Türk Rus İş Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan: Rusya’ya inanıyorum

171

Türk Rus İş Konseyi Başkanı ve Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan ve konsey üyeleri, Rusya temasları çerçevesinde Rus Türk İşadamları Birliği’ne (RTİB) bir ziyaret gerçekleştirdi. RTİB Başkanı Naki Karaaslan ve dernek yönetim kurulu tarafından ağırlanan heyet, iki ülke ekonomik ve ticari ilişkilerini masaya yatırdı. İki ülke iş dünyası arasında köprü görevi üstlenecek iş adamı birlikleri, girişimcilerin karşılıklı yatırımlarına da destek verecek. İş adamları birliklerinin hedefi ise iki ülke arasında 100 milyar dolar olarak belirlenen toplam ticaret hacmine ulaşabilmek için yeni bir strateji belirlenmesine katkı sağlamak.

Kasım ayında yapılan seçimlerinde konsey başkanlığına getirildiğini ifade eden Özilhan, “Konsey üyeleri olarak Rusya’ya ilk ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Olumlu izlenimler edindik. Son birkaç yıldır beklemede olan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Rusya çalışmalarını dinamik ve yoğun bir tempoya sokacağız. Karşılıklı yatırımlar, turizm ve enerji alanında gelişen ilişkileri işadamları olarak ileri taşımamız gerekiyor.” dedi.

resim tanımı girin

Hedef Rusya’nın bölgeleri

RTİB’in Rusya’da tecrübeleri olduğunu, birlik olarak işbirliği yapmak istediklerini kaydeden Özilhan, “Rusya, Türkiye için çok önemli. Türk işadamları başarılı olabileceklerini gösterdi. Türkiye’nin Rusya’da daha güçlü hale gelmesi için birlikte çalışacağız. DEİK’in 106 ülkede konseyleri var.” bilgisini verdi. Rusya’daki muhatapları Rus Türk İş Konseyi Başkanı Ahmet Palankoyev ve Rusya Sanayiciler ve İşadamları Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin’le diyalog içinde olduklarını belirten Özilhan, Rusya tarafındaki yapının canlanması için de çaba sarf edeceklerini söyledi.

resim tanımı girin

KEK toplantısı Nisan’da

Rusya’nın çok büyük bir ülke olduğunu, diğer kentlere de konsantre olmak gerektiğini vurgulayan Özilhan, Rusya’nın 8-10 ayrı bölgesinde aktif olmak istediklerini söyledi. “Rusya her zaman inandığım bir ülke. En iyisini yapma çaba ve gayreti içinde olacağız. Bir takım organizasyonları birlikte yapabiliriz. RTİB’in Rusya’da yerleşik bir dernek olması Rus Türk İş Konseyi açısından önemli. Nisan ayında Rusya-Türkiye Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları ile eş zamanlı olarak konsey toplantıları da yapılacak. KEK Türkiye Eşbaşkanı Enerji Bakanımız Taner Yıldız’la da bir araya geldik. Hem Rusya hem de Türkiye tarafında özel sektör dinamizmini ortaya koymamız gerekiyor.” çağrısında bulundu.

100 milyar dolar için potansiyel var

Türk iş adamlarına Rusya’yı, Rus iş adamlarına da Türkiye’nin tanıtılması gerektiğini vurgulayan Özilhan, “İkili ekonomik ve ticari faaliyetleri geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye’nin kentlerine, Rusya’nın bölgelerine gitmeliyiz. Bunu yapmamak için hiçbir gerekçe yok. Sovyetler yıkıldığında 300-500 milyon dolarlık meyve-sebze ticareti vardı. Şimdilerde 30 milyar dolarları aştık. İki ülkenin 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi için yeterli potansiyeli var. İşadamları olarak bunu geliştirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

resim tanımı girin

Rus yatırımcı Türkiye’de doğru adres bulmalı

RTİB Başkanı Karaaslan da yaptığı konuşmada, sanayi, perakende, inşaat ve diğer sektörleri kapsayan toplantılar yaptıklarını, Rusya’nın bölgeleri ile temasları olduğunu ve tüm tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını belirtti. Rus yatırımcının Türkiye’de doğru adresleri bulması gerektiğini kaydeden Karaaslan, “DEİK bu konuda yardımcı olmalı. Rusya’nın DTÖ üyeliğinin artı ve eksileri var. Bunların iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu durum daha net ortaya çıkacak. Rusya ve Türkiye coğrafi yakınlığı iyi değerlendirmesi gerekiyor.

resim tanımı girin

DEİK’in Rusya’ya eğilmesi gerekiyor

Rusya ve Türkiye arasında siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve turizm alanlarından 1990’lı yıllardan bu yana ciddi bir etkileşim olduğunu kaydeden Türkiye Moskova Büyükelçiliği Ticaret Başmüşaviri Atilla Kızılarslan, “Bu süre içinde burada temasta bulunanların algısında farklı bir Rusya var. Ancak RTİB ve RUTİD gibi sivil toplum kuruluşları bu tecrübelerin biriktiği kurumlar. DEİK gibi sağlam kurumsal yapısı olan iş adamları birliklerimiz bu tecrübeden istifade etmeli. DEİK’e bu konuda daha çok iş düşüyor.” temennisinde bulundu.

Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrasya Bölge Komitesi Başkanı ve RTİB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Galip Savaşır da yaptığı değerlendirmede sahip oldukları tecrübeleri paylaşmaya hazır olduklarını, DEİK, DTİK ve RTİB işbirliğinin daha ileri boyutlara taşınması gerektiğini söyledi. Sosyal ve ticari alanlarda ortak programlar yapılmasının faydalı olacağına değinen Savaşır, kurumlara büyük görev düştüğüne değindi.

resim tanımı girin

İhracat teşvikleri vergi indirimi olarak yansımalı

Türkiye Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Hakkı Karabörklü ise toplantıda Rusya’da 1500 civarında Türk mağazası bulunduğunu, devletin teşviklerinin denetlenmesi için bazen 7-8 saat uçarak Rusya’nın dört bir yanına seyahat düzenlediklerini söyledi. Her gün 20 bin sayfa evrak imzaladıklarını, danışmanlık ve tercüme bürolarının ortaya çıktığını ifade eden Karabörklü, “Bir sürü bürokrasi oluştu. Zaman ve masraf kaybı var. Çin’de ürettiği mala Made in Turkey yazılabiliyor. Teşviklerin vergi indirimi olarak yansıması en doğru olanı. Üretici fuara gidiyor, ithalatçı olup geliyor.” eleştirisi getirdi. Karabörklü, yatırımların Türkiye’de olmasını önemsediklerini, hammadde endeksli ve iyi planlanmış yatırımların ise dışarıda olmasını doğru bulduklarını söyledi.

resim tanımı girin

Yurt dışı yatırımları Türkiye’nin zenginliği

Türk şirketlerinin yurt dışında yatırım yapmalarının önemine değinen Özilhan, “Büyük ülke bu şekilde olunuyor. Kar edildikçe bu bir şekilde ülkeye dönüyor. Japonya ya da Avrupa firmalı bu şekilde küresel oyuncu oldu. Vergilerin ağır olduğu doğru. Endirek toplanan vergilerle rekabet gücümüzü kaybediyoruz… Küresel ekonomide, rekabetçi ortamda şirketlerimizin mücadele etmesi gerekiyor.” dedi.

Türk-Rus İş Konseyi Başkan Yardımcısı İzzet Ekmekçibaşı da Türk şirketlerinin yurt dışında yatırım yapmalarını destekleyerek, “Türkiye’ye 20 milyar dolarlık nükleer santral yatırımının nedeni Türk şirketlerinin Rusya’daki yatırımlarından kaynaklanıyor. Birbirini tamamlayan iki ülke. Karşılıklı yatırımlar olacak ve devam edecek.” tespitinde bulundu.