Rusya Ankara Büyükelçisi İvanovski: Ortak çıkarlar Rusya ve Türkiye'yi birbirine yakınlaştırıyor-ÖZEL

13

Rusya Federasyonu’nun Türkiye Büyükelçisi Vladimir İvanovski, Türkiye-Rusya ilişkilerinin son dönemde ulaştığı seviyeyi hayretle izlediğini ve üç yıl önce Ankara'da göreve başladığında iki ülke arasında vizelerin kaldırılması gibi bir gündemin olabileceğini hiç düşünmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in Türkiye ziyaretine ilişkin Zaman ve Kommersant gazetelerinin sorularını yanıtlayan İvanovski'ye göre, 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi hayal değil. Türk yatırımcıları Rusya'ya davet eden Rusya Ankara Büyükelçisi, yeni oluşturulan organize sanayi bölgelerinde her türlü imkanı sunduklarını hatırlattı. İvanovski Medvedev'in Türkiye ziyaretinde vizelerin kaldırılması ile ilgili anlaşmanın da parafe edileceğini açıkladı.

1- Ekonomik krizin ardından iki ülke ekonomik ilişkileri yeniden gelişmeye başladı. Siyasi liderlerinin beş yıl içinde hedefledikleri 100 milyar dolarlık toplam ticaret hacmine ulaşılabilir mi?

Kriz öncesi dönemde 2008 yılında toplam ticaret hacmi 38 milyar dolara ulaştı. Ortaya çıkan bir kısım sorunlar ise, çözüm yönündeki siyasi irade sayesinde hızla çözüme kavuşuyor. Uygulamada yaşanan sorunlar bizi daha aktif ve hareketli işbirliğine sevk ediyor. Rus-Türk Karma Ekonomik Konsey çalışmalarından övgü ile söz etmek gerekiyor. Burada belirlenen stratejiler ekonomik ilişkilerin gelişimini sağlıyor.

Küresel kriz sürecinden toparlanma başarı ile sürerse, 100 milyar dolarlık toplam ticaret hedefini ulaşılabilir görüyorum. Türk şirketleri Rusya'da aktif çalışıyor. Rus şirketleri de Türkiye'de çalışmalarını sürdürüyor. Milyarlarca dolarlık tarımdan yüksek teknolojiye, enerjiden diğer sektörlere ortak projeler yürütülüyor. Güney Akım, Mavi Akım-2, Samsun-Ceyhan ve Türkiye'de ilk nükleer santral inşaatı gibi stratejik projeler ilişkilerimizde kilit rol oynuyor. Bu alanda ilişkileirmizin güçlenmesi Avrupa enerji güvenliğine de büyük katkı sağlayacak.

2- Vize rejiminin kolaylaştırılması veya kaldırılması mümkün mü?

Üç yıl önce Türkiye’ye Rusya Büyükelçisi olarak geldiğimde pratik açıdan bu konuyla uğraşacağımı tahmin bile edemiyordum. Fakat bugün Türkiye ile vize rejiminin kolaylaştırılabilmesi bir gerçek oldu. Bu da ilişkilerimizin ne kadar dinamik olduğunun açık bir göstergesi. Elbette bu konu titiz bir araştırma ve dolayısıyla zaman gerektirir, ama çözüm bulmaya başlamak bile çok şey ifade ediyor.

Bu konuda önemli gelişmeler sağlandı.  İki ülke Dışişleri Bakanlıkları arasında 1 ay süreli girişler için vizelerin kaldırılması konusunda mutabakat sağlandı. Medvedev'in Türkiye ziyaretinde bu konudaki anlaşma imzalanacak. Daha uzun süreli vizelerin kaldırılması ile ilgili çalışmalara da devam ediyoruz.

3- Rusya'da yatırım yapmak isteyen Türk şirketlere tavsiyeleriniz neler?

Türk şirketler Rusya pazarında tekstil, gıda, kimya, ahşap doğrama, elektronik ve elektroteknik sanayii, inşaat ve yapı malzemelerinin imalatı ve hizmet sektörüne ait olan ticaret, turizm ve bankacılık alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Moskova'nın dışında bölgelerde de Türk şirketlerinin çalışmaları var.

Rusya Devlet Başkanı Medvedev ekonominin çağdaşlaştırılması çerçevesinde beş öncelikli istikamet belirledi. Enerji etkinliği ve enerji tasarrufu, nükleer teknoloji, uzay teknolojisi, telekominikasyon ve GLONASS sistemi, tıbbi teçhizat ve ilaç sanayi ve stratejik bilişim teknolojileri gibi alanlar buna dahil.

