Türk-Rus dostluğunda medyaya kaçınılmaz rol

4

Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinde yaşadığı dönüşüm ve normalleşmenin hızlı bir şekilde komşularıyla ilişkilerine yansıdığını son birkaç  yıldır açıkça görüyoruz. Bu sürecin doğal bir parçası olan ‘komşularla sıfır sorun' yaklaşımı meyvelerini veriyor. Geçmişte düşman ilan edilen komşular, artık teker teker kıymetli ortaklar haline geliyor. Dünyanın dev ekonomilerinin küresel krizden etkilendiği bir dönemde, Türkiye komşuları ile vizeleri kaldırıyor. Suriye, Ürdün, Lübnan gibi ülkelerin ardından şimdi Rusya ile vizelerin kalkması gündemde. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in yarın başlayacak Türkiye ziyaretinde vize meselesinin sonuca bağlanması planlanıyor. Bir aylık süre ile sınırlı olsa bile vizesiz seyahat, oluşan güvenin göstergesi. Artacak ziyaret trafiğinin iki ülke ilişkilerini her yönüyle derinleştireceği şüphe götürmez.

Bir zamanlar düşman bloklarda yer alan iki ülkenin geldiği bu nokta, gelecek açısından ümit verici. Zira, 1990'lı yıllarda narenciye satışları ve bavul ticareti ile ticari ilişkiye girdiğimiz Rusya'da artık Türk inşaat fi rmaları, beyaz eşya, otomotiv ve diğer sektörlerden

birçok şirketin doğrudan yatırımları  milyar dolarlarla ifade ediliyor. Yetkililer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ocak ayındaki Moskova temaslarında belirlenen ‘önümüzdeki beş yılda 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi'nin hayal olmadığını dile getiriyor. Rusya ve Türkiye, bölgesel ve uluslararası sorunlara aynı pencereden bakabiliyor. Ortadoğu, Afganistan, İran ve Irak problemlerine benzer çözüm yaklaşımları ortaya koyuyorlar. Karadeniz havzasında ortak güvenlik, silahsızlanma ve Kafkaslar konusunda, küçük nüanslarla benzer politikalara sahip oldukları görülebiliyor.

Türkiye'nin NATO üyesi olması, Moskova'nın Ankara ile ‘karşılıklı güven' prensibine dayalı çok boyutlu ve stratejik ortaklık noktasına doğru ilerleyen ilişkiler geliştirilmesine engel teşkil etmiyor. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin resmen başladığı 3 Haziran 1920'den bu yana geçen 90 yılın özellikle son on yılında çok büyük mesafeler alınmasında

liderlerin rolü büyük. Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in ilk Rusya devlet başkanı olarak 2004'te Türkiye'ye yaptığı ziyaretin önemli bir milat olduğunu hatırlamak gerekiyor. Şimdi Rusya Devlet Başkanı Medvedev, resmi ziyaret için Türkiye'ye geliyor. Liderlerin sergilediği sıcak yaklaşım ve ortaya koyduğu iradenin bir yansıması olarak, bakanlar ve diplomatlar ziyareti verimli kılmak için yoğun çalışmalarını sürdürüyor. Sadece vizelerin kaldırılması değil, karşılıklı olarak kültür merkezlerinin kurulması, iç güvenlik, tarım, enerji ve diğer alanlarda bir dizi anlaşma imzalanacak.

Karşılıklı çıkar prensipleri çerçevesinde birbirine daha sıkı sarılan Rusya ile Türkiye'nin kurduğu sıcak ilişkilerin diğer dünya ülkelerine örnek olacağını söyleyebiliriz. Farklı alanlarda derinleşen bu yoğun ilişkinin medya boyutundan yoksun kalması düşünülemez. Basının önemli görevlerinden biri, iletişim sürecine etkin bir katkı sağlamaktır. Zaman Gazetesi, bu konudaki katkılarıyla farkını ortaya koymuş durumda.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Moskova ziyaretinde Rusya'nın önde gelen gazetelerinden İzvestiya ile hazırladığımız ortak yayının benzerini, Putin'in Ankara ziyaretinde devam ettirdik. Şimdi elinizde, Rusya'nın bir diğer önemli gazetesi Kommersant ile hazırladığımız ortak çalışma bulunuyor. Bu ortak yayının da diğerleri gibi Türk-Rus dostluğuna büyük katkı sağlayacağından şüphem yok.

Ekrem Dumanlı, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni