Rus uzman Fedor Lukyanov: Rusya-Türkiye ilişkilerinde iyileşme göremiyorum

288

Rusya’nın başkenti Moskova’da Valdai Düşünce Kulübü’nün düzenlediği "Ortadoğu: Şiddetten güvenliğe" programına başkanlık yapan Global Affairs Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fyodor Lukyanov, Suriye’de ateşkes ve Türkiye’nin durumu, Rusya’nın Suriye’deki durumu ve Rusya-Türkiye ilişkilerini Cihan Haber Ajansı’na (CHA) değerlendirdi.

Rusya-Türkiye ilişkilerinde herhangi bir iyileşme gözlemleyemediğini belirten Lukyanov, Recep Tayyip Erdoğan’ın pilotlarla ilgili yaptığı son açıklamaların da Ankara’nın Rusya ve özellikle Vladimir Putin’in psikolojisini bilmediğini gösterdiğini ifade etti.

Lukyanov konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

SURİYE’DE ATEŞKES

Suriye’de ateşkesi öngören girişimlere umutla baktığımı söyleyebilirim. Çünkü bence krizin başlangıcından beri en doğru adımın atıldığını düşünüyorum. Birinci olumlu yanı: Cenevre, Viyana, Moskova’da yapılan görüşmelere nazaran bu adım aslında en başta atılması gereken adımdı. Önce kalıcı ateşkes sağlanmalı, ardından kimin neyi kontrol ettiğini tespit ederek ardından siyasi sürece girişmek gerekiyor.

İkinci olumlu yanı ise ABD ile Rusya arasında çok sert anlaşmazlıkların olmasına rağmen – hatta daha açık söyleyeyim: taraflar biri birini sevmiyor iken – hem ABD hem Rusya liderlerinin birlikte böyle önemli insiyatifi sunmaya çalışmaları tarafların çok ciddi siyasi ağırlıklarını ve sonuca hedeflendikleri anlama geliyor. Bu başarının garantisi değil. Ancak en azında bu liderlerin başarılı sonuç için var olan güçlerini ortaya atacakları anlamına geliyor.

Ateşkesin başarısı konusunda şans var. Belki hemen sonucunu göremeyebiliriz, ancak şöyle ya da böyle ateşkesin sağlanmasına yönelik bir süreç başlamış oldu. Maalesef ondan önce bazı sorunlar, ateşkesin bozulması, insanların ölmesi gibi şeyler yaşanabilir, fakat ateşkes yoluna durmuş olduk.

SURİYE GİRDABINDA TÜRKİYE’NİN DURUMU

Bence, Türkiye’nin şu anki durumu çok ağır. Türkiye’nin son 4-5 yılda bölgede attığı adımlar ülkeyi stratejik çıkmaza soktu. Ankara’nın olumlu seçeneği yok. Ne adım atarsa atsın yüksek riskler ve tehlikelerin oluşmasına yol açabilir. Ne adım atarsa atsın olumsuz sonuçlar doğurma ihtimali var. Rusya ile durum ortada ve ABD ile de ilişkilerin parlak olmadığını görebiliyoruz. Bu yüzden Türkiye yönetimi bunu çok iyi anlıyor, ancak Türkiye’nin geri adım atma imkanı kalmadı. Bu yüzden PYD konusunda, ateşkes konusunda açıklamaların iç tüketiciye yönelik yapıldığını ve ardından herhangi bir faaliyetin de gerçekleşmesi gerekmiyor. Türkiye hükümeti böylelikle sert olduğunu göstermeye çalışıyor. Anca bence iktidar çok dikkatli davranacak.

SURİYE İÇİN ‘B PLANI’ VAR MI?

Bence ‘B Plan’ diye bir şey yok. Ayrıca ‘A Planı’nın da olmadığını düşünüyorum. Sadece şiddetin durmasını sağlayan adımlar var. Çünkü ‘plan’ dediğimizde geleceğe yönelik bir stratejinin var olması anlamına geliyor. Ancak böyle bir stratejinin olmadığını biliyoruz.

Suriye’nin bölünmesi bir taraftan imkânsız görülürken, diğer taraftan da kaçınılmaz görünüyor. Bölünmüş Suriye’yi tahayyül etmek zor. Nasıl çalışacak böyle bir oluşum? Bilinmiyor. Rusya’da son günlerde resmi olmayan spekülasyon niteliğinde ‘Suriye için Bosna modeli’ yazılıp-çiziliyor. Suriye’nin bölünmesi bir plan olamaz, her şeyin batması anlamına gelir, başarısızlığın göstergesi olur.

RUSYA’NIN SURİYE’DEKİ POZİSYONU

Rusya Beşer Esed’i şahıs olarak desteklemiyor. Esed’i Suriye’nin devlet bütünlüğünün simgesi anlamında destekliyor. Farklı argümanlar sunabilirsiniz. Rejimi değil devleti savunun denilebilir. Bunu tartışabilirsiniz. Ancak Rusya’nın şöyle bir yaklaşımı var: Prensip olarak - genel anlamda sadece Suriye konusunda değil – hiçbir ülkenin bütünlüğü tahrip edilemez. ABD’nin 90’lı yılların sonundan itibaren yaptığı gibi devletleri anlamsız hedefler uğrunda parçalamak oldu.

RUSYA YEMEN’E DE GİRECEK, ORTA DOĞU’DA KALICI OLMAK İSTİYOR İDDİALARI

Yemen konusunda konuşmalar bence spekülasyon, çünkü Suriye ile Yemen ilişkileri kıyaslanamaz. Suriye ile her zaman ilişkiler farklıydı. Geleneksel olarak yakındı. Yemen ise biraz uzak konu Rusya için. Çünkü orada dayanağı yok. Rusya Orta Doğu’da daha kalıcı olmak isteyebilir konusu ise belki Suriye’de bulunma aracılığıyla olabilir. Fakat geçtiğimiz Aralık ayında Vladimir Putin bu konuya açıklık getirmişti. Ve demişti ki ‘Kalıcı olarak Suriye’de bulunmaya ihtiyacımız yok’.

RUSYA – TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE İYİLEŞME SÖYLENTİLERİ

Maalesef Rusya ile Türkiye arasında ilişkilerin düzelmesi yönünde adımları gözlemlemiyorum. Hatta Rusya tarafından bu ilişkilerin düzeltme çabalarının hiç olmadığını görüyorum. Türkiye Rusya’ya karşı ağır bir harekette bulunduğunu kabul etmemekle kalmıyor, yaptığı davranışını gözden geçirme ve irdeleme gibi çabalarını da sergilememesi, Rusya ile arasını düzeltmeye çalışmadığı izlenimini oluşturuyor.

Hele son açıklamalar. “İki pilot uğruna Rusya Türkiye’yi kaybetti” demek Rusya’nın yapısını Putin’in psikolojisini hiç anlamadıklarını gösteriyor. Bu yüzden maalesef iyileşme perspektiflerini göremiyorum. Ve artık Ankara-Moskova ilişkileri Suriye’de bir istikrarın oluşmasını bağlı olabilir. İki ülkenin ilişkilerinin bozulmasında neden olan Suriye sınırı faktörü geri plana gitmeye başladığı anda ilişkilerinin iyileşmesini ivme kazandırabilir.