Yenilikçi ekonomik büyümenin küçük ve orta ölçekli işletmelerle gelişeceğinin farkındayız. Türkiye'nin bu konudaki tecrübesini dikkate alarak, küçük ve orta ölçekli işletmeleri Rusya'da yatırıma davet ediyorum. Rusya yatırım ikliminin geliştirilmesi için bürokratik engellerin ortadan kaldırılmasını hedeflemekte.

Bu hedefe ulaşmak için hükümetçe bir tedbir paketi hazırlandı. Yatırım projelerinin gerçekleştirilmesinde idari engellerin azaltması, göç rejiminin kolaylaştırılması, alt yapıdan yararlanabilme işlemlerinin en uygun duruma getirilmesi, gümrük idaresinin geliştirilmesi, vergi politikası önlemleri, yatırımcı haklarını koruma gibi bir dizi önlem alınıyor. Bu değişiklikler yakında yasa haline gelince Rusya pazarı yatırım açısından daha cazip ve yatırım için daha güvenilir hale gelecek.

4- Rusya-Türkiye ilişkilerinin stratejik ortaklık düzeyine doğru ilerlemesinde temel faktörler neler?

Rusya Devlet Başkanı Medvedev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Şubat 2009'da imzaladıkları ortak deklarasyon burada yol haritasını  belirledi. Bugünlerde Rusya ile Türkiye’nin arasında var olan, hem bölgesel hem daha geniş olarak dünya düzeyinde uluslararası gündemin bir çok noktasında çıkar birliğinden bahsediyoruz. Politika ve ekonomi alanlarında ortak çıkarlarımız iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmakta. Üçüncü tarafın aleyhine olmayan ilişkilerde karşılıklı güven ortamı da giderek artıyor. Soğuk Savaş dönemi yaklaşımlarının tamamı ile bir tarafa bırakıldığını söyleyebiliriz. Elbette bazı sorunlar olacak. Orta Asya'da rekabet, Güney Kafkasya, AKKA anlaşması gibi bazı konularda kısmi fikir ayrılıkları olabilir. Ancak, uluslararası politika açısından yaklaşımların çok yakın olduğunu görüyoruz. Görüş farklılıkları yoğun siyasi ilişkiler ve ekonomik işbirliği sayesinde asgariye indiriliyor.

5- Siyasi liderlerin ilişkilerin gelişimine ve gelecek perspektifine katkılarını nasıl yorumluyorsunuz?

Rus-Türk ilişkilerinin güçlendirilmesinde devlet başkanları ve başbakanlarının rolü gerçekten küçümsenemez. İki ülke liderlerinin geliştirdiği güvenilir ilişkiler sayesinde her türlü konuda müzakere imkanı var. Bu da hem bölgesel hem de uluslararası sorunlarda ortak çözüm oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bölgesel duruma gelince Rusya ve Türkiye, iki ülke için stratejik açıdan önemli olan Karadeniz bölgesinde, BLACKSEAFOR, Karadeniz Uyumu Harekatı ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde ortaklığını pekiştiriyor.

Daha geniş açıdan baktığımızda, İran nükleer krizi, Orta Doğu sorununun çözümü, Irak ve Afganistan’daki durumun istikrara kavuşturulmasına ilişkin düzenli olarak istişare mekanizmasını işletiyoruz. Yukarı Karabağ sorunu, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi sürecinde işbirliği devam ediyor. Uluslararası örgütlerde işbirliğimizi önemsiyoruz. Tüm bu konular Medvedev'in Türkiye ziyaretinde de teferruatlı bir şekilde ele alınacak.

Medvedev’in ziyaretinin Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerinin 90. Yıldönümünde yapılması da tarihi bir anlam taşıyor. 26 nisan 1920 yılında Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Sovyet hükümetine seslenerek diplomatik ilişkilerin kurulmasını teklif etti. Aynı yılın 3 Haziran'ında dışişlerinden sorumlu halk komiseri Georgi Çiçerin Atatürk’e olumlu karşılık verdi. 7 Kasım 1920'de de Ankara’da resmen büyük elçiliğimiz açıldı. Mustafa Kemal'in Taksim anıtına Sovyet Büyükelçisi Semyon Aralov'un heykelinin konulmasını istediğini de hatırlamak gerekiyor.

