“Rusya ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinde strateji yok”

399

Rusya ve Türkiye arasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinde belirledikleri iki ülke arasında 100 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi hedefinde ilerleme sağlanamıyor.

Ocak 2010’da Erdoğan’ın Kremlin Sarayı’nda Putin’le görüşmesinde “5 yıl içinde 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi” önerisini, Putin elini kaldırıp “5 yıl mı?” diyerek teyit istemişti. Kasım 2013’de St.Petersburg’da iki ülke ortak bakanlar kurulu gibi çalışan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısında ise takvim 2020 olarak revize edildi.

2008’de Rusya ve Türkiye arasında 38 milyar doları bulan toplam ticaret hacmi 2010’da 26 milyar dolara kadar gerilerken, 2014’de bu rakam 32 milyar dolar seviyesine ancak çıkabildi. Bu rakamın 7-8 milyar dolarını Türkiye’den Rusya’ya ihracat oluştururken, önemli bir kısmını Rusya’nın Türkiye sattığı doğalgaz ve petrol oluşturuyor.

resim tanımı girin

Türkiye’nin rotası belli değil

Rusya’da faaliyette bulunan iş adamları dernekleri başkanları Rusya ekonomisini ve iki ülke ticari ilişkilerini Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendirdi. Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan 100 milyar dolarlık hedefin 10 yılda olmasa da 20 yılda olabileceğini, ancak bunun için strateji gerektiğini söyledi. Klasikleşmiş KEK ve ÜDİK toplantılarının artık daha farklı şekilde içinin doldurularak yapılması gerektiğini ifade eden Karaaslan, “Profesyonel kurumlardan yardım alınması gerekiyor. Biz ne Çin ne de Almanya’yız. Bizim gerçekçi olmamız lazım… Rus tarafı ne istediğini biliyor, enerji yatırımı yapıyor. Çok güzel bir çizgisi var. Ama biz ne istiyoruz?” dedi.

Türkiye’nin hangi alanlarda kuvvetli olabileceği, hangi alanlarda etkili olacağı konusunun belirsiz olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Rotamız belli değil. En büyük eksikliğimiz bu. Bence bunu Rusya’da çalışmış bürokratlar, Rusya’yı iyi bilenler, iş dünyası bir araya gelip ciddi bir anlamda Rusya masası oluşturup önümüzdeki 5 yılın ve ikinci 5 yılın planlarının yapılması lazım. Teknoloji yatırımımız yok. Bizim alanlar belli. Ticaretin basitleştirilmesi lazım Türkiye tarafından. Halen TIR karne belgeleriyle ilgili sorunlar var. Sorunlar birlikte ele alınıp takip edilmesi lazım. Sayın cumhurbaşkanları üst düzeylerde görüşülür, sonra unutulup gidiliyor. Hayır. Bunların sistematik olarak takip edilmesi lazım. RTİB olarak üzerimize düşeni yapacağız.” önerisinde bulundu.

resim tanımı girin

Rusya piyasalarında belirsizlik var

Rusya Türkiye İşadamları Derneği (RUTİD) Başkanı Esat Sarı da Rusya piyasalarında belirsizliğin olduğunu, bunun iş dünyasının canını biraz sıktığını kaydetti. Türk iş adamı Sarı, “Belirsizliklerin netleşmesi yatırım ve planlama açısından çok faydalı olacak. Burada krizleri fırsata dönüştürebilmek gerekiyor. Türk iş dünyası olarak bu fırsatı değerlendirmeliyiz. Rusya’daki yatırımlarımızı ve işlerimizi geliştirmeliyiz. Rusya’da yatırım olanaklarına baktığımızda önceki dönemlere göre çok daha fazla teşvik ve kolaylıklar var. Neticede krizler gelip geçecek, Rusya güçlü ülke, ekonomisi büyük. Rusya bu konuları kolaylıkla atlayacak.” tespitinde bulundu.

Rusya’ya uygulanan yaptırım süreci iyi değerlendirilmeli

Ukrayna krizi nedeni ile Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırım sürecinin tam değerlendirilemediğini kaydeden RTİB Başkanı Karaaslan, “Yaptırımlar iyi değerlendirilirse yeni sektörlerde yer alabiliriz. Onun için bu bir artı. Gerçekçi olmak lazım. Örneğin benim en büyüm umudum meyve-sebzede büyüyeceğiz. Bu bir şans. Sektör yüzde 15-20 gibi büyüyecek gibi görünüyor. Beyaz et ve kanatlılarda kota almamız lazım. Kotayı halen alamadık. 200 bin kota boşta. Hükümetin bastırıp bunu alması lazım. Bu takip edilmesi gereken çok önemli bir konu. Eğer kota alamazsak hesap tutmuyor. Süt ürünlerinde biraz şansımız var. Hükümete düşen hesabı uzun vadeli yapmak. Bir pazara girmenin bir maliyeti var. Raflara girmenin bir bedeli var. Bunu mutlaka ödeyeceksiniz. Reklam, yatırım maliyetleri var. Bunları hesaplayıp girmek lazım. Bu bir şans. Hükümetin prosedürlerin kolaylaştırılması için adım atması gerekiyor. Çünkü halen bir çok sertifika alınmadı. Yani bu çok uzadı. Bunun bir bürokrasi tarafı var. Mutlaka çabukça halledilmesi lazım.” önerisinde bulundu.