Gül, Medvedev onuruna akşam yemeği verdi

6

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ve Rusya'nın, Avrasya coğrafyasında, barış, istikrar ve güvenliğin timsali haline geldiğini, ülkeler arasındaki verimli işbirliğinin örnek bir nitelik kazandığını belirterek, ''Bölgemizde kalıcı barışın ve istikrarın tesisi için Türkiye ve Rusya'nın ortak çabalarının elzem olduğu herkes tarafından teslim edilmektedir'' dedi

Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ve eşi Svetlana Medvedeva onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi. Gül, Medvedev ve eşleri, konukları Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı.

Yemeğe, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve eşi, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve eşi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve eşi, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve eşi, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve eşi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve eşi, Ankara Valisi Kemal Önal, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi, bazı milletvekilleri, büyükelçiler, aralarında Bülent Eczacıbaşı, Ahmet Nazif Zorlu, Ahmet Çalık, Başaran Ulusoy ve Fettah Tamince'nin de bulunduğu çok sayıda iş adamı, rektörler, öğretim üyeleri ve basın yayın kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan kalabalık bir davetli grubu katıldı.

Yemekte Medvedev'e ziyaretinde eşlik eden Rus bakanlar ile Rusya Federasyonu Çeçenistan Cumhuriyeti Başkanı  Ramazan Kadirov ve Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Başkanı Rüstem Minnihanov da bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, Medvedev ve eşleri konukları karşıladıktan sonra salonda bulunan Atatürk portresini inceleyerek sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmada, geçen yıl kendisini ve heyetini büyük bir misafirperverlikle Moskova'da ağırlayan Medvedev'i Türkiye'de görmekten ve ziyaretin iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90'ıncı yılında gerçekleşmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

''Tarihi'' olarak nitelediği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere yeni ve kuvvetli bir ivme kazandıracağına, çok boyutlu ortaklığı ileriye taşıyacağına, bölgesel ve uluslararası konulardaki istişareleri pekiştireceğine olan inancını ifade eden Gül, gelecek yıl da 16 Mart 1921 tarihli Dostluk ve Kardeşlik Anlaşması'nın 90. yıl dönümünün kutlanacağını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Gül, ''Türk-Rus ilişkilerinde yeni bir dönemin açılmasını sağlayan bu iki önemli olay, zor zamanlarda dayanışma içinde olan iki ülkenin ve halkın geçmişinde hatırlanması gereken mihenk taşlarıdır'' dedi.

Rusya'nın önemli bir komşu ve dost olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, şunları  söyledi:

''İlişkilerimiz tarihin kimi dönemlerinde, tüm dünya devletleri arasında olduğu gibi, zaman zaman rekabet ve çatışmanın hakim olduğu merhalelerden geçmiştir. İstiklal Harbimiz sırasında olduğu gibi, dayanışmanın öne çıktığı dönemler de mevcuttur. Türk halkı, milli mücadele yıllarımızda Rus halkı tarafından gösterilen müzahereti unutmamıştır.

Ancak, şüphesiz, komşu olmaktan kaynaklanan yakınlığımız, tarih boyunca siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkilerimizin en güçlü temelini oluşturmuştur. Bugün, ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki komşuluk hukukunu, el birliğiyle ve karşılıklı gayretlerimiz neticesinde çok boyutlu güçlendirilmiş ortaklık seviyesine taşımış olmaktan sevinç ve gurur duyuyoruz. İlişkilerimizin ve her alandaki işbirliğimizin karşılıklı anlayış, güven ve ortak menfaatlerimiz temelinde her geçen gün daha da güçlendiğini ve derinleştiğini görmek bizleri ziyadesiyle mutlu etmektedir.

Avrasya coğrafyasında, barış, istikrar ve güvenliğin timsali haline gelen ülkelerimiz arasındaki verimli işbirliği artık örnek bir nitelik kazanmıştır. Bölgemizde kalıcı barışın ve istikrarın tesisi için Türkiye ve Rusya'nın ortak çabalarının elzem olduğu herkes tarafından teslim edilmektedir. Bu çerçevede, bugün gerçekleştirdiğimiz fevkalade faydalı görüşmelerimizde bölgesel ve uluslararası pek çok meseleye yaklaşımlarımızın büyük oranda örtüştüğünü memnuniyetle müşahede ettim.''

-''TÜRKİYE VE RUSYA ÖNEMLİ EKONOMİK ORTAKLAR''-

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler açısından bir yol haritası niteliği taşıyan ortak deklarasyonun geçen yıl Rusya'ya yaptığı ziyaret sırasında imzalandığını  hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, bu süreçte deklarasyonun olumlu sonuçlarının alındığını, bunun da gelecek için ümit ve güven verici olduğunu belirtti.

İmzalanan anlaşmaları, dayanışmanın çeşitlendirilmesi için atılan adımları ve kurulan Üst Düzey İşbirliği Konseyi'ni bu olumlu sonuçlara örnek gösteren Gül, toplanacak ''Toplumsal Forum''un da halklar ve sivil toplum kuruluşları arasındaki mevcut anlayışı geliştireceğini ve verimli bir diyalog ortamı sağlayacağını dile getirdi.

Hızla gelişen ve çeşitlenen ticari ve ekonomik ilişkilerin iki ülkeyi ve halklarını yakınlaştırdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''2008 yılında ikili ticaret hacmimiz 38 milyar dolar gibi rekor bir düzeye ulaşmış, Türkiye ve Rusya önemli ekonomik ortaklar haline gelmişlerdir. Hatta Rusya 2008'de Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olmuştur. 2009 yılında küresel ekonomik ve mali krizden etkilenen ticari ilişkilerimizin, 2010 yılının ilk aylarından itibaren süratli bir toparlanma sürecine girmiş olması sevindiricidir.

Bu sağlam zeminden hareketle önümüzdeki beş yıl içinde, Rusya ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Moskova başta olmak üzere, Rusya'nın birçok bölgesinde çok sayıda proje gerçekleştirmiş olan Türk müteahhitlik firmalarına gösterilen teveccüh de bizleri gururlandırmaktadır. Karşılıklı yatırımlardaki artış ekonomik işbirliğimizi perçinlemektedir. Ziyaretiniz sırasında gerçekleştirdiğiniz temasların ve imzalanan anlaşmaların ekonomik ve ticari işbirliğimizi yeni bir boyuta taşıyacağına inanıyorum.''

-''HALKLARIMIZ ARASINDAKİ  İLİŞKİLER DAİMA YOĞUN OLMUŞTUR''-

İki ülke halkları arasındaki ilişkiler ve karşılıklı etkileşimin de daima yoğun ve üst düzeyde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizi birbirimize yakınlaştıran pek çok unsur arasında insani ve kültürel ilişkiler önemli bir yer tutmaktadır. Son dönemlerde artan kültürel faaliyetlerimiz, ortak kültür mirasımızın en nadide unsurlarının sergilenmesine imkan tanımaktadır.

Bu bağlamda, diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 90. yıl dönümü şerefine Topkapı Sarayı'nda açılan Kremlin Sergisi ve Kremlin Sarayı'nda açılacak olan Topkapı Sergisi kültürel zenginliğimizin tüm ihtişamıyla gözler önüne serilmesini sağlamaktadır. Rus klasik balesi ve müziği Türkiye'de yakından tanınmakta, Rus edebiyatçıların ölümsüz eserleri halkımız tarafından beğeniyle okunmaktadır.

Bugün pek çok Türk ailesinin kütüphanesinde Puşkin'in, Dostoyevski'nin, Tolstoy'un ve daha nice Rus yazarlarının ve şairlerinin kitapları bulunmaktadır. Bugün Zat-ı Devletlerini misafir ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nün duvarlarını ortak kültür değerimiz olan Osmanlı saray ressamı Ayvazovski'nin tabloları süslemektedir.

Rusya'da Türkoloji kürsüleri ve Türkiye çalışmaları ezelden beri güçlü olmuştur. Türkiye'de de gençlerimizin Rusça öğrenme ve Rusya'yı daha iyi tanıma arzusunun giderek artması Türk üniversitelerini de bu konuda adımlar atmaya teşvik etmektedir. Son dönemde bazı Türk üniversitelerinde Rusya kürsüleri açılmıştır. Ziyaretiniz vesilesiyle açılışı yapılan 'Rusya Çalışmaları Merkezi' de bunun son örneklerinden biridir.

2009 yılındaki ekonomik krize rağmen, her yıl Türkiye'yi tercih eden 3 milyon civarındaki Rus turist sayısında düşüş yaşanmaması da Rus dostlarımızın ülkemize yönelik teveccühlerini göstermesi açısından sevindirici bir unsurdur.''

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını, ''Türk ve Rus halklarının kadim dostluğuna, halkların esenliğine ve refahına, iki ülke işbirliğinin istikbal vadeden geleceğine' kadeh kaldırarak bitirdi.

-MEDVEDEV'İN KONUŞMASI-

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı  Dimitri Medvedev de yemekte yaptığı konuşmaya, Türkiye'de kendisine ve beraberindekilere gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek başladı.

İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90. yılının kutlandığını hatırlatan Medvedev, Türkiye ile Rusya'nın ''kader ortaklığı''nın 500 yıllık bir geçmişi olduğunu, yaşanan dramatik dönemlerin geçmişte kaldığını söyledi. Medvedev, ''Son 20 yıl içinde Türkiye, Rusya için çok yakın bir ülke konumuna gelmiştir. Birbirine güvenen, sağlam iki ortak olduk. Birbirimizi dinlemek, karşılıklı adımlar atmak, her ikimiz için uygun olan çözümler aramak için açık irademiz ortaya çıkmıştır'' diye konuştu.

Ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştiğini kaydeden Medvedev, ziyaretinin stratejik ortaklık yolunda yeni bir adım olacağına inandığını, Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin kurulmasının da bu yönde kayda değer somut bir aşama olduğunu söyledi.

Anıtkabir'e yaptığı ziyareti anımsatan Medvedev, şunları kaydetti:

''Kemal Atatürk'ün ülkesi için yapmış olduğu her şey, uluslararası topluluk için de fevkalade büyük ehemmiyete haizdir. Her şeyden evvel, kalkınmanın önemini anladığı, Türkiye'yi bu yolda ileri götürdüğü, Avrupa halkları ailesinde layık olduğu yeri kazanması için çaba sarf ettiği içindir.

Tamamıyla katıldığım bir ifadesini burada hatırlatmak istiyorum: 'Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak için insan olmak yeterlidir'. Gerçekten de insan hak ve özgürlükleri, hoşgörü, kişiye ve farklı milletlerin geleneklerine saygı gibi değerler, barışın teminatı, medeniyetin gelişmesinin de koşuludur. Aynı zamanda Rusya ve Türkiye'nin izledikleri net bir amaçtır.''

Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliğinde halkların önemine dikkati çeken Medvedev, ''Toplumsal Forum''un bu yönde yapıcı ve birleştirici bir rol oynayacağını, böyle bir platforma ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

''Karşılıklı bağımlı ve bağlantılı olan bugünkü dünyamızda Rusya ve Türkiye, Batı ile Doğu, Avrupa ile Asya arasında muazzam birer köprüye benzer. Sadece iki ülke aynı zamanda bu iki kıtada yer almaktadır. Bu da bugünkü ve yarınki planlarımızda birbirimize dayanmak için ayrı bir sebeptir'' diyen Medvedev, gerek ikili gerekse uluslararası platformda başarılı işbirliğinin yürütüleceğine inandığını vurguladı.

Medvedev de konuşmasının sonunda, Rusya ile Türkiye arasındaki dostluk ve ortaklığın pekişmesine, halkların huzur ve refahına kadeh kaldırdı.

-ÇİÇEKLER VE SÜSLEMELER DİKKAT ÇEKTİ-

Çankaya Köşkü'ndeki Büyük Resepsiyon Salonu'nda gerçekleşen yemekte, salondaki çiçekler ve süslemeler dikkati çekti. Protokol masasında pembe çiçeklerden yapılmış figürler göze çarparken diğer masalar da beyaz renkli çiçekler ve mumlu, büyük cam şamdanlarla süslendi.

Yemekte konuklara, zeytinyağlı  enginar dolma, su böreği, içli köfte, kadayıfa sarılı pazılı  dil balığı, firik pilavı ve közde patlıcan ile kuzu pirzola ve frambuazlı baklava ikram edildi.

Kaynak: AA