Rusya'dan bavulla solucan getirdi, 5 milyon dolar ciro yaptı

723

Rusya'dan 30 bavulun içinde getirttiği Kırmızı Kaliforniya solucanlarının dışkısından organik gübre üretimine başlayan Burdurlu girişimci Mehmet Aksoy, bugün 18 tesiste sayısı 200 milyara ulaşan solucanla yıllık 5 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor.

Burdur'da organik gübre konusunda faaliyet gösteren firmanın Genel Müdürü Mehmet Aksoy, yaklaşık 5 yıl önce Rusya'dan "Kırmızı Kaliforniya" adıyla bilinen "lumbricus rubellus" cinsi solucanları getirdiklerini ve organik gübre üretimine başladıklarını kaydetti.

Yüzde 100 organik gübrenin bitkisel ve hayvansal organik atıklarla beslenen solucanların dışkısından elde edildiğini belirten Aksoy, “Bu gübre görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur. İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle hastalık yapıcı maddeler, parazit yumurtaları yoktur ve ağır metaller içermez” dedi.

İthalat izni alamadı, solucanları turistik geziye çıkardı

Solucan gübresi üretimine başlama hikayesini anlatan Aksoy, 14 yıl Rusya'da çalıştığını ve ailevi nedenlerden dolayı Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığını söyledi.

Aksoy, 5 yıl önce bir Rus arkadaşının bir gün elinde bir bavul solucanla Antalya'ya kendisini ziyarete geldiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Rus arkadaşım (Türkiye'de ortak iş yapalım, emekliliğimi Türkiye'de geçirmek istiyorum) dedi. (Ne yapalım) derken, bir gün elinde bir valiz solucanla geldi. (Bu solucanların gübresi Rusya'da çok popüler, bunlar Burdur'da yaşar mı, bir bakalım) dedi. İki yıl boyunca evimin bodrumunda solucanları yetiştirdim. Üretim başarılı olunca Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına solucan ithalatı için müracaat ettik. Bakanlık ithalata izin vermedi. 9 ay boyunca uğraştık, her türlü belgeyi götürdük, solucanların hastalık taşımadığına dair raporları gösterdik. En sonunda Bakanlık (2 ay boyunca karantinaya alırım) dedi. Bunlara yem verilmezse ölürler. Yurt dışından timsah bile ithal edebiliyorsunuz ama solucan getiremiyorsunuz."

"Bakanlık ithalat izni vermeyince Rusya'daki arkadaşla Antalya'da tatil turu ayarladım. Böylece 30 valizde 500 bin solucanı turistik yolcuların bavullarında getirttim" diyen Aksoy, "Bu şekilde işe başladık. Solucanlar çok hızlı ürüyor, ilk başlağında 3 sıram vardı, şimdi İstanbul, Balıkesir, Aydın, Fethiye, Denizli, Ankara, Samsun, Malatya, Kayseri, Adana, Mersin, Burdur ve Konya'da 18 çiftlikte 200 milyara yakın solucanım var. Sadece Burdur'da 80 milyar solucanım bulunuyor. 3 bin metrekare alanda solucan gübresi üretiyoruz" diye konuştu.

2014 yılı sonuna kadar kadar satacak ürünleri kalmadı

Aksoy, "Yaklaşık 200 milyar solucanla aylık 300 ton civarında katı gübre üretiyoruz. 2014 yılı sonuna kadar satacak ürünümüz kalmadı, çıkacak ürünün tamamı satıldı. Katı gübrenin kilogram fiyatı 1 lira ile 2,5 lira arasında değişiyor. Sulu gübrenin litre fiyatı ise 50 lira. Çıkacak ürünlerimiz de satıldı, stokta ürünümüz yok" diye konuştu.

Solucan gübresinin bitkilerde yüzde 10 ile yüzde 77 arasında değişen oranlarda ürün artışı sağladığını dile getiren Aksoy, özellikle silajlık mısır ve şalgam, turp, pancar gibi köklü bitkilerde çok ciddi üretim artışı sağladığını bildirdi.

En önemli müşterilerinin çay üreticileri olduğunu, zeytin, ayçiçeği, mısır, üzüm, biber ve domates üreticilerinin de solucan gübresine ilgi gösterdiğini anlatan Aksoy, solucan gübresinin etkisinin yaklaşık 3 yıl sürdüğünü kaydetti.

Gelen siparişlere göre yem veriyor

Türkiye topraklarında bulunan solucanların normalde yediklerinin ancak yüzde 10'unu çıkarttığını, Kırmızı Kaliforniya solucanlarının aşırı obur olduğunu ve yediklerinin yüzde 90'ını dışkı olarak çıkardıklarını belirten Aksoy, solucanların ana yeminin ise büyükbaş hayvan gübresi olduğunu söyledi.

Aksoy, büyükbaş hayvanların güblerini ve bitkisel atıkları aldıklarını fermantasyon alanında ıslatarak çürüttüklerini, kuruduktan sonra elekten geçirerek solucanlara verdiklerini ifade etti.

Solucanların haftada bir kez beslendiğine dikkati çeken Aksoy, "1 milyar solucana haftada yaklaşık 800 kilogram yem veriyoruz. Solucanlar yediklerinin yüzde 90'ını dışkı olarak çıkartıyor. Aslında bunu 3 günde de yiyebilirler. Gelen siparişlere göre yem miktarını belirliyoruz" diye konuştu.

Solucanları "meleklerim" diye sevdiğini anlatan Aksoy, "Tamamen zararsız canlılar. Onlar benim bayram tatili, yıllık izin bilmeyen işçilerim. 7 gün 24 saat, gece gündüz itiraz etmeden sessiz sakin çalışırlar. Onlarla çok mutluyum" ifadesini kullandı.

Yeni ürünler araştırılıyor

Solucan gübresinin faydaları konusunda bazı üniversitelerle ortaklaşa Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını, şu ana kadar 2 milyon liranın üzerinde bir kaynağı Ar-Ge için harcadığına dikkati çeken Aksoy, halen kozmetik üzerine araştırma yaptıklarını, yara yanık tedavisinde kullanılan bir de krem yapıldığını söyledi.

Aksoy, "Yara, yanık kremi için patent mürcaatını yaptık, bir de solucan likörü ürettik" dedi.

Solucanların ağır metalleri yok ettiğini ifade eden Aksoy, Rusya'da nükleer santral tesisleri yakınında tarım yapılan yerlerde solucan gübresi kullanıldığını sözlerine ekledi.