Rusya'dan Avrupalı kaçıyor, Türkler yerleşiyor

1353

Rusya’da yaşanan ekonomik krizi ülkede 200’ü aşkın mağazası olan Şahin Eroğlu ile konuştuk. “Rusya’da tüketimde bir düşüş yok, ancak devalüasyon karları eritti” diyen Eroğlu’na göre bu kriz Türk firmalar için fırsat yaratacak.

Rusya denildi mi akla gelen ilk firmalardan biri Eroğlu... Colins’in 200’ü aşkın mağazası var Rusya’da. Devalüasyon sonrası ekonomik kriz yaşayan ülkeyi çok yakından tanıyan bir isim olan Şahin Eroğlu, “Türk firmalar bütün bu krizlere çok alışık. Avrupalılar çok ürktü tabii, birçoğu kapatıp çıkıyor. Ama Türk şirketler için bu yeni bir fırsat yaratacak” dedi. Eroğlu’nun cirosu 1.5 milyar doların üzerinde. Satın alınan Mexx ile yüzde 100 büyüme potansiyeli söz konusu.

Eroğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve LOFT CEO'su Şahin Eroğlu’na göre bölge ülkeleri büyük potansiyel ve bu pazarlarda eğer bir şey yapılacaksa bunu Türk firmalar yapacak: “Bu Rusya için de böyle, Kuzey Irak için de. Biz ülke olarak bu sorunlara hem alışığız hem de cesuruz. Avrupalı, Amerikalı kaçacak. Biz alışveriş merkezlerinde yine işimizi yaparız. İyi lokasyonları takip ediyoruz, fırsatları kullanacağız.” Artık global rekabette hacim ne kadar büyürse, karlılık o seviyede artıyor. Eroğlu, “Biz sürekli büyüyoruz, artık oyunun kuralı bu” diyor.

Sistem Türkiye'deki gibi, AVM'de kiralar dolarla ama sabit...

Daha önce böyle bir devalüasyon yaşamamış olan Avrupalı markalar Rusya pazarından çekilmeye başlamış. “Biz onların yerine yerleşmeye çalışıyoruz. İyi lokasyon oldu mu kaçırmıyoruz” ifadesini kullanan Eroğlu’nun verdiği bilgilere göre şu an itibariyle Rusya’da tüketim seviyesi ruble bazında çok düşmüş değil. Ancak dolara çevrildiğinde elbette gelir de karlar da bir anda eriyor. “Tüketimde çok düşüş yok, ama devaluasyon çok etkiledi” ifadelerini kullanan Eroğlu, Rusya’daki kiraların dolar bazında olduğunu ancak kriz sonrası kurların sabitlendiğini anlattı. Eroğlu, “Kimse yarın ne olacağını tahmin edemiyor Rusya’da. Gelecekten emin olamamak harcamaları öteletiyor. Şimdi orada da sistem Türkiye’deki gibi, Türkiye’de de tüm AVM’lerin kirası dolar ama günün kurundan ödediğimiz hiçbir AVM yoktur, kimi 2’ye kimi 1.80’e sabitlenmiş durumda” dedi.

Çok yorucu şirket olmak. Şahin Eroğlu, bölgedeki 30 ayrı para birimine göre her gün hesap hesapların devalüasyonlarla değiştiğini anlattı.

Rusya’ya diz çöktürmeye çalışıyorlar, destek daha da arttı

Eroğlu, “Biz kalabalık bir aileyiz ve işin hep içinde olduğumuz için neler olacağını önceden hissedebiliyoruz. Rusya’daki krizin geleceği de 1.5 yıl öncesinden belliydi” ifadesini kullandı. Peki Rusya’daki gelişmeleri nasıl okuyor Şahin Eroğlu? Rusya’nın nereye gideceğini öngörmenin çok zor olduğunu, 1994’ten beri Rusya’da olduklarını anlatan Eroğlu şöyle yanıtladı: “Avrupa’nın sınırları eskiden Polonya, Çek Cumhuriyeti çizgisindeydi. Şimdi bunlar parçalanıp AB’ye alındı ve yanlısı oluştu. Baktı Avrupa yavaş yavaş yaklaşıyor, böyle bir rest çekti. Bana göre de haklı ama bazen haklı olmak güçlünün yanında bir anlam ifade etmiyor. Şimdi ona diz çöktürmeye çalışıyorlar. İran dışında çevremizdeki tüm ülkeler dolar ve petrol fiyatlarındaki oynamayla ciddi bir dengesizlik yaşar geldi. Rusya toplumunda Putin’in ciddi bir desteği var. Bu kadar yüksek bir devalüasyon olduğunda bizde hükümet değişir ama orada Putin’in desteği daha da arttı. Desteği yüzde 70’lerden 80’lere çıktı...”

Mesele iyi organize olmak biz artık fikir satıyoruz

Rusya çok büyük pazar ancak üretim çok zayıf. Özellikle de tekstilde. Eroğlu lojistik avantaj yaşamak için 1998’de bir fabrika açmış orada ama sonra hemen kazanmış. “Verimlilik sıfırdı” ifadesini kullanan Eroğlu, “Öyle çok doğal kaynak var ki ülkede, çalışmaya hiç alışmamışlar. 500 dolar kazandılar mı bitirene kadar gelmezler, tamamen tüketime yönelik bir kültür” dedi.

