Rusya'da çizgi film festivali başlıyor

1557

Moskova’da geleneksel olarak 26 ekim – 6 kasım tarihlerindeki ilkokul kış tatiline denk gelen büyük çizgi film festivali bu yıl Rus animasyonunun jübilesine adanacak.

Seyirciler Rus ve yabancı yapımı en yeni eserler de dahil olmak üzere dört yüzden fazla animasyon çalışmasını izleyecekler. Tabii ki bunlar arasında 100 yıl önce animasyon ustaları tarafından yaratılmış eski filmler de bulunuyor. Rus animasyon sanatı köklerini Vladislav Stareviç’in ‘Güzel Lükanida, ya da boynuzlularla, bıyıklılar arasındaki mücadele’ adlı filmden alır. 1912’de yaratılan bu ilk Rus animasyon filmi aynı zamanda dünyanın da ilk kukla sinemasıdır. Geçtiğimiz yüzyılın 20-li yıllarında ve sonraki dönemlerde yapılan animasyon filmleri ise Rus animasyon sanatının tüm dünyada ün kazanmasını sağlamıştır. Burada İvanov-Vano, Fedor Hitruk, Yuriy Norşteyn, Garri Bardin gibi isimleri anmak gerekir. Bu insanlar ‘Soyuzmultfilm’in altın film arşivini yaratan insanlardır.

Festival organizatörleri yüz yıl jübilesi dolayısıyla bir de ‘Animasyon Kahramanları’ sergisi düzenleme sözü verdiler. Seyirciler burada sadece yüz yıla dayanan animasyoın geleneğinin gelişimini izlemekle kalmayacak, sevilen kahramanların nasıl yaratıldıklarını, karaterlerinin ve dış görünüşlerinin animasyon ustalarının çalışması sırasında nasıl şekillendiğini de görebilecekler.

Festivalin genç katılımcıları, yani bugün modern temalar ve tiplemeler ile, modern teknolojilerden faydalanarak çalışan insanlar sovyetler dönemi animasyon filmlerinin eskimeyen bir değere sahip olduğuna eminler. Çalışmaları büyük uluslararası forumlarda ödüle layık görülmüş olan animasyoncu Dina Velikovskaya, Rusya’nın Sesi Radyosu’na verdiği röportajda sovyet dönemi çizgifilmlerinin televizyonda son derece az gösterildiğinden şikayet etti.

Bu çok üzüntü verici. Benim küçük bir çocuğum var, isterdim ki benim eğitim aldığım filmleri ona göstersinler. O zaman birbirimizi daha iyi anlayabilirdik. Eminim ki benim saygı duyduğum özellikler onda da gelişecektir. Ben bunları çocukken sinemadan edinmiş idim. Şimdi ise bu sinemayı çok az gösteriyorlar.

Dina modern animasyondaki sorunlar üzerinde kafa yorarken yaptığı bir gözlemi bizlerle paylaştı: Yaşıtları, genç animasyon yapımcıları ‘herkes için değil’ formatında festivaller için önceden filmler üretiyorlar. Çünki yaptıkları çalışmaları geniş seyirci kitlesinin hiç bir zaman görmeyeceğini düşünüyorlar, çünki bunu sağlayacak bir dağıtım yok. Hiç olmazsa uzmanlar değerlendirsinler diyorlar! İşte böyle içinden çıkılmaz bir döngü yaşanıyor. Diğer yandan Fedor Hitruk gibi ustaların çalışmaları, özellikle de ‘Vinni-Puh’, tartışmasız özgü sinemadır. Dina Velikovskiya hatırlıyor: oysa kırk yıl önce ve şimdi nasıl da büyük bir başarı elde etmişti bu çizgifilm. Velikovskaya’yı dinliyoruz:

Mümkün olduğu kadar fazla sayıda insanın anlayabileceği bir sinema yapmak isterim. Hangi ülkede yaşadığına bakmadan tüm insanlara dokunacak bir sinema olmalı bu. Ancak bana kalırsa animasyon çok ve değişik olmalı, bunun içinde az sayıdaki seyirci kitlesine hitap eden oda sineması da olmalı.

Dina Velikovskaya başarılı bir profesyonel animatör olduktan sonra eskisi gibi çocukluğunun kahramanı, ‘Varejka’ (Eldiven) çizgfilmindeki o kızı hatırlıyor. Bu küçük kızın hayallerinde bir eldiven canlı bir köpek haline gelmiş idi. Dina şöyle bir itirafta bulunuyor: «İşte o zaman, bana kalırsa fantazilerime kağıt üzerinde hayat vermeye başladım».