Stalin, Nazım Hikmet’i öldürtmek istemiş

1687

Eski Sovyet lideri Jozef Stalin’in 1950’lı yılların başlarında şair Nazım Hikmet’i öldürtmeyi planladığı iddia edildi. Rus kaynaklara göre, SSCB’ye kaçan Türk şair, Stalin’in sık sık şiirlerde anılmasının zorunluluk hale getirilmesinden rahatsız oluyordu. Nazım, dostu Sovyet yazarı İlya Erenburg’a, “Ben yoldaş Stalin’e çok saygılıyım, fakat kendisinin güneşle kıyaslandığı şiirleri hazmedemiyorum. Bu sadece kötü şiir değil, aynı zamanda kötü zevk…” şeklinde tepkisini dile getirmişti.

Abhaz kökenli ünlü Sovyet ve Rus yazarı Fazil İskender, 2004’de kaleme aldığı “Paris Mağazasında” adlı eserinde Nazım’la ilgili anılarını da yazdı. Azeri asıllı Sovyet Türkologu ve aynı zamanda Nazım’ın en yakın dostu Ekber Babayev’in anılarını paylaşan İskender, “Nazım’ın özel şoförü bir gün itiraf etti. Şoföre göre kendisine Türk şairini öldürmek için özel talimat verilmişti. Suni araba kazası yardımıyla mı? Bilemiyorum. Kalbi çok hasta olan Nazım için bu bile yeterli idi.” şeklinde anlattı.

Fakat Nazım’ın şoförünün sevgi ve saygısını kazandığına işaret eden Abhaz yazar, “Şoförü Nazım’a suikast girişimiyle ilgili planı anlattı. Peki şoförün kendisi nasıl sağ kaldı? Tahminime göre bu talimat Stalin zamanında verilmişti. Fakat Stalin ölünce bu talimat da iptal edildi…” ifadelerini kullandı.

Nazım’la iki kere karşılaştığını anlatan İskender, “Bizim Edebiyat Enstitüsü’nü ziyaret ederek öğrencilerle görüştü. Espri yapıyor ve müthiş etkileyici biri idi. Rusça konuşuyordu ve fazla Türk aksanıyla” diyerek anılarını paylaştı.

Nazım’ın 1920’li yıllarda Moskova’ya ilk kez geldiğinde ünlü bir bürokratın eşiyle aşk yaşadığını anlatan İskender, “Tramvay’da giderken bir kadının ilgi çekici bakışları genç ve bekar Nazım’ı etkiledi. Onlar tanıştılar, aralarında ilişki oldu. Fakat daha sonra bu kadının ünlü bir memurun eşi olduğu ortaya çıktı. Kendisi Sovyet karşıtı faaliyetler iddiasıyla tutuklandı. Mahkemede Nazım’ın da tanık olarak ifadesini aldılar. Mahkemede Nazım’a, “Siz kadının siyasi görüşleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?” sorusuna Nazım, “Onun siyasi görüşleri yok. O sadece bir o..” yanıtını vermişti.” dedi.

İskender’e göre, Nazım’ın ifadesi mahkemenin hoşuna gitmemesine rağmen, 1920’lı yıllarda Sovyet yönetimi yabancı komünistlerin görüşüne çok önem veriyordu. Çünkü Moskova’nın hedefi dünya Komünizm devrimi planıydı.