Rusya bir fırsat. Şirket İran’da da hızlı büyüyecek. “Görünen o ki şimdi herkes İran’a saldıracak” diyor Eroğlu. Ülkede perakendecilerin hızla mağazalaşmasına imkan sağlayacak yeterli organize perakende alanları olmadığını vurgulayan Eroğlu, AVM’lerin ülkede hızla çoğalacağını, bunun da mağazalaşma hızını artıracağını söyledi. Peki ya Amerika? “Amerika çok zor bir pazar. Şu anda oraya girmeyi düşünmüyoruz. Bizim ilgimizi çeken bir Çin pazarı ama henüz giremedik. Orada bir perakendeci ile görüşüyoruz. Ama asıl mevcut pazarlarımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz.” Suriye pazarı kaybedilmiş durumda. Üreticiler için sorun olmadığını anlattı Eroğlu, sokak olayları durmuş, işler yürüyor ancak demokrasi olmayan bir ülkede sektörde moda ve konseptin ötesinde pazara hızla ürün yetiştirmenin öneminin arttığını belirten Eroğlu, “Artık Türkiye’nin hızlı üretim altyapısı var. Zara geldiğinde bizim fabrikadan 3 haftada pantolon alıyor. Bu inanılmaz bir mekanizma” ifadesini kullandı. Eskiden koleksiyon yapılırdı, şimdi İnternet sitelerine üye olunuyor, o büyük veriyi kullanıyor Eroğlu... Bütün trendler, pazarlama verileri, renkler, tasarımlar buradan takip ediliyor. Eroğlu, “Eskiden bilgiye ulaşmak çok zordu, artık çok kolay. Artık mesele iyi organize olup hızlı bir biçimde günün trendini mağazana koyabilmek. Biz artık fikir satıyoruz, pantolon satmıyoruz” ifadesini kullandı.

Satın aldığı Mexx'i 'rekabetçi' hale getirecek

Bir zamanlar Türk tekstil ve hazırgiyimciler Avrupa’da fuarlara alınmazken, bugün birçok Avrupalı marka, Türklerle satış için masada pazarlıkta. Bu pazarlıklardan başarıyla kalkanlardan biri olan Eroğlu, ünlü hazırgiyim markası Mexx’i satın aldığını ocak ayı sonunda açıklamıştı. 56 ülkede 500 mağaza, 5 bin atış noktası, 6 bin çalışanı ve 1.2 milyar euroluk ciro kapasitesiyle Mexx, büyük bir potansiyel barındırıyor. Şahin Eroğlu, Hollanda merkezli markanın cirosunun 2.5 milyar euroya kadar çıktığını belirtti. Bundan 5 yıl önce Zara ile başabaş giden bir marka iken ne oldu da Mexx bu noktaya geldi? Eroğlu burada insan gücünün, çalışanların heyecanının etkisini vurguladı. Dünyanın pek çok ülkesinden fiyat teklifi aldıklarını belirten Eroğlu, “Dünyanın neresinde en iyi ürünü en iyi fiyata bulursak, onu alıyoruz. Üretimi rekabetçi bir hale getireceğiz” dedi. Mexx’in marka ve pazarlamaya dair yönetimi Hollanda’dan yapılacak. Eroğlu, üretim organizasyonunun ise Türkiye’den yönetileceğini açıkladı.

Avrupa'daki markalar zengin çocuğu olmuş

Avrupa’daki markaları yönetenlerin yorgun ve yılgın olduğunu düşünüyor Şahin Eroğlu. “Zengin çocuğu olmuş onlar, çalışmaktan çok tatili düşünüyorlar” diyor. Birçok fon Eroğlu’nun peşinde ama satmayı düşünmüyorlar. Şahin Eroğlu, “Çok kalabalık bir aileyiz biz, satıp sonra ne iş yapacağız. Daha genciz” diyor. Peki Eroğlu, ikinci kuşakta böyle bir sıkıntı içine girmemek için nasıl önlem alıyor? “Bizde öyle olmaz, biz birlikte yaşayan bir aileyiz. Bizde olmaz çünkü o ailenin içinde o kültürü doğal olarak alıyor çocuklarımız. Birlikte yaşamak, olumlu bir gelişme getiriyor.” İkinci kuşak yönetime geçmiş bile. Ümit Eroğlu, Mexx’in başına geçmiş. Hülya Eroğlu, tasarımın başında. “Aileden yeni kuşaktan 7 yönetici görevde şu anda. Bizim için şirketin kalıcı ve sürdürülebilir olması çok önemli. Biz toplum olarak ben bileyim, benden başka kimse bilmesinciyiz. Oysa kademeler olmalı, herkes ondan sonra geleni yetiştirmeli” diyen Şahin Eroğlu, sürdürülebilirliğe ciddi biçimde odaklandıklarını vurguluyor.

Yeni bir düzen mi kuruluyor?

Dünyada yeni bir düzenin kurulmakta olduğunu anlatıyor Şahin Eroğlu; “Bir yıl önce bir Brezilya bir de biz İran ile yakınlaştığımızda kıyametler kopmuştu hatırlarsınız. Şimdi hem Brezilya hem Türkiye sistemin dışına itilmeye çalışılıyor” diyor. Euro-dolar paritesi, Rusya ve Avrupa restleşmesi... Eroğluna, göre sanki dünyada hiçbir şey yerine oturamamış, yenileri aranıyor...

Loft'u Avrupa'da da almak için görüşüyoruz

“Markaların Avrupa’daki enerjisi gittikçe düşüyor. 10 yıl içinde çok önemli markaların Türkiye ve Uzakdoğulu ülkelere geçeceğini düşünüyorum. Loft’un Avrupa ve ABD dışındaki marka hakları bizde biliyorsunuz. Avrupa için de bize geldiler ama biz daha bekliyoruz. Fransızlarla görüşüyoruz. Ama mutlaka alırız, o süreçte ilerliyoruz...”