Rusya'da Türkoloji bölümü öğrencileri "ulusalcı" kaynaktan besleniyor - YORUM

37

Rusya ve Türkiye siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerde tarihi gelişmeler yaşanırken, iki ülke arasında bilimsel ve entellektüel seviyede iletişim kuracak köprüler sağlıklı bir zeminde ilerlemiyor. Her yıl milyonlarca Rus turist, ziyaret ettikleri komşuları Türkiye hakkında olumlu izlenimlerle memleketlerine dönerken, Sovyet döneminden bu yana Türkiye uzmanı yetiştiren Rus üniversiteleri halen Soğuk Savaş yılları yaklaşımı ile Ankara'yı okumaya çalışıyor.

Rusya'yı sıklıkla ziyaret eden 'ulusalcı akademisyen' çevrenin etkisi ile Türkiye'de ABD'nin 'Büyük Ortadoğu Projesi'ni uygulamaya çalışan bir iktidar olduğunu düşünen Rusya Türkoloji öğrencilerinin tespitleri hayli ilginç. Türkiye'de ordunun vesayetinin devam etmesi gerektiğini düşünen öğrenciler; 12 Eylül referandumu ile Türkiye'nin geriye gittiğini ve özellikle kadın haklarında sıkıntılar olduğunu düşünüyor. Ankara'nın İsrail'le ilişkilerinin kötüleşmesini eksen kayması olarak değerlendiren öğrenciler, bir taraftan da Ankara hükümetini Washington'ın 'ılımlı İslam' stratejisinin uygulayıcısı olarak görüyor.

Moskova Uluslararası Devlet Üniversitesi (MGİMO) bünyesinde kurulun Türkiye Kulübü'nün düzenlediği konferansta "12 Eylül 2010 Referandum sonrası Türkiye" başlığı ile son dönemde Türkiye'deki gelişmeler öğrenciler arasında tartışıldı. 12 Eylül'de halkın sandığa giderek daha demokratikleşme adına yüzde 58 oyla evet dediği referandum paketi, Türkiye'nin bölünmesi için hazırlanan bir oyun olarak yorumlandı. Ulusalcı ağızla konuşan duayen Türkolog, referandumu 'Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir yansıması olarak değerlendirdi.

AK Parti hükümetini aşağılayan, Türkiye'yi "Amerika'nın uşağı" olmakla suçlayan "ulusalcı akademisyen çevreler"in yoğun Moskova trafiği dikkatten kaçmıyor. Türkiye Moskova Büyükelçiliği ve Başkonsolosluklarının desteğini arkalarına almaya çalışan bu çevrelerin faaliyetleri, Türk diasporası tarafından da eleştiriliyor.

Elbette Türkiye'yi çok iyi anlayan akademisyen ve entellektüel çevreler de Rusya'da yok değil. Carnegie Endowment Center Moskova Ofisi Direktörü Dmitriy Trenin Cihan Haber Ajansı'na verdiği özel demecinde, Ankara'nın askerin vesayetinden kurtularak gerçek bir demokrasiye doğru ilerlediği tespitinde bulundu. Tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar AK Parti hükümeti döneminde Rusya-Türkiye ilişkilerinin geliştiğine değinen Trenin'e göre, Ortadoğu ülkeleri için Türkiye iyi bir model.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan