Kastamonu Entegre, Rusya’da üretip, Çin’e satıyor

676

Rusya’da 1 milyar dolara yakın yatırım yaparak 3 fabrika kuran Hayat Holding, yaptırımlar ve ithal ikame ekonomik modele geçiş nedeni ile krizi fırsata çeviriyor.

Rusya pazarında ahşap ve temizlik sektöründe kısa sürede etkili bir yer edinen holding bünyesinde yer alan Kastamonu Entegre ve Hayat Kimya, Rusya’da ürettiği ürünleri Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri, Doğu Avrupa, Türkiye ve Çin’e kadar geniş bir pazara ihraç ediyor. Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nde Alabuga Özel Ekonomi Bölgesi’nde ahşap ve temizlik ürünleri sektöründe üretime başlayan Hayat Holding’in ahşap üzerine ikinci fabrikası da 2016 Nisan-Mayıs aylarında devreye girecek. Rusya’nın Kaluga ve Krasnodar bölgelerinde de benzer yatırımlar planlayan Holding, Rusya’da yatırımlara devam edecek.

Kastamonu Entegre Başkan Yardımcısı Onur Güven, Rusya’nın geleceğine güvendiklerini ve önümüzdeki 10 yıl boyunca yatırımları sürdüreceklerini söyledi. Cihan Haber Ajansı’na konuşan Güven, “Kastamonu Entegre, Rusya’ya 2010’da geldi. Biz Rusya ile birlikte Belarus, Ukrayna ve diğer BDT ülkeleri ile birlikte 250 milyon nüfusa sahip bir pazara hitap ediyoruz. Bu coğrafyada hammadde ve enerjinin olması bizim için verimli bir proje ortaya çıkardı.” dedi.

Dünyada hem siyasi hem de ekonomik kriz var

Ukrayna krizi, Suriye iç savaşı ve Ortadoğu’da yaşanan sorunlar nedeni ile dünyada siyasi bir sorun yaşandığını kaydeden Güven, “Dünyada hem siyasi hem de ekonomik krizi birlikte yaşıyoruz. Romanya, Bulgaristan, Rusya fabrikalarımız var. Çok ilginç bir dönemden geçiyoruz. Belki de son 50 yılda böyle bir dönem yaşanmadı. Şu an baktığımızda en verimli yatırımlarımızdan birisinin Rusya’daki projelerimiz olduğunu gördük. Rusya’nın avantajları nedeni ile fabrikalarımız verimli çalışıyor. Şimdi Rusya’dan ihracata başladık. Çin’e bile mal gönderiyoruz.” bilgisini verdi.

resim tanımı girin

Rusya’nın laminat parke ithal etmesine gerek kalmadı

Tataristan’da 2016 Nisan ayında devreye alınacak ikinci MDF fabrikası ile birlikte toplamda yaklaşık 32 milyon metrekare laminat parke üretmeyi planladıklarını söyleyen Güven, “Bu miktar Rusya pazarının yüzde 40’ını buluyor. Rusya’nın Çin ve Avrupa’dan ithalat yapmasına gerek kalmadı. Hatta ihracat imkanı oluştu. Rusya ekonomisine önemli katkı sağlıyoruz. Rusya’da kriz vesile oldu. Krizden önce ilk üretime başladığımızda Biz yüzde 80 iç piyasa ve yüzde 20 ihracat öngörüyorduk. Şu an ise tam tersi ihracata ağırlık verdik. Neredeyse bu sefer yüzde 80 ihracat yapmak istiyoruz. İhracat için avantajlı konum ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

En az 15 bin kişiye dolaylı istihdam imkanı sağlandı

Hayat Holding’in yatırımlarının yan sektörler açısından önemli istihdam imkanı ortaya çıkardığını belirten Güven, “Şu an MDF fabrikamızda 600 kişi çalışıyor. İkinci hatla birlikte 1000 kişi çalışıyor olacak. Kastamonu Entegre’nin nakliyeci, ormanda kesim yapan personel, bakım ve yan sanayi ile birlikte bu rakam 10 bini buluyor. Hayat Kimya’da da 400 doğrudan 5 bin civarında da dolaylı istihdama katkı var.” şeklinde konuştu.

