Rublenin değer kaybı Türk ihracatçısını vurdu

328

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı, Rusya Federasyonu'nda yaşanan devalüasyonun ihracatçıları da etkilediğini belirterek, "Firmalarımızın ciddi anlamda alacakları vardı, devalüasyondan sonra bunlar kısmen eridi. Bu da ister istemez firmalarımızı sıkıntıya soktu" dedi.

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Antalya temsilciği üyeleriyle bir araya gelen Satıcı, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin 2023 yılı için 500 milyar dolarlık ihracat hedefi bulunduğunu, Antalya'nın ihracatını da 2023 yılına kadar 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Satıcı, "Bir takım konjonktürel nedenlerden dolayı her ne kadar son 2-3 yılda bu rakam kısmen şaştıysa da bu hedefi koruyoruz" ifadesini kullandı.

Rusya Federasyonu'ndaki devalüasyonun ardından rublenin değer kaybetmesinin bölge ihracatçısını ciddi anlamda etkilediğini vurgulayan Satıcı, bu sene için 1,8 milyar dolarlık hedefin yakalanamayacağını, 2014 yılının 1 milyar 650 milyon-1 milyar 700 milyon dolar arasında bir ihracat rakamıyla kapanacağını belirtti.

Hedef yakalanamasa da ihracatın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 7 arttığını bildiren Satıcı, bunun Türkiye'nin genel ihracatındaki artıştan daha yüksek olduğunu dile getirdi.

Bölgedeki 4 binden fazla ihracatçı ile 150'nin üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştirildiğine dikkati çeken Satıcı, 2015 yılı için 2 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduklarını söyledi.

Rusya'daki devalüasyon ihracatçıyı etkiledi

Satıcı, Ortadoğu ve Ukrayna başta olmak üzere Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan olumsuzlukların ister istemez ticareti ve yatırımları etkilediğine işaret ederek, Irak'la ilgili son gelişmelerin hedefleri yakalama anlamında ihracatçıları biraz daha frenlediğini kaydetti.

Düşen petrol fiyatlarına bağlı olarak Rusya Federasyonu'nda son 1-1,5 ay içerisinde yaklaşık yüzde 40 devalüasyon yapıldığını hatırlatan Satıcı, rublenin değer kaybetmesinin bölge ihracatçılarının rekabet gücünü kısmen de olsa olumsuz etkilediğini anlattı.

Rusya'nın AB ve ABD'ye uyguladığı ambargodan sonra örtü altı tarım ürünleri ihracatında bir artış beklentileri bulunduğunu dile getiren Satıcı, şöyle konuştu:

"Biz bunu yüzde 25-30'luk bir artışla gerçekleştirebileceğimizi planlıyorduk fakat rublenin değer kaybetmesi, hesapları tekrar gözden geçirmemize sebep oldu. Türkiye'nin Rusya Federasyonu'na toplam ihracatında azalma oldu, yaş meyve ve sebze ihracatını artıramasak da korumayı başardık. Önümüzdeki dönemde ruble değer kazanır ve eski değerine yakın bir noktaya gelirse Rusya'ya yaş meyve ve sebze ihracatının artacağı konusundaki umutlarımızı koruyacağız."

Rublenin değer kaybetmesi ve petrolün varil fiyatının 65 dolara kadar gerilemesinin ister istemez Rus tüketicinin alım gücünü olumsuz etkilediğinin altını çizen Satıcı, geçen sene 70-80 rubleden satılan domatesin bugün 100-110 rubleye çıktığını, dolayısıyla tüketimde bir azalma meydana geldiğini belirtti.

Rusya'daki devalüasyonun ülkeye ihracat yapan firmaları da olumsuz etkilediğini vurgulayan Satıcı "Firmalarımızın ciddi anlamda alacakları vardı, devalüasyondan sonra bunlar kısmen eridi. Bu da ister istemez firmalarımızı sıkıntıya soktu. İhracatçılarımız çok keyifsiz" diye konuştu.

Dahilde İşleme Rejimi belgeleri

Satıcı, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) belgeleri kapatma işlemlerinin 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren ihracatçı birlikleri değil, Ekonomi Bakanlığı tarafından yapılacağını anımsatarak, "Bununla ilgili bir takım gürültüler koparıldı fakat bizim açımızdan kimin yaptığı önemli değil, önemli olan işlerin yürümesi" dedi.

Söz konusu işlemi bundan sonra Ekonomi Bakanlığı adına bölge müdürlüklerinin yapacağına işaret eden Satıcı, bölge müdürlüklerinde bir takım altyapı eksiklikleri bulunduğunu ama ihracatçıların zaman kaybetmemesi için bakanlıkla yapılan yoğun çalışmalarla bunu düzene sokmaya çalıştıklarını söyledi.

100 milyon tonluk ürünle 150 miyar dolarlık ihracat

Gerek potansiyel, gerekse ihracat kültürü düşünüldüğü zaman 2023 yılı için 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin hayal olmadığına dikkati çeken Satıcı, bunun için bürokratik engellerin de ortadan kaldırılması ve inovatif çalışmaları önem verilmesi gerektiğini anlattı.

Türkiye'nin kilogram başına 1,5 dolar civarında ihracatı bulunduğuna işaret eden Satıcı, yani Türkiye'nin yıllık 150 milyar dolar civarındaki ihracatı karşılığında 100 milyon ton ürün verdiğini bildirdi.

Satıcı, Güney Kore, Almanya gibi ülkelerin ihracatlarının kilogramda 3 doların üzerinde olduğunu belirterek, "Türkiye'nin bugünkü ihracatı 100 milyon ton, ihracat 150 milyar dolar. Bunu 500 milyar dolara çıkarmak için ihracat miktarını 300 milyon tona çıkaramayız. Yani ne böyle bir hammaddemiz ne de böyle bir kaynağımız var. Dolayısıyla katma değeri yüksek ürünler yaratmak çok önemli" diye konuştu.