HSBC: Rusya büyük, Türkiye verimli - ÖZEL

17

HSBC Rusya Genel Müdürü olarak göreve başlayan Hüseyin Özkaya, Türkiye ve Rusya bankacılık sektörlerini karşılaştırdı ve Rusya ekonomisinin geleceği ile ilgili düşüncelerini aktardı. Cihan Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Özkaya, HSBC’nin Rusya’da bireysel bankacılıktan çıkma gerekçelerini anlattı ve başında bulunduğu kurumunun Rusya hedefleri ile ilgili bilgiler verdi.

 

1962 Tarsus doğumlu olan Özkaya, Tarsus Amerikan Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesinin ardından Amerika’da MBA derecesini aldı ve İngiltere’de de bir yıl kadar HSBC bankası bünyesinde çalışma imkanı buldu. 1989’dan bu yana HSBC bünyesinde farklı görevlerde bulunan Özkaya, 1995’te HSBC Türkiye’nin Kurumsal ve Ticari Bankacılık’tan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldu. 2001’de Demirbank’ın TMSF’den alınmasında görev yapan Türk bankacı, 5 şubeli butik bir bankanın, başlangıçta 160 şube, daha sonra da büyüyüp 330’un üzerinde şubeye erişerek önemli bir banka haline geldiğini söyledi.

HSBC’nin 11 Eylül’den 10 gün sonra 2001’de Demirbank’ı alarak büyüme gerceklestirdiğine dikkat çeken Özkaya, “O zor günlerde Türkiye’ye olan güvenin gösterilmesi açısından önemli idi. TMSF’ye 250 milyon dolar ödeyerek, Demirbank’ın şube ağını ve çalışanlarını devraldık. Şu an Türkiye’de HSBC 10 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştı. 3 milyonun üzerinde müşterisi ve 330 civarında da şubesi var” dedi.

Türkiye ile birlikte HSBC’nin de büyüdüğüne dikkat çeken Türk bankacı, “Yabancı sermaye girişi açısından bu ilk adımdı. Bizden sonra diğerleri geldi. Bu karar banka açısından çok avantajlı oldu. Bireysel, kurumsal, ticari , yatırım bankacılığı gibi çok geniş bir alanda faaliyet gösterilme. Murabaha, İslami bankacılık gibi uluslararası oyuncuları da Türkiye’ye yatırım yapma imkanı veren ürünler sunuluyor. Örnegin murabaha toplam fonlama hacminde yüzde 10’lara varan yurtdışı fonlar sağlayabiliyor. Bu şekilde uzun vadeli yurt dışı kaynaklı krediler bulabilme imkanına sahibiz” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya bankacılık sektörü Türkiye’nin iki katı

HSBC_1

Türkiye’nin 2001 sonrası dönemde global ekonomik krizin yaşandığı yıllar hariç önemli bir sıçrama kaydettiğine değinen Özkaya, “Finansal kesimde şirketler büyüdü ve uluslararası büyüklüğe ulaştı. Türkiye’nin bankacılık sektörü 700 milyar dolar civarında. Rusya’nın ki ise 1,1 trilyon dolar. Ancak sunulan ürünler, bankaların yönetimi, rekabetin dağılımı ve verimlilik açısından Türkiye daha ileride. Türkiye’de hiç bir bankanın mevduattaki payı yüzde 20’inin üzerinde değil, Rusya’da ise sadece Sberbank mevduatın yüzde 50’sine sahip. İlk altı banka sektörün yüzde 65’ini oluşturuyor” karşılaştırmasını yaptı. Rusya’da uluslararasi sermaye ile ilgili kanuni alt yapının henüz tam olarak oturmadığını vurgulayan HSBC Rusya Genel Müdürü, binin üzerindeki bankadan yaklasik 100’ünün gerçek anlamda bankacılık faaliyetlerinde bulunduğunu, yaklaşık 20 kadarının da büyük olduguna değindi.

Kurumsal ve Ticari Bankacılığı tercih ettik

Rusya’da beş şube ile hizmet verdiklerini bunlardan sadece Moskova merkez ve St. Petersburg şubelerinin kalacağına değinen Özkaya, “Bireysel bankacılıktan çıkma kararı aldık. 18 milyon kilometrekarelik bir alanda çalışabilmek için şube sayısını artırabilmeniz gerekiyor. Bu durumda bireysel yerine kurumsalı tercih ettik. Rekabet şansımızın yüksek olduğu bu alanda, son dört ayda bile önemli gelişme sağladık” şeklinde konuştu.

Rusya kriz şartlarını geride bıraktı

HSBC_078Rusya ekonomisinin kriz sürecini geride bıraktığını ve 2010’da yüzde 4 civarında bir büyüme gerçekleştirdiğini ifade eden Türk bankacı Özkaya, 2011 için öngörülen yüzde 5-5,5’lik büyüme hedeflerinin bir miktar gerisinde kalınabileceği öngörüsünde bulundu. Büyüme rakamlarında gerileme olduğuna değinen Özkaya, “Mevduat oranları yüzde 0,25 puan artırıldı. Daha fazla artırılması beklenmiyor. Büyüme endişesi, enflasyon korkusundan biraz daha önde anlamına geliyor. Ekonomik büyümede sorun varsa ve enflasyonda problem yoksa, o zaman faiz oranları düşürülür” dedi.

Enflasyon rakamlarının Rusya’da yüzde 9’lara çıktığını, bu nedenle faiz oranlarının sonunda artabileceği beklentisi olduğunu ifade eden Türk bankacı, “Faizlerin artması, enflasyonun kontrol etmek icin kullanılır. Bunu yaparsanız, bu defa büyümeye olumsuz etki yapar. Çünkü insanların yatırım yapma maliyetleri artar” vurgusunu yaptı.

Rusya’nın ekonomik açıdan modernizasyonu sağlamasının ardından önümüzdeki 5-10 yıl içinde dünyanın önemli ekonomilerden biri olmasının kaçınılmaz olduğuna değinen Özkaya, “Petrol ve doğalgazın dışında su ve orman ürünleri gibi stratejik kaynaklar açısından da Rusya, neredeyse dünyanın üçte bir kaynaklarına sahip. Son iki yıldır krizin etkisi de azalıyor. Bu süreç devam ettikçe, yabancı sermayenin Rusya’ya ilgisi de artacak” öngörüsünde bulundu.

Rus şirketler Türkiye’de yatırım yapacak

Rusya’da bürokrasi ve kanunların yabancı yatırımcıyı teşvik edecek boyutta olmaması, hizmet sektöründeki boşluklar ve bankacılık sektörü açısından da tecrübe eksikliği gibi bir kısım eksilerin olduğunu ifade eden Özkaya, “Tüm bu olumsuz şartlara rağmen Rusya dönüşüyor. Bu yönde Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in girişimi ile atılmış adımlar var. Rus şirketlerin yurt dışı tecrübelerinin arttığını düşünüyorum. Türkiye’de enerji ve bankacılık sektöründe önemli Rus yatırımları bekleniyor” dedi.

Vizelerin kalkması ciddi bir jest

HSBC_2Rusya’nın yaklaşık 350 milyar dolar, Türkiye’nin de 150 milyar dolarlık bir ihracat rakamı olduğunu, toplamda 500 milyar dolarlık bir rakamda 5 yıl içinde 100 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi hedefini yüksek olarak gördüğünü kaydeden Özkaya, “Bunun analitik yapısına bakmak gerekiyor. Siyasi olarak belirlenmiş bir hedef olabilir... Bu arada Rusya’nın da Türkiye’ye bir aylık süreli ziyaretlerde vizeleri kaldırmış olmasını çok ciddi bir jest olarak görmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Faruk Akkan, Abdurrahman Kamburoğlu, Moskova, Cihan