Viko: Kriz Türkiye’yi teğet bile geçmedi, istihdamı yüzde 25 artırdık – ÖZEL

25

Türkiye ekonomisinin 2010’un ilk iki çeyreğinde yüzde 10’unun üzerinde büyüme rakamları  ile sıçrama yapması iş dünyasında memnuniyetle karşılanıyor. Türkiye’nin krizden hızla çıkmasına katkı sağlayan Türk şirketler Rusya piyasasını yeniden keşfediyor.

Bir zamanlar bavulla geldikleri dev pazarda şimdi Türk markaları her geçen gün etkinliğini artırıyor. Vestel, Şişecam, Rönasans, Enka, Colin's gibi dev şirketlerin yanı sıra Ülker, Kastamonu Entegre ve Atlasjet gibi markalar da Rusya pazarında yatırımlar yapıyor. Elektrik anahtar ve priz sektöründe dünyanın en büyük üç üretim tesisinden birine sahip olan Viko, Rusya pazarında büyümeyi hedefliyor. Viko genel müdürü Nusret Kayhan Apaydın ile Rusya pazarını ve şirketin hedeflerini konuştuk.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünyanın ekonomik krize girdiği bir dönemde ‘Türkiye’yi teğet geçeceği’  yönündeki açıklamalarına çoğu kimsenin inanmadığını  hatırlatan Apaydın, “Ben iyimser bakanlar arasındaydım. Öteden beri Türkiye’nin potansiyeline inanıyorum. Dünya ekonomisi ile birlikte 2009’da bir küçülme yaşandı. Ancak Türkiye’nin 2000’in başında yaşadığı krizde aldığı tedbirler hazırlık oluşturdu. Krizde hiçbir banka batmadı. Bunda hükümetin akılcı ve objektif verilere dayalı ekonomi politikası ve bütçe disiplini bunda çok büyük rol oynadı. Türkiye gerçekten 2009 bir kenarda tutulursa 2010’da çok büyük bir sıçrama gösterdi. İkinci çeyrekteki 10,3’lük büyüme rakamı ile G20 ülkeleri arasında ilk sırada. Türkiye’nin önümüzdeki günlerde kredi notu yükseltilerek yatırım yapılacak ülkeler arasına alınacak. Krizin şahsen teğet dahi geçmediğini düşünüyorum. Bu tablodan ülkemiz adına gurur duyuyorum” değerlendirmesinde bulundu.

2010’da en yüksek karlılık ve ciro

1966’da Viktor Kohen tarafından 500 metrekarelik bir alanda kurulan Viko, 1980’de genç girişimciler Cahit Durmaz ve Ali Dağbaşı tarafından satın alınır. İstanbul’da önce 4-5 bin metrekarelik bir fabrikaya dönüşen şirket, önce 15 bin 2006’da 50 bin metrekarelik bir alanda üretime başlayarak sektörde dünya devi haline gelir. Viko şimdilerde tek çatı altında yıllık 100 milyon adet anahtar ve  piriz üretimi ile dünyada ilk üç şirket arasında yer alıyor.

Kriz öncesi rakamları 2010 sonunda aştıklarını kaydeden Apaydın, “2008’de çok başarılı  bir yıl yaşamış ve en yüksek cirolarımıza ulaşmıştık. 2009’da yüzde 15’lik bir gerileme yaşansa da, 2010’da 2008’in rakamlarını yüzde 20-25 civarında aşacağız. Bu çok büyük bir başarı. 110-120 milyon dolarla Viko tarihinin en yüksek ciro ve karlılık rakamlarına ulaşacağız.” dedi.

Yatırımlara hızla devam ettiklerini kaydeden Viko genel müdürü, 700’ün üzerinde çalışanları  olduğunu ve 2010’da yüzde 25 istihdam artırımına gittiklerini kaydetti. Türkiye’nin ilk 500 şirketi arasında yer alan Viko, 2010 sonunda sıralamada daha önlere geçmeyi planlıyor. Türkiye pazarında yüzde 60 paya sahip olan Viko, üretiminin yarısını da yurt dışına ihraç ediyor. Afrika, Asya ve Avrupa’dan 70’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, Ukrayna’da yüzde 30’la pazar lideri. Rusya pazarının yüzde 15’ine sahip olan Viko, Moskova’da ofis kurarak Rusya’da büyümek istiyor. Yeni kurulacak lojistik merkezle Rusya pazarında 12 milyon dolarlık ciro, 20 milyon dolara çıkarılacak.

Rusya pazarına artık marka olarak girilmeli

Dünyada yükselen pazarlar dendiğinde ilk akla gelen ülkenin Rusya olduğuna işaret eden Apaydın, pazarda büyümek için markalaşmak gerektiğinin altını çiziyor. Müşterileri ile farklı ürün yelpazelerinin tanıtımı için bir program düzenlediklerini kaydeden Apaydın, “150 milyon üzerinde nüfüsuyla oldukça büyük bir pazar. Perestroyka'dan sonra dünya ile engegrasyonda hızla ilerleyen bir ülke. Dolayısıla önemli bir pazar. Tarihsel bağlarımız da var. Burada yer almalıyız. Kaldı ki dünyada yükselen pazarlar dediğimiz zaman akla gelen ilk ülke Rusya. İstikbalini parlak görüyoruz. Öncelikle kendi kaynakları olduğunundan ve geçmişe dayalı endüstriyel birikimi var. Bütün bunlar Rusya'yı ilerde büyük ekonomik güç haline getirecek, biz de burada yer almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın bütün yerlerine biz artık kendi markalarımızı inşaa etmeliyiz. Ve Viko bunu başarmış en iyi örneklerden biri” tespitini yapan Apaydın şu tavsiyelerde bulundu: “Biz gerçekten işin hakını vererek yapıyoruz. Bakın bugün de şu organizasyon söylediklerimin bir kanıtıdır. Eğer biz sokakta her hangi bir vatandaşa 'aklınıza ilk gelen elektrik anhtarı veya priz markası hangisidir?' diye sorduğumuzda eğer Viko cevabını alabiliyorsak bu çok önemli çok değerli bir şey. Uzun yıllarda inşaa edebileceğiniz ve kolay kolay yıkılmayacak bir kanaat. Ben bütün işadamlarına, Türk sanayicilerine öncelikle marka yönetimini başarmalarını tavsiye ederim. Onun dışındaki faliyetler geçici olur. Eğer kalıcı olmak istiyorsak biz de markaları inşaa etmeliyiz.”

Vizelerin kaldırılması  temasları artıracak

Siyasilerin karşılıklı ilişkilerin gelişmesinde çok büyük katkıları olduğuna değinen Viko genel müdürü, vizelerin kaldırılması yönündeki çalışmaların iş adamlarının daha sık Rusya’ya giderek incelemelerde bulunmasının önünü açacağını söyledi. Viko olarak gümrüklerde bir sorun yaşamadıklarını kaydeden Apaydın, Ruble ve Türk Lirası ile ticaretin dolar kurunda yaşanan dalgalanma riskinden kurtaracağını kaydetti.

Viko02 Viko04