Rusya bankacılık sektörü toparlandı, artık desteğe gerek yok

4

Rusya Merkez Bankası irili ufaklı  binden fazla kurumun faaliyette bulunduğu bankacılık sektörünün artık toparlandığını, daha fazla mali destek programlarına ihtiyaçları olmadığını açıkladı. Kriz sürecinde önemli kayıplar yaşaması beklenen sektör sağlanan mali desteklerle ayakta kalmayı başardı. Sektörün 2010'u karla kapatması bekleniyor.

Kommersant gazetesine açıklamada bulunan Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Ulyukayev, "Merkez Bankası kriz döneminde bankacılık sektörünü desteklemek için yeni formüller geliştirdi. Mevcut enstrümanlar modernize edildi. Ancak bunlara şimdi sektörden talep azaldı" dedi. Merkez bankası kriz döneminde oluşturulan korumacı yapıları aşamalı olarak kaldıracak.

/Ulyukayev daha önce yaptığı  değerlendirmede de Rusya'da ikinci bir ekonomik kriz ve resesyon süreci beklemediklerini ifade etmişti. Sektörün korunması için 2009'un üçüncü çeyreğinde uygulamaya konulan enstrümanların 2010'un üçüncü çeyreğinde kaldırılmaya başlandığını ifade eden Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, ekonomik büyümeyi engelleyecek kırılganlıklara karşı da her zaman temkinli davrandıklarını söyledi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) 2010'da Rusya ekonomisinin büyüyeceğini, ancak bütçe harcamalarının kontrol altına alınması ve yapısal reformlar yapılmasının zorunlu olduğuna işaret etti. IMF'ye göre bankacılık sektörü halen kırılgan yapısını sürürüyor.

Kuraklık ve yangınların baskısına rağmen yıl sonu ekonomik büyüme beklentisi yüzde 4, enflasyonda yüzde 7-8. Petrol varil fiyatlarının ortalamada 75 doların üzerinde olması bütçe denkliği açısından olumlu görülüyor.

2009 sonunda Rusya’nın en büyük 100 bankası net aktiflerini bir önceki yıla göre yüzde 3,2 artırarak 24 trilyon 66 milyar rubleye (791 milyar dolar) ulaşmıştı. Rusya bankacılık sektörünün yüzde 83’lük kısmını oluşturan yüz bankanın 60’ı artı değer açıklarken, sadece 7’si küçülmüştü.

Yüzden fazla banka sektörden çekilse de, binin üzerinde irili ufaklı bankalar kriz sonrasında ayakta kalmayı başardı. Batık kredilerin azalmasında yaşanan gecikme sektörde tedirginliğe yol açarken, en büyük tehdit küresel toparlanmanın zaman alması ve enerji fiyatlarında muhtemel düşüş olarak öngörülüyor.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan