Nazım şöyle derdi: Kuran’ı sallayarak siyasete alet etmeniz ayıp

239

Türk ve Dünya şiirinin ulu çınarı Nazım Hikmet ölümünün 52. yılında Rus Türk İşadamları Birliği’nin (RTİB) organizasyonu ile Moskova’da anıldı. Moskova’da 3 Haziran 1963’de hayatını kaybeden Nazım Hikmet’i anma törenine Türkiye’den Nazım Hikmet Vakfı, sanatçı, edebiyatçı ve Nazım dostları katıldı.

Nazım’ın mezarının bulunduğu Novodeviçi Mezarlığı’ndaki törende konuşan Ataol Behramoğlu Türkiye’de kürsüden Kur’an sallayarak dini siyasete alet edenlerin olduğunu söyledi. Nazım Hikmet’in bugün yaşasaydı dinin siyasete alet edilmesine tepki göstereceğini ifade eden Behramoğlu, “Nazım, ‘Ey dini siyasete alet edenler, ey din tacirleri siz kimsiniz? Kürsüde Kur’an sallayanlar, o kutsal kitaba ayıp değil mi yaptığınız. Din hiç kimsenin malı değil, ortak kültürümüz’ derdi.” ifadelerini kullandı.

Ayrımcılık ve ırksallığa dayalı siyaset yapılmasına da Nazım’ın tepki göstereceğini belirten Behramoğlu, “Böyel siyaset olmaz. Türkiye bir ulus devletidir. Çağdaş dünyadaki en önemli ulus devletlerden biridir. Bu sentezi koruyalım derdi. Nazım Hikmet derdi ki: ‘Emperyalizmin ve buna alet olanları biliyorsunuz. Türkiye’nin bütünlüğünü savunacağız. Bütün komşularla dost olacağız. Bütün komşularla nasıl düşman olunur?’ Sonra da bütün komşularımızla düşman olanları lanetlerdi.” değerlendirmesinde bulundu.

resim tanımı girin

Cihan Haber Ajansı’na konuşan Behramoğlu, “Bir insan, kişi ya da grubu vatan haini olarak nitelemek en ağır itham. Bunun için o kişinin vatanına gerçekten ihanet ettiğinin delillerinin ortada olması lazım. Vatan hainliğini hak edenler, kendi ülkelerinin geleceğini karartanlar, uygarlık yolundan saptıranlar, karanlığa doğru götürenler, başka milletlerle onların çıkarına anlaşma yapanlardır. Kendi ülkesinin insanları yoksulluk içindeyken, ceplerini paralarla dolduranlardır. Bana göre budur.” tespitini yaptı.

resim tanımı girin

Ülkenin karanlığa doğru götürülmek istendiği uyarısı yapan Behramoğlu, kendisinin her şeye rağmen ümitli olduğunu, insanlığın zaman zaman geriye gitse de sürekli daha fazla özgürlük ve emekçinin hakkının korunmasına doğru gittiğini vurguladı.