Benim adım Tataristan'da da ‘kırmızı'!

139

Orhan Pamuk'un romanı Benim Adım Kırmızı, Tataristan'ın başkenti Kazan'da üç buçuk saat süren bir temsil ile sahnelendi. Şehrin en önemli salonlarından Galiaskar Kamal Tiyatrosu'nda sahnelenen temsil, romanın zaman geçişlerini yansıtan göz kamaştırıcı sahne tasarımı ve oyunculuklarıyla dikkat çekiyor.

Nobel ödüllü Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, yurtdışında ilk kez Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan'ın başkenti Kazan'da tiyatroya uyarlanıp oynanmıştı. Tiyatro şehri olarak bilinen Kazan'ın en önemli salonlarından Galiaskar Kamal Tiyatrosu'nda hâlihazırda oynanmaya devam eden temsil tam 3,5 saat sürmesine rağmen ilgiyle izleniyor. Temsilin dili Tatarca. İsteyenlere Rusça ve İngilizce kulaklık seçeneği de sunuluyor.

Türk romancılığının tanınırlığı açısından bakarsak durum hayli gurur verici. Bir Türk romanı, dünyanın birçok yerinde okunuyor ve Türkiye dışında bir şehirde tiyatro sahnesine aktarılıyor. Hele bir de Pamuk'un felsefî öğeler barındıran karmaşık üslubuna, kurgusuna rağmen... Oyunun yönetmeni Maksim Kalsin de postmodern bir romanı sahnelemenin iki kat zor olduğunu söyleyerek aynı noktaya dikkat çekti. Kalsin'e göre Kazan'ın Doğu ve Batı'nın buluştuğu yer olması bakımından Benim Adım Kırmızı'nın Türkiye dışında ilk kez burada sergilenmesinin sembolik anlamı var. Orhan Pamuk'un leitmotiv'i olarak iki dünyanın (Doğu-Batı) iç içe geçişinden bahseden Kalsin, bu açıdan bakıldığında konunun mekâna uygun olup mekânın da konunun ruhunu taşıdığını belirtiyor.

ROMANLARIN DİLİ OLSA...

Romanlardaki sembolik dili ve öğeleri sahneye aktarmanın çeşitli yolları var. Bu yolların bir yönetmen irfanıyla geldiği hal, tiyatroda başarılı temsilleri ortaya çıkarıyor. Oyunun başından sonuna, yönetmeninden oyuncusuna kadar herkesi içimden tebrik ederek izledim. Renkler cümbüşü sahneye çok iyi aksettirilmişti. Oyunun önemli izlekleri, püf noktası -yani katilin uşak olduğu(!)- gerekli yerlere kadar çok iyi gizlenmiş ve yüksek dekor becerisiyle aynı anda cereyan eden hadiseler oldukça yetkin biçimde sahneye aktarılmıştı.

resim tanımı girin

ÜÇ KATMANLI SAHNE TASARIMI

Daire biçiminde dönebilir tasarlanan, üzerinde üç katmanlı bir platform yardımıyla sahneye aktarılmıştı oyun. Dört bir tarafı gerektiğinde merdivene ya da bir odaya dönüşüyordu platformun. Sahnenin dört tarafı, zeminin dönüşleriyle birlikte hem aynı zamanda farklı mekânlarda gelişen olayların anlatımını güçlendiriyor hem de dekor ve sahne değişimlerinin hızını önemli derecede artırıyordu. Platformun arkasında da büyük bir ekrana yansıtılan resimlerle mekân betimi tamamlanıyordu. Yönetmen Kalsin'in de belirttiği gibi, ekrandan geçen görüntülerde kahramanın Osmanlı minyatürleri, Avrupa Rönesansı tabloları ile değişerek devam eden hikâyesi, ‘modern sanatın çıkmazı ve aynı zamanda ölümün kutsallaştırılmasının kaçınılmaz simgesi haline gelen Kazimir Malevich'in Siyah Kare tablosuna kadar' geliyor.

Daha önce Rus tiyatrosunun dekor konusundaki yetkinliğini İstanbul'da çok talep gören bir dekor tasarımcısı olan Barış Dinçel'den duymuştum. Dinçel, Rusya'daki bir turnede dekorunu hazırladıktan sonra oyun saatinin değiştirileceğini ve başka bir oyunun daha önce oynanacağını öğrenir. Hazırladığı dekorla ilgili emeğinin boşa gittiğini düşünerek üzüntüsünü belirtince Rus yetkililer dekoru kaldırmaya gerek olmadığını söyler. Dekorun bulunduğu sahne, büyük bir asansör sistemiyle diğer oyunun dekoruyla yer değiştirir. Burada da dekor öylesine ustaca yapılmış görünüyordu ki, aynı zamanda tiyatrocu Savaş Dinçel'in de oğlu olan Barış Dinçel'in söylediklerini hatırlamadan edemedim.

Başarılı oyunculukların da göz kamaştırdığı temsil, yıl sonuna kadar Kazan'daki Kamal Tiyatrosu'nda sahnelenecek.