Medvedev: 2010’da Dünya Ticaret Örgütü’ne girmeyi planlıyoruz

0

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev 2010 yılında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) müzakere sürecini tamamlamayı planladıklarını söyledi. The Economist’e özel bir makale kaleme alan Medvedev, Rusya’nın küresel bir petrol ve doğalgaz sağlayıcısı ve ticaret partneri olarak örgüte girmesinin önemine işaret etti.

Medvedev makalesinde “Rusya güvenilir bir enerji ve hammadde kaynağı olmaya devam edecek. Rusya küresel ticaret sisteminin bir parçası olarak kendini görüyor. Partnerleri ile daha güçlü, daha dost ve daha kaliteli ilişkiler geliştirmek istiyor.” dedi. Medvedev “Çalkantılı zamanlarda Rusya’nın rolü” başlığını koyduğu makalesinde, Rusya’nın son yıllarda yeniden güçlenmeye başlamasının uluslar arası alanda tartışılan önemli konulardan biri olduğunu söyledi.

Rusya 1993 yılından bu yana DTÖ’ye girmek için çaba sarfediyor. Ancak Ağustos 2008’de yaşanan savaşın ardından ABD, Moskova’nın DTÖ üyeliği ile ilgili müzakereleri yavaşlattı. Rusya Başbakanı Vladimir Putin de Eylül ayında yaptığı açıklamada ABD’yi Rusya’nın DTÖ üyeliğini bloke etmekle suçlamıştı.

Rusya’nın önceliğinin ekonomik büyümenin istikrarlı hale getirilmesi ve ekonomik dengelerin yerli yerine oturtulması olduğunu kaydeden Medvedev, “2010’da ekonomimizi inovasyon ve çeşitlendirme çabaları ile modernleştireceğiz. Gelecek yıl ekonomik ve mali açıdan hem Rusya hem de dünya için fırtınalı bir dönem olacak. Krizin doğurduğu borçlar, kompleks hale gelmiş sorunlar ve istikrar sürecinin yerleştirilmesi için ortaya konan çabalar bu süreci zorlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Sorunların çözümünde diplomatik yöntem önceliğimiz Sorunların çözümünde askeri yöntemlerden çok siyasi ve diplomatik yolların kullanılmasının zorunluluğunu ifade etmeye gerek olmadığına işaret eden Medvedev şu ifadeleri kullandı: “Küresel güç olan ülkeler etkili oldukları dünyanın bir parçası yerine, küresel güvenliğin güçlendirilmesine yoğunlaşmaları gerekiyor. Mevcut ABD yönetiminin bu yöndeki çabalarını saygı ile karşılıyoruz.”

Faruk Akkan, Moskova, Cihan