Türk meslektaşlarımızla birlikte, fotoğraf sergileri, belgesel film gösterileri düzenliyoruz. 14-15 Mayıs tarihlerinde Ankara’da Rus-Türk ilişkileriyle ilgili bilimsel ve pratik konferans yapılacak. Bunun gibi bir konferans diplomatlarımız tarafından Konya’da düzenlendi. Bu etkinliklere, üniversite öğrencileri dahil olmak üzere Türk toplumundan geniş katılımın olması sevindirici. Türkiye'de Rusya, Rus-Türk ilişkilerinin tarihi ve geleceği büyük ilgi görüyor.

6- Kültür ve eğitim alanındaki ilişkilerimizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rusya ve Türkiye komşu ülkelerdir. Sadece siyasi  ya da ticari ve ekonomik bağlar değil, yüzyıllarca süren kültürel ilişkiler de bizi birleştirir. Son zamanda bu alanlardaki ilişkilerimiz oldukça aktif bir şekilde gelişmekte. Ancak şüphesiz ki bu yöndeki potansyelimizi tam olarak kullandığımı söyleyemeyiz.

11 Mart 2010'da Topkapı Sarayı Müzesinde, 'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti' programına dahil olarak Moskova Kremlin Sarayı Hazineleri sergisi açıldı. 26 Mayıs-16 Ağustos arasında Topkapı Müzesi'nde Kremlin müzesinin iştiraki ile Osmanlı Sultanlarının Hazineleri sergisi yer alacak. Bu sergiler, ülkelerimizin arasındaki ilişkilerin ne kadar saygılı ve nezaketli olduğunu gösteriyor. Rus-Türk ilişkilerinin geleceği açısından da bu etkinliklerin katkı sağlayacağına inanıyorum.

İki ülke gençlerinin Rusça ve Türkçe öğrenmeye ilgilerinin artmasını da memnuniyetle izliyoruz. Bugünlerde Rusça, Türkiye’de 17 üniversitede öğretiliyor. 2000'de bu sayı sadece beşti. Türkiye’nin önde gelen kolejlerinin bazılarında da Rusça öğretimine başlandı. Rusya’da yüksek öğrenim görmek isteyen Türk öğrenciler için 2010'da kotaları artırarak 70'e çıkardık. Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill’in Temmuz 2009'da ilk kez Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştirdiğini de unutmamak gerekiyor.

7- Rus turistlerinin Türkiye’den beklentileri ya da eleştirileri neler? Türk vatandaşlarına Moskova’da ya da herhangi diğer bir Rus şehrinde tatil geçirmeyi tavsiye eder miydiniz?

Sanırım Rus turistlerin tek isteği Türk konukseverliğinin ve her açıdan sıcak kanlı olan insanların hiç değişmemesi. Elbette şikayetler de var. Bazen bizim turistlerin davranışları da mükemmel değil. Her geçen yıl daha fazla turistin Türkiye'yi tercih etmesi sevindirici.

Türkiye’den de Rusya’ya turist akışının aynı seviyeye ulaşmasını arzu ederiz. Türkler henüz Rusya’nın turizm potansiyelini çok iyi bilmiyor. Ülkemizin, hem iç turizmin geliştirilmesi hem yabancı turistler için çok büyük imkanlar var. Zengin tarihi, büyük coğrafyası, kültürel mirası ve bazı bölgelerde el değmemiş tabiatı ile Rusya'yı dolaşmak gerekiyor. Rusya’daki birçok mimari, tarihi ve kültür eserleri UNESCO dünya kültür mirasları listesinde yer alıyor.

Bunların arasında Kremlin, Kızıl Meydan, St. Petersburg tarihi merkezi ile çevresindeki saray ve park kompleksleri, Novgorod şehrinin tarihi eserleri, Solovets takım adalarının tarihi ve kültür kompleksi, eski Vladimir ve Suzdal toprağı ile Altın Yüzük şehirlerinin beyaz taş eserlerini sıralamak mümkün.

Karadeniz ve kuzeydeki Baltık Denizinde bulunan tatil yerleri olan Rusya, plaj tatili için de uygun bir ülke. Kuzey Kutup bölgesinde kuzey halklarına tur yapabilme ve tundrada geyik safarisi yapmak mümkün. Buna bağlı olarak, Türkiye’nin turizm sektörünü geliştirme deneyiminin Rusya için son derece yararlı olduğunu da kaydetmek isterim.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan