Özyeğin başarı hikayesini Rusya’da anlattı

137

Forbes dergisinin “En zengin 100 Türk” sıralamasında 3 milyar dolar serveti ile ilk sıraya yerleşen Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Rus Türk İşadamları Birliği’nin (RTİB) Moskova’da düzenlediği “Zirve Sohbetleri”nde başarı hikayesini anlattı. Ritz Carlton otelde gerçekleşen toplantıda Rusya’da faaliyette bulunan Türk iş adamları ile bir araya gelen Özyeğin, ABD’ye yarı burslu olarak üniversitede okumak için gittiğinde cebinde 100 doları olduğunu, akşamları bir restoranda komilik yaparak harçlığını çıkarttığını söyledi. Hayatı boyunca çalışarak bir yerlere geldiğini ifade eden Özyeğin, başarısının sırrını “çalışmak, çalışmak, çalışmak” olarak açıkladı.

Kemer’de dedesinin iş yerinde 6 yaşında iken haftalık 2,5 liraya çığırtkanlık yaparak iş hayatına başladığını ifade eden Özyeğin, “Dedem biraz eli sıkı idi. Meğer annem dedeme beni yanında tutması için 2,5 lira veriyormuş. Dedem de onu bana haftalık olarak veriyormuş. Dedem ve babamın evin masraflarını birlikte karşıladıklarını hatırlıyorum. Annem hafta sonları bana 75 kuruş vererek sinemaya gönderirdi. Bir filmi iki kere seyreder, bir müddet evden uzaklaşmış olurdum. Annemin başı da dinlenirdi” dedi.

Özal, Türk iş dünyasını dünyaya açtı

Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı olduğu yıllarda yüzlerce iş adamını uçağa doldurup yurt dışına taşıdığını ifade eden Özyeğin, kendi iş hayatında da bu gezilerin temel oluşturduğunu söyledi. 1984’de ilk kez Moskova’ya Özal’la birlikte geldiğini, önemli doğalgaz anlaşmalarının yapıldığı ifade eden Özyeğin, “Özal’la tüm dünyayı dolaştık. Çin’e de birlikte gitmiştik. 1986’da Moskova’ya bir kez daha geldik. Burada International Hotel’de üç iş adamı ile bir odada kaldığımızı hatırlıyorum. Aşağıda sadece tavuk kızartan bir yer vardı ve yiyeceği de uzun kuyruklar halinde oradan alıyorduk. Tüm bunları gördükten sonra Rusya'nın bugünkü hali inanılmaz. Avrupa'ya gittiğinizde 30 yıl önce nasılsa şimdi de pek fazla bir değişiklik göremezsiniz. Uçakta Özal iş adamları ile birebir sohbet ederdi. Ben de kendisine Rusya’da bir banka şubesi açmak istediğimi söyledim. O da Hazine Müsteşarı Yavuz Canevi’i çağırdı ve izin verilmesini istedi. Böylece Rusya maceramız uçakta başlamış oldu” ifadelerini kullandı.

Rusya’da 7 bin kişiye istihdam sağlıyor

Yapı Kredi’nin Rusya şubesini 1988’de açtıklarını, 1994’de de Finans Bank Moskova’yı kurduklarını ifade eden Türk iş adamı, “Türk girişimci ve müteahhitlerine destek verdik. 1998’de krizin patlak vermesi Rusya’da bankacılık sektörünü olumsuz etkiledi. Özel bankalar iflas etti. Bizim de zararımız oldu. Ancak tek şube ve 30 milyon dolarlık ciro nedeni ile büyük kayıp yaşamadık. 2003 sonrası bireysel bankacılık başladı ve hızla büyüdük. Şu an Rusya’da FIBA Holding olarak 7 bin bordrolu çalışanımız var. Finansbank’ı Türkiye’de sattıktan sonra en çok bordrolu çalışanımız Rusya vatandaşı oldu. Türk çalışanlar ikinci sırada. Credit Europe Bank'ta 5 bin 500, buradaki GAP tekstil ve Marks and Spencer mağazalarında bin 500 ve diğer sektörlerdeki yatırımlarımızda da birkaç yüz kişi istihdam ediyoruz” dedi.

Rusya’da Credit Europe Bank olarak 10 milyon dolar sermaye ile başladıklarını, şimdi 550 milyon dolar sermayeye ulaştıklarını kaydeden Özyeğin, “140 şubemiz var. Rusya’daki yatırımımız Türk bankalarının yurt dışı toplam yatırımlarından daha büyük. 1 milyonun üzerinde kredi kartı müşterimiz var. Her gün 200 kişiye otomobil kredisi veriyoruz. Geçen yıl 70 bin kişiye otomobil kredisi vermişiz. Bu alanda Rusya’da ilk beş banka arasındayız.” bilgisini aktardı.

Rusya, Avrupa’nın 2. büyük ekonomisi olacak

Rusya’nın gelişmeye devam edeceğini ve önümüzdeki 15-20 yıl içinde İtalya ve Almanya’yı da geride bırakarak İngiltere’den sonra Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi olacağını ifade eden Türk iş adamı, “Rusya’nın çok büyük doğal zenginlikleri var. Dışarı açılım hızla gelişiyor. Yabancı sermaye akışı var.” tespitinde bulundu.

Avrupa’daki ekonomik sorunlar kalıcı

Avrupa’nın üretmeyen, katma değer oluşturmayan Yunanistan gibi ülkelerin borçlarını erteleyerek sorunu çözemeyeceğini ifade eden Özyeğin, “Rametli Sakıp Sabancı’nın bir sözü vardı. Anası ile değil, danası ile uğraşıyorlar. AB’nin sosyal haklarla ilgili yasaları çok yüksek. Rekabet şansını azaltıyor. Yunanistan’ın sosyal haklarla birlikte biriken borçlarının gayri safi milli hasılaya oranının yüzde 250-500’ü bulduğu tahmin ediliyor. Demografik yapı çok olumsuz. Almanya’da nüfus her yıl 400 bin azalıyor. Yaşlı insanların sağlık masrafları çok daha fazla. Şimdi 1 çalışanın 3 emekliye destek vermesi gerekiyor.” dedi.

Türk bankaları İtalya hükümetinden daha ucuza borçlanıyor

Türkiye’nin siyasi istikrarsızlıklar nedeni ile 30-35 yıl kaybettiğini, enflasyon rakamlarının yüzde 40-90 aralığında olduğunu, kimsenin borç vermeye yanaşmadığını hatırlatan Türk iş adamı, şimdi Türk bankalarının İtalya hükümetinden daha ucuza borçlandığını söyledi. Aralık ayında İtalya hükümetinin yüzde 7-7,5’la borçlandığını hatırlatan Özyeğin, “Şimdi Avrupa’ya yüzde 5-5,5’la borçlanabiliyoruz. Eskiden İsviçre bankalarından 1 milyon frank kredi aldığımızda bayram ederdik” örneğini verdi.

Türkiye’nin son 9 yılda elde ettiği siyasi istikrar ve ulaştığı ekonomik seviyeye kendilerinin de inanamadığını ifade eden Özyeğin, “AB ülkelerinde bütçe açığı yüzde 6-7. Tükiye’de bu oran geçen yıl yüzde 1’di. 2012’de yüzde 1-1,5 olabilir. Yüzde 4 büyüme bekliyoruz. Bu rakamlar çok güzel. Mali disiplin çok akıllı insanların elinde. Gerektiğinde hassas ayarlar yapılıyor. Özellikle özelleştirme döneminde edinilen tecrübeler yurt dışına taşındı. Yurt dışında müteşebbislerimiz yeni müteşebbisler doğurdu. Enka’da müdür olarak işe başlayan Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak’ı hatırlamak gerekiyor. Türkiye’nin daha çok Rusya, Çin ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelere yönelmesi lazım. Türk iş adamları yurt dışında yatırımlar geliştiremezse, her yıl 750-800 bin kişiye istihdam sağlanamaz. 2023 hedeflerini de yakalayamayız” uyarısı yaptı.

Türkiye için 6,5 yıl ortalama eğitim çok düşük

Türk iş adamlarında eğitim alanında yatırım yapmalarını isteyen Özyeğin, kendisinin Anadolu’nun ücra köşelerinde kız yurtları, okullar yaptığını ve 30 binin üzerinde öğrenciye okuma imkanı sunduğunu ifade etti. Başarılı girişimci, “Bugüne kadar yaptığım en keyifli iş Özyeğin üniversitesini kurmak oldu. 1800 öğrenciye ulaştık. İstihdamda ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim veriyoruz. Türkiye’de ortalama 6,5 yıl eğitim yeterli değil. Bunu hızlı bir şekilde geliştirmek istiyoruz” dedi. Gaziantep’te tinerci çocuklar için yatılı bir kurum kurduğunu ve 70 çocuğu kurtardığını ifade eden Türk iş adamı kendisinin şimdilerde bu tür faaliyetlerden fazlası ile keyif aldığını vurguladı.

GİMA’da hem kaybettim hem kazandım

GİMA’yı 1996’da satın aldıktan sonra 2005’e kadar hiç kar elde edemediğini hatırlatan Özyeğin, her zaman başarılı olamadığını da söyledi. Romanya’da kalan mağazaları da 4 hafta önce satarak kurtulduğunu ifade eden Özyeğin, Eyup Sultan’da bunun için bir de kurban kestirdiğini söyledi. 27 milyon dolara aldığı GİMA’ları 260 milyon dolara sattığını, ancak bu süre içerisinde aradaki fark kadar yatırım yaptığını kaydeden Türk iş adamı, GİMA müşterilerinin kredi kartları aracılığı ile Finansbank’ın büyümesine büyük katkıları olduğunu belirtti.

Kriz endişeleri geride kaldı

ABD’de Mortgage ve diğer sorunlar devam etse de finansal krizin geride kaldığını, işsizlik rakamlarında iyileşmenin başladığını ifade eden Özyeğin, Avrupa’da durumun kontrol altına alındığını, bir anlamda Avrupa Merkez Bankası’nın para basarak zorda kalan ülkeleri kurtarmaya niyetlendiğini ifade etti. Yukarıya doğru seneler sürecek bir büyüme beklenmese de, “kriz” söylentilerinin artık geride kaldığını vurgulayan Özyeğin, “Avrupa ülkeleri de (Nicholas) Sarkozy ve (Angela) Merkel'in uzun görüşmelerinin sonunda finans kuruluşlarını kurtarma kararı aldı. Bankalara 500 milyar avro 3 yıl için yüzde 1 faizle borç verildi. Yarın 500 milyar avroluk bir ihale daha var.” tespitinde bulundu.

Türk şirketleri Rusya’da 100 bin kişiye istihdam sağlıyor

Toplantıda bir konuşma yapan Türkiye Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin de, Türkiye-Rusya ticari ilişkilerinin 2011 sonunda yeniden 30 milyar dolar seviyesine ulaştığını, karşılıklı yatırımların 15 milyar dolar ve 19922den bu yana devam eden müteahhitlik hizmetlerinin de 32 milyar dolar olduğunu söyledi.

Türk şirketlerin Rusya’da 100 bin kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Sezgin, Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısının 3,6 milyonu bulduğunu söyledi. Rusya’nın Dünya Ticaret Örgüt’ü üyeliği, Belarus ve Kazakistan’la oluşturduğu Gümrük Birliği çalışmaları konusunda iş adamlarını doğru analizler yapmaya davet eden Sezgin, özellikle yatırım yaparken hukuki danışmanlık hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde alınmasının önemine vurgu yaptı.