Rusya'ya ihracat düştü, Türk üretici iflasın eşiğinde

516

Türkiye'den ekonomik krizdeki Rusya Federasyonu'na yaş sebze meyve ihracatında büyük düşüş yaşanıyor. Kasım ve aralık aylarında yüzde 20 azalan yaş sebze meyvedeki ihracat kaybı 55 milyon doları buldu. İhracatçı çözüm için iki ülke arasındaki ticaretin, dolar devre dışı bırakılıp, TL ve Ruble üzerinden yapılmasını istiyor. Şubat ayında iki ülkenin ekonomi bakanlığı yetkilileri Antalya'da bir araya gelerek bu konuyu masaya yatıracak.

Yaş sebze meyve ihracatında 50-55 milyon dolar kayıp

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyerek 2014 yılını değerlendirdi, 2015 beklentilerini paylaştı. Satıcı, Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan birlik bölgeleri Batı Akdeniz'den 151 ülkeye yapılan ihracatın yüzde 6,1 artarak 1 milyar 638 milyon 432 bin dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bölgelerinden 2014'te en fazla yaş sebze meyve ihracatı gerçekleştirildiğini anlatan Satıcı, "Sektör 2014 yılını 650 bin tonun üzerinde ihracat rakamı ve yaklaşık 544 milyon dolarlık bir gelir ile tamamladı." dedi.

Bir numaralı pazarları Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatın 12 aylık ortalamasına bakıldığında yüzde 1'lik azalma yaşandığını ifade eden Satıcı, gazetecilerin sorusu üzerine ekim ve kasım aylarındaki gerilemenin ise yüzde 20 olduğunu söyledi. Satıcı, Türkiye geneli dikkate alındığında, Rusya pazarında yaş sebze meyvede son iki ayda yaşanan ihracat kaybının 50-55 milyon dolar olduğunu belirtti.

Ticaretin Ruble-TL üzerinden yapılması döviz baskısını azaltacak

Mustafa Satıcı, Rusya'da yaşanan sıkıntıyı aşmak için Ekonomi Bakanlığı'yla ortak çalışma içinde olduklarını, iki ülke arısındaki ticaretin Ruble-TL üzerinden yapılmasını, yaş sebze meyve başta olmak üzere mağdur sektörlere destek verilmesini önerdiklerini söyledi. Şubat ayı içinde Antalya'da Türk ve Rus ekonomi bakanlığı yetkililerinin yer alacağı geniş katılımlı bir toplantı düzenleneceğini anlatan Satıcı, orada Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatta teknik engellerin kaldırılması konusunda bütün konuların masaya yatırılacağını söyledi. Toplantıdan olumlu sonuç almayı beklediklerini dile getiren Satıcı, "TL-Ruble ile ticarete her iki bakanlık da çalışıyor. Rusya'daki alıcı ürünü alırken ruble ödeyecek. Türkiye'deki ihracatçı TL alacak. Burada kurun ticaret hacmi dikkate alındığında tamamı ya da bir kısmı sabitlenebilir. Dolayısıyla ihracatçı ihracatını yaptığında ne kadar TL alacağını, ithalatçı da kaç Ruble'ye alacağını bilecek. Bu anlamda piyasa regüle edilmiş olacak. Diğer taraftan da her iki piyasada da dolar başta olmak üzere döviz hareketi azalacağı için her iki ülkenin piyasasındaki döviz baskısı azalmış olacak." diye konuştu.

Rusya'daki kriz Türk firmalarında iflası gündeme getirdi

Antalya'dan Rusya'ya 450 firma ihracat yapıyor. Rusya'da yaşanın kriz bu firmaları zor duruma soktu. Bu da firma iflaslarını gündeme getirdi. Ticaret hayatının olağan akışı içinde iflasların olabildiğini, Rusya'daki yaşanan kriz nedeniyle riskin daha fazla olduğunu ifade eden Satıcı, "Orada ciddi bir kayıp söz konusu. Ancak bu işin dedikodusu daha fazla zarar veriyor. Firmalarımızın mevcudiyetini sürdürmeleri, bakanlığın desteklerinin artırılması, biraz daha buna yoğunlaşıyoruz. Rusya'daki piyasaların yavaş yavaş normalleştiğini görüyoruz. Açıkçası bir tane firmamızı dahi kaybetmek istemiyoruz ama bu işin doğasında var, kısmen kayıplar söz konusu olacaktır. Sektörün genelini çok büyük oranda bekleyecek bir kriz öngörmüyoruz."

BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Hakkı Bahar da ise Rusya'da yüklü alacağı olan çok firma olduğuna değinerek, "Bir anda devalüasyon olunca Türkiye'ye göndermesi gereken dolar miktarı yarıya düştü. Yüzde 3-5 karlılıklarla çalışan yaş sebze meyve sektörü bir anda yüzde 60-70 devalüve olmuş alacak farkıyla yüz yüze geldi. Dolayısıyla sektörün yarasını kısa sürede kendi kendine sarması mümkün değil. Onun için özellikle 2014-2015 kritik yıllar. Rusya'da Türkiye olarak oluşturduğumuz ciddi bir pazarımız var. Çok farklı bir pazar, Avrupai bir pazar değil. Bizim ihracatçı profilimize çok yaktın bir pazar. Devlet destekleriyle beraber bu kazanımı geri vermek istemiyoruz. 2014'ü artıyla kapatabildik ama 2015'te ciddi desteğe ihtiyacımız olacak gibi görünüyor."

Rusya’nın Avrupa’ya uguladığı yaptırımlar Türk ihracatçının beklentilerini karşılamadı

Rusya'daki ihracat kaybından çok daha fazlasının satın almalarda yaşandığını dile getiren Bahar, bu durumu şu sözlerle izah etti: "Yazın Rusya'nın 'Avrupa'dan ithalatı kapatıyorum, Türkiye'den alacağım' demesi bizim ihracatçımızda da müstahsilimizde de ekstra beklentiye yol açtı. Daldan alım fiyatları yükseldi. Limonda 60 kuruştu, bir anda 1,5 liralara satın alındı. Üstüne bir de devalüasyon yedik. Alırken yüzde 40 pahalı aldın, satarken de yüzde 30-35 tahsilatında devalüasyona geldin. Yüzde 70 zarar anlamına geliyor bu. Zarar 55 milyon doların çok çok üstünde. Yüzde 300-400 üzerindedir. Satın alma kısmı çok daha fazla."