resim tanımı girin

Krize rağmen yatırımlar sürüyor

Ekonomik kriz sürecinde yatırımlara ara vermediklerini, Rusya’nın geleceğine güvendiklerini ifade eden Türk girişimci, “Rusya’da siyasi istikrar var. Rusya’yı da kapsayacak şekilde tüm dünyada ciddi bir ekonomik kriz var. Ancak petrolün bu denli düşmesine rağmen Rusya rezervleri ve enerji kaynakları sayesinde mevcut durumunu kayıp vererek dahi olsa koruyabildi. Büyüme yavaşlasa da ekonomi çok kötü bir periyoda girmedi. Bu kadar büyük ekonomik ve dünya siyasetinde yaşanan krize rağmen Rusya’nın bu şekilde devam edebilmesi bize güven veriyor.” tespitinde bulundu.

Rusya’da 2017’de büyüme başlar

Rusya ekonomisinde zorlukların olduğunu, diğer yabancı şirketler ve yöneticilerle görüşmelerinde edindiği izlenimlere göre 2016’nın genelde durağan yıl olacağını, 2017’den itibaren Rusya ekonomisinde yeniden büyüme trendinin başlamasını beklediğini ifade eden Güven, “Özellikle ilk Tataristan’da bulunduğumuz için, Tataristan Cumhuriyeti’nde başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bütün yöneticiler, resmi makamlar bu kriz döneminde özel sektöre destek olmak adına elinden geleni yaptılar. Bu kadar kriz oldu, devalüasyon oldu, bu özel sektörü nasıl ayakta tutabiliriz diye ciddi bir destekleri oldu. Ve bizim tahminlerimiz ve görüştüğümüz yatırımcılarla yaptığımız istişareler neticesinde 2017’nin ilk çeyreğinden sonra Rusya’nın artık büyüme trendine geçeceği öngörülüyor. Biz de böyle düşünüyoruz. Tabi diğer politik gelişmeleri tam bilemiyoruz. Bu Suriye’deki gelişmeler bir sürü devleti işin içine katıyor. Türkiye’den tutun Avrupa, Amerika, Çin, Rusya, İran. Bütün devletleri ilgilendiren bir mesele haline geldi. Zaman zaman bir takım gerginlikler de oluyor. Yani ciddi bir politik kriz olmazsa, 2017’nın ilk çeyreğinden sonra biz Rusya’nın yavaş yavaş büyüme trendine geçeceğini düşünüyoruz.” dedi.

resim tanımı girin

Türkiye’den Rusya’ya ihracat yapan şirketler strateji değiştirmeli

Rusya’nın yerli üretimi teşvik ederek krizi fırsata çevirmeye başladığını kaydeden Güven, Türkiye’den Rusya’ya ihracat yapan şirketlerin de bu yeni duruma hızla adapte olmaları gerektiğine dikkat çekti. Kriz süreçlerinde en çok ihracatçıların etkilendiğine dikkat çeken Güven, “Artık Türkiye’den Rusya’ya mobilya satmak ya da gıda ihraç etmek çok zor. Rusya’da üretim yapmak lazım. Bu ihracatçıların burada zaten bir pazarı oluşmuş, mal satıyorlar. Eğer burada yatırım yapmazlarsa bu pazarların hepsini zaman içinde kaybederler. Burada hammadde ve enerji maliyetleri çok ucuz. Türkiye’nin katma değeri çok yüksek ürünlerde yatırıma yönelmesi gerekiyor. Yurt dışı yatırımlarının da ülkemize dolaylı katkısı olduğunu düşünüyorum. Rusya da buradaki Türk yatırımları kadar Türkiye’de yatırım yapıyor. Karşılıklı ekonomik bağımlılığın gelişmesi iki ülke siyasi ilişkileri açısından da sigorta görevi görüyor. Rusya’da devalüasyon yaşandı. Bütün BDT ülkeleri etkilendi. Eski döviz kurları göz önüne alındığında Rusya’ya ihracat artmaz azalır. Rusya pazarında olmak için artık burada üretmeyi de planlamak gerekiyor.” önerisinde bulundu.