Rusya'nın göçebe halkı Tuvalılar da değişime ayak uydurdu

68

Cumhuriyette günümüzde aile en önemli değer olarak kabul edilir. Tuvalıların geleneksel Dünya görüşüne göre ailesi olmayan insan ölüme mahkumdur. Göçebelerin zor hayat şartları, çok sert doğal ve iklim şartlarında hayatta kalma gerekliliği insanın tek başına üstesinden gelebileceği şeyler değildi. Tuvalılar için aile Dünya’da varoluşun tek şeklidir.

Eski zamanlarda Tuva’da başıboş çocuk göremezdiniz. Eğer çocuk ana, babasını kaybederse akrabaları hemen onu kendi ailelerine alırlardı. Başıboş çocuk o soyun büyük bir ayıbı olarak kabul edilirdi. Tuvalılar çocuklarını çok severlerdi ve soyun devamının kutsallığına inanırlardı. Eğer erkek ya da kadın çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olamıyorsa, çok çocuklu ailelerden çocuk isterlerdi. Bunun dışında Tuvalıların eski nesilleri yetişen genç nesil konusunda direk sorumluluk taşırdı, bu nedenle de çocuğun öz mü yoksa evlatlık mı olduğunun hiç bir önemi yoktu.

Eşler arasındaki ilişkiler de özel ilgi uyandırır. Eskiden Tıva’da boşanmak kabul edilmeyen bir şeydi. Halkın bilincinde evlilik kutsaldı. Evlilik gençler arasında şimdi moda olduğu gibi sevdiğini bulmak için değil soyuna layık bir devam sağlamak içim yapılırdı. Çok sık bir şekilde gelin ve damat düğüne kadar birbirlerini tanımazdı, sevgi ortak hayatları sırasında doğardı. Ama diğer yandan bu duygu zaman içinde kontrol edilmiş, güvenilir bir duygu idi ve istikrarlı bir ailenin temeli vazifesini görürdü.

Modern Tuva ailesi, özellikle de şehirde yaşayan aileler bir değişim içindedirler. Kadın eskiye nazaran daha aktif ve müstakil bir hale gelmiştir. Tuva aileleri içinde çok sık ailenin mali istikrarını kadının üstlendiği, erkeğin ise çocukları eğittiği ve evin durumuna baktığı görülür. Sosyologlar geleneksel av, balıkçılık gibi erkek uğraşılarının ekonomik bakımdan önemini kaybetmesi ile bu durumu açıklıyorlar. Bunun dışında Tuva’lı erkeklerin, erkek olduklarını sergileyebilecekleri bir yer de kalmamıştır. Geleneksel toplumda ‘Avcının dokuz sorunu’ adlı engelleri aşmak zorundaydılar. Bunlar arasında aşırı soğuklara dayanıklılık, eyersiz dört nala at sırtında gidebilmek ve at yakalamak, hayvanların izlerini tanımak gibi yetenekler bulunurdu. Göçebelerin nesilden nesile aktarılan ve hayatta kalmak için gerekli olan halk bilgileri bugün gereksiz, ihtiyaç duyulmayan bilgiler haline gelmiştir. Bunların yerine kadınların da başarı ile yerine getirdikleri yeni meslekler ortaya çıkmıştır.

Yukarıda anlattıklarımıza rağmen Tuva halkının manevi ve kültürle değerleri hala tüketim toplumuna karşı durabilecek kadar güçlüdür. Bunlara en iyi örnek halk müziği ve danslarına olan büyük ilgidir.