Ruslara esir düşen Osmanlı gemisinin izleri St.Petersburg’da

302

Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya arasında 1787-1792 yılları arasında yapılan savaşta mürettabatıyla birlikte esir düşen Peleng-i Bahri adlı kalyonun izleri, St. Petersburg'daki bir müzede bulundu. 1777 yılında Sinop Tersanesi'nde Osmanlı mimar ve mühendislerince inşa edilen ve donanmaya katıldıktan sonra 1790 yılında Tendra savaşında Ruslara esir düşen kalyonun 800 mürettebatının akibeti ise henüz bilinmiyor. Eskişehirli iki emekli astsubay, yaklaşık 1.5 yıldır kalyonun 1/48 ölçekli maketini yapıyor.

Rusların 'Ioann Predtecha' adını verdiği ve o dönemde bir başka örneği de bulunamayan Osmanlı kalyonu, yeni adıyla, 10 yıl Rus Donanması'na hizmet eder. Rus mimar ve mühendisler ele geçirdikleri Osmanlı kalyonunun detaylı planlarını çizer. Rus müzelerinde Osmanlı Donanması'nın izini süren İstanbul Üniversitesi'nde 'Osmanlı Donanması' konusunda yüksek lisans yapan Emir Yener, Petersburg'daki bir müzede Rusların 1790 yılında el koyduğu Osmanlı Donanması'nın üyesi 'Peleng-i Bahri' isimli kalyonun çizimlerine ulaşır. Yener tarafından Eskişehirli emekli astsubaylar Ersin Derebek (50) ve Ercan Bilir'e (49) ulaşan Osmanlı kalyonunun planları, Eskişehir'de 1.5 yıldır ‘Peleng-i Bahri'ye dönüştürülmeye çalışılıyor. Kalyonun 10 bin paçadan oluşan 1/48 ölçülerindeki maketinin 7 ay sonra tamamlanması planlanıyor.

"KENDİ GÜCÜMÜZLE YAPIYORUZ"

Emekli hava astsubayları Ersin Derebek ile Ercan Bilir, Eskişehir'de birlikte uzun yıllardır maket ve müzik aletleri üretiyor. Bilir ve Derebek, İstanbul’daki öğrencinin kendilerini internet üzerinden bulduğunu belirterek, "Öğrenci bir araştırma yapmış. Rusya’da ortaya çıkan planları bizim değerlendirebileceğimizi düşünmüş. Biz de heyecanla maketi yapıyoruz. Planlardaki her ayrıntıya uyuyoruz. Geçimizi sağlamamız için müzik aletleri yaptığımız için, makete az zaman ayırıyoruz. Bu yüzden maketin bitimi biraz uzadı. 7 ay içinde bitireceğiz." ifadelerini kullandı.

"ATALARIMIZIN YAPTIKLARI GÜN IŞIĞINA ÇIKSIN"

Kendi maddi güçleri ile maketi yaptıklarını belirten emekli astsubaylar Derebek ve Bilir, "Kalyonun birçok özelliği var. Omurgası iç bükey. O dönemde hiçbir kalyonda böyle bir durum yok. Güverteli gemide merdivenler var. Osmanlı mimarisini simgeleyen desenler var. Başka kalyonlarda merdivenler yerine ipler kullanılıyor. Bugünkü modern gemilerde olan bir çok özellik o zaman Sinop'ta tersanede yapılan kalyonda Osmanlılar tarafından kullanılmış. 50 metre uzunluğunda 16 metre genişliğindeki bu kalyona hayat vermek bizi mutlu ediyor. Atalarımızın mirasını ortaya çıkardığımız içinde çok mutluyuz. Bu mirasın ülkemizde iyi bir müze de ya da kuruluşta sergilenmesini istiyoruz." şeklinde konuştu.

"RUS MÜZELERİ ARAŞTIRILMALIDIR"

Dünya maket ustalığının önem taşıdığını da belirten Derebek ile Bilir, son söz olarak şunları söyledi: "Ülkemizde gemi maketçiliği oldukça amatörce yapılıyor. İşin kolayına kaçılıyor. Detaylar ortaya çıkarılmıyor. Mesela bu kalyonda zindanı bile yaptık. Mesela o zaman gemilerde bulunmayan tuvalet bu Osmanlı kalyonunda varmış. Onu da yapacağız. 10 bin parçanın büyük kısmını büyüteç altında yapıyoruz. Maketçilik konusunda üniversite düzeyinde eğitim verilmelidir diye düşünüyoruz."