Jirinovski dinleyenleri kahkahaya boğdu: "Kızılay, Kızıl Meydan olmayacak!"

9

Avrasya Diyaloğu Vakfı'nın Moskova Uluslararası İlişkiler Üniversitesi'nde (MGİMO) düzenlediği "Rusya ve Türkiye 21. yüzyılda birlikte" konferansında konuşan Liberal Demokrat Parti (LDPR) Başkanı Vladimir Jirinovski, 40 yıl önce Türkiye'de bulunduğu yıllardaki hatıralarını anlattı. Salonu kahkahalara boğan Jirinovski, "Türkiye'de Sovyetler Birliği karşıtı gazeteler o zaman "Kızılay, Kızıl Meydan olmayacak" başlığını atıyordu. Gerçekten Komunist Türkler'e gerek kalmadı. Ruslar'ın da komunistlere ihtiyacı yok. Bize sizin Akdeniz kıyılarınız ve güneşiniz lazım. Bizi karşılayın, siz de buraya gelin. Bir de fiyatların ucuzlaması lazım.." dedi.

Rusya ve Türkiye arasında vizelerin hemen kalkması gerektiğini savunan Jirinovski, Rusya'nın petrol ve doğalgaz zenginliklerini sattığı yönündeki eleştirilere de, "Biz de sizin sıcak denizinizden ve güneşinizden istifade etmek için geliyoruz. Bunun için de para ödüyoruz. Güneş ve su sizin mi?" diye espri yaptı. Salondan alkış alan Jirinovski, Berlin duvarının 20 yıl önce yıkıldığını, kimilerinin bu durumun dünyayı daha az güvenli hale getirdiğini savunduğunu ifade etti. 

"Yaşasın Rusya-Türkiye dostluğu"

Rusya ve Türkiye arasında tarihte 30 savaş yapıldığını hatırlatan LDPR Başkanı, "Rusya İmparatorluğu da, Osmanlı İmparatorluğu da artık kayboldu. Yerlerinde çok daha küçük devletler var. Savaşları kimin kazandığı ya da kaybettiği fark etmiyor. Savaşlar çözüm üretmiyor. Bütün ülkeler aynı yöntem ve kanunlarla yönetilemez. Tekel bakış açılarından kurtulmalıyız" tespitinde bulundu.

Artık ne Rusya'nın Pan-Slav ne de Türkiye'nin Pan-Turan peşinde koşmadığını kaydeden Jirinovski, "Rus çarı Hazar'ın iç deniz olmasını istemişti, şimdi kıyılarında beş ülke var. Osmanlı da Karadeniz'in iç deniz olmasını istemişti. şimdi kıyılarında altı ülke var. Hepimiz tekelci bakıştan kurutlmalıyız... Arap gençleri 'Kaddafi ayrıl' derken bunu söylüyor" ifadelerini kullandı.

İki ülke halklarının, siyasetçilerinin tercüman olmadan konuşabilmeleri gerektiğini vurgulayan Jirinovski, kültür, müzik, spor ve halklar arasında ilişkilerin gelişmesinin siyasiler arasındaki ilişkilerden daha önemli olduğunu belirtti. Jirinovski'nin "Yaşasın Rusya-Türkiye dostluğu" çağrısı salondan alkış aldı.

"Türkiye küresel barışa katkı çabasında"

Toplantı da bir konuşma yapan TBMM Rusya Dostluk Grubu Başkanı Salih Kapusuz, Türkiye-Rusya ilişkilerinin sosyal alanda da büyük bir ivme ile geliştiğine dikkat çekti. Kapusuz konuşmasında, "Uluslararası sistem radikal değişim geçiriyor. Terör, kitle imha silahlarının yaygınlaşması, yasa dışı göç gibi yeni tehditler gündemde... Bunun için birlikte çözüm aramak gerekiyor" dedi. Demokratikleşme, çoğulculuk, uyum ve hoşgörü gibi kavramların öncelik kazandığına dikkat çeken Kapusuz, "Uluslararası her konu ve gelişme birbiri ile irtibatlı. Sistem çok kutuplu anlayışa doğru evriliyor" tespitinde bulundu. 

Türkiye'nin komşuları ile sıfır sorunlu dış politika anlayışı geliştirdiğini ve kazan-kazan formülü ile hareket ettiğini kaydeden Kapusuz, "Küresel barış ve istikrara katkı sağlama çabasındayız" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 15-16 Mart'ta Moskova'da düzenlenecek Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin (ÜDİK) ikinci toplantısına katılmak üzere Moskova'ya geleceği bilgisini veren Kapusuz, "Rusya ile her alanda ilişkilerimizin geliştirilmesine önem veriyoruz. Üst düzeyde gelişen ilişkileirn bireye kadar indirilmesi çabasındayız. Rusya-Türkiye ilişkilerinde sağlanan ivme bölgesel ve uluslararası sorunlara da olumlu katkı sağlama potansiyeline sahip" şeklinde konuştu.
"Türkiye, istikrar unsuru olabilir"

MGİMO Rektörü Anatoli Torkunov Türkiye'nin Rusya'nın çok önemli bir komşusu olduğunu, iki ülke ilişkilerinin son on yılda hızla geliştiğine dikkat çekti. Türkiye'nin Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi olduğunu ifade eden Torkunov, "Tüm dünyada Ortadoğu ve Kuzey Kafkasya'da yaşanan ayaklanmalar nedeni ile büyük bir endişe var. İslam dünyası ile işbirliğinin önemini daha iyi anlıyoruz. Türkiye'nin bölge için istikrar unsuru olabileceğini düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.

Toplantıya Türkiye'den AK Parti milletvekilleri Cemal Kaya ve Ahmet Koca katılırken, 1984'de TBMM'de ile Türk-Sovyet dostluk grubunun başkalığını yapan eski bakanlardan Bülent Akarcalı da konferansta bir konuşma yaptı. Hiç bir Rus askerinin kılıcında Türk halkının kanı olmadığını, hiç bir Türk askerinin kılıcında da Rus halkının kanının olmadığını ifade eden Akarcalı, iki ülkenin geçmişinde yüzlerini kızartacak herhangi bir olumsuz yaşanmadığını belirtti. 100 binin üzerinde Rus-Türk evliliği olduğunu hatırlatan Akarcalı, Türkiye'nin sanayi hamlesinde Rusya'nın büyük katkısı olduğunu vurguladı. 

Büyükelçi Sezgin yoğun programı nedeni ile katılamadı

Yüzlerce üniversite öğrencisinin izlediği programda Türkiye Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin'in katılamaması ise dikkat çekti. Büyükelçilik'ten edinilen bilgiye göre Sezgin, yoğun programları nedeni ile toplantıya iştirak edemedi. Moskova'da yaşayan Türk diasporası Büyükelçi Sezgin'in programda yer almamasına tepki gösterdi.

Faruk Akkan, Yaşar Niyazbayev, Moskova, Cihan