhabbet ediyoruz. Buraya gelen insnların gönülleri açık. Kurban bayramı kendiliğinden çok güzel bir bayram. Tüm insanları yemekte, ikramda bir araya getiriyor. İnsanlar bu arada hep iyi şeyler düşünüyor. Bu çok güzel bir duygu. Bir çok Türk bayramlaşma programlarında olduğu gibi bu kutlamada da beni en çok etkileyen şey küçük çocukların olması. Bunlar bizim çocuklar. Oynuyorlar, tanışıyorlar, dostluklar kuruyorlar ve böylelikle gelecek milletlerarası dostluklara adım atmış oluyorlar” şeklinde duygularını ifade etti.

Türk-Rus aileler çok mutlu

Türkçe’yi yeni öğrenmeye başladığını söyleyen Olga Kamilova, Tarkan şarkıları dinlediğini, müzik aracılığı ile çok sevdiği Türk kültürünü daha yakından tanımaya başladığını vurguladı. Türkiye’ye sıklıkla tatile gittiğini belirten Svetlana Kireyeva ise konser sırasında kendini Türkiye’de gibi hissettiğini kaydetti. Kireyeva’ya göre Kızıl Ordu’nun Türkçe şarkı söylemesi iki ülke arasında dostluğun göstergesi.

Rusya’da ve Türkiye’de yaşayan Türk-Rus ailelerin temsilcilerinden Okan ve Anastasiya Sevim de programda her iki toplumun kültürlerinin birlikte yer aldığını, bunun kendilerini fazlası ile memnun ettiğini kaydetti.