Stalin’in büstleri Rusya'ya dönüyor, ya ruhu?

158

Rusya’nın Pskov şehrinde, liberal Yabloko (Elma) Partisi savcılığa başvurarak, tarih müzesinin bahçesine dikilen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) lideri Josef Stalin’in büstünün kaldırılmasını talep etti. Büstün dikilmesine sponsor olan vakfın başkanının Rusya Kültür Bakanı Vladimir Medinski olması, liberal muhaliflere göre iktidarın kamuoyuna vermek istediği mesajı özetliyor: "Ülkeyi eskiye, Sovyet günlerine geri döndürmek."

Rusya’da Stalin’in ismi etrafındaki tartışmalar bazen artıp bazen azalıyor ama hiç bitmiyor.

25 Şubat 1956’da, Sovyet lideri Nikita Kruşçev’in 20. parti kongresinde sürpriz bir çıkışla Stalin’in kişisel kültünü ve uyguladığı şiddeti eleştirmesinin ve bir tabuyu yıkmasının üstünden tam 60 yıl geçmişken, şu günlerde yeniden Stalin medyanın ve toplumun gündeminde ön sıralarda.

Rusya’nın farklı yerlerinde Komünist Parti’nin öncülüğünde dikilen Stalin büstleri, açılan Stalin müzeleri, bunu destekletenler ve karşı çıkanlar, toplum içinde bölünmüşlüğü gözler önüne seriyor.

Stalin, büstleriyle dönüyor

23 Şubat’ta Pskov’daki askeri müzenin bahçesine dikilen son büstü eleştirenlere, müze müdürü Pyotr Grinçuk “Olayı politize etmemek lazım. Stalin’in 2. Dünya Savaşı sırasındaki emeği tartışma götürmez” diye yanıt veriyor. Rusya’nın en eski liberal demokrat partisi Yabloko’nun Pskov İl Başkanı Lev Şlosberg ise, dikilen büstün “Stalin’in bizzat organize ettiği devlet terörü altında hayatlarını kaybeden milyonlarca insanın anısına hakaret olduğunu” düşünüyor.

Geçen yıl Rusya’da Mari-El’de Stalin’in heykeli, Lipetsk’te büstü dikilmiş, Penza şehrinde Komünist Parti tarafından Stalin Merkezi açılmış, 2016 “Stalin Yılı” ilan edilmiş, Stalin etkinliklerinde patlama yaşanmıştı. Komünist Parti lideri Gennadi Zyuganov da Başkan Putin’den, Volgograd şehrinin adının yeninden “Stalingrad” yapılmasını istemiş, Kremlin “Rusya halkının çoğunluğunun bunu hoş karşılamayacağını” söyleyerek reddetmişti.

'Hayatının akışını geriye çeviremezsiniz'

Uluslararası insan hakları kuruluşu Memorial’ın Moskova temsilcilerinden Yan Raçinski, Novoye İzvestiya gazetesine büst krizini değerlendirirken, esas sorumluluğun iktidarda olduğunu savunuyor. Raçinski, “İktidar şu anki Rusya’yı, büyük tarihe sahip büyük Rusya diye sunmaya çalışıyor. Bunun için de dahi, büyük komutan Stalin efsanesine dönülüyor” diyor.

Moskova Helsinki Grubu Başkanı, önde gelen muhalif isimlerden Ludmila Alekseyeva da, kaygısını şöyle dile getiriyor: “İktidar görünüşe göre Stalin devrine geri dönmeye niyetlendi. Bir tek bakış ya da jeste tüm ülke biat ediyor. Ama yeniden dirilen bu ülkede yeni Stalin doğmaz. Hayatın akışını geriye çevirmezsiniz.”

Hukuk profesörü Sergey Paşin, Stalin’in büstünü müzeden kaldırtma girişiminin sonuç vereceğinde oldukça kuşkulu. “Eğer büstün konulduğu arsanın mülkiyetinin sahipliğine itiraz edecek olsalardı şansları olurdu. Ama bu büste ideolojik nedenle itiraz edeceklerse hiç şansları olmaz” diyor.

Stalin’e sempati artıyor

“SSCB’nin sanayileşerek büyümesi ve 2. Dünya Savaşı zaferi, Stalin döneminde uygulanan baskıları ve verilen kayıpları affettirebilir” diye düşünenler artıyor. Geçen yılın mayıs ayında yapılan bir anket böyle düşünenlerin oranını yüzde 45 olarak göstermişti. Bu oran 2008’de yüzde 27 idi. Stalin’e olumsuz gözle baktığını söyleyenler 2001’de yüzde 43 iken, geçen yıl yüzde 20’ye inmişti.

Putin’den Cromwell kıyaslaması

Diğer yandan Stalin konusu gündeme geldiğinde Kremlin mesafe koymaya özen gösteriyor. Hatta Putin, verdiği bir demeçte Stalin’i İngiliz tarihinin 17’inci yüzyılda iktidarı darbe ile ele geçiren ve pek çok tarihçinin “kanlı diktatör” olarak nitelediği Oliver Cromwell ile kıyaslamış, “Cromwell ile Stalin arasında gerçekte ne fark var? Hiç bir fark” demişti.

Aslında Stalin’e itibarını iade etme girişimleri Komünist Parti tarafından gündemde tutulsa da, Kremlin muhalifleri “ülkede Stalinvari baskısı politikalara iktidarın uygulamaları ile dönülmekte olduğu” eleştirilerini yükseltiyor. Yani Stalin’in büstleri için komünistler, ruhu için Kremlin sorumlu tutuluyor.

Yıllardır Batı’dan Rusya’ya yöneltilen “otoriterleşme ve demokratik haklardan uzaklaşma” eleştirilerine ise Kremlin’in aldırdığı yok.

Halk Putin ile aynı görüşte

Putin bu tür eleştirilere her fırsatta tek tip bir demokrasi anlayışı olamayacağı, Rusya’nın “kendi demokratik yolunda yürüyeceği” tepkisiyle yanıt veriyor. Halkın çoğunluğu da Putin ile aynı görüşte. Anketler, Batı Avrupa veya ABD tarzı demokrasi isteyenlerin yüzde 19’dan ibaret olduğunu gösteriyor.

Yüzde 49’luk kitle, “Bizim kendimize has demokrasimiz var” diyor. “Sosyalizme geri dönülsün” diyenler yüzde 10’da kalıyor.

Rusya’ya 'otokratik devlet' etiketi

Son olarak Almanya merkezli Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan Demokratik Dönüşüm Endeksi’nde, Rusya’nın 129 ülke içinde 81’inci sıraya yer aldığı görülüyor. Son iki yılda Rusya 10 basamak gerilemiş durumda. Araştırma Rusya’yı “açıkça otokratik” statüde niteliyor. Raporda, Rusya’da Vladimir Putin’in, kitlesel protestolar altında tekrar başkanlık koltuğuna oturduğu 2012 yılından itibaren otokrasinin güç kazandığı görüşü dile getiriliyor.

Stalin’in büstü ve ruhu

Muhalifler Stalin’in büstleri ile birlikte Rusya’ya ruhunun da geri dönmekte olduğu kaygısını dile getiriyor. Putin, “Batı bizim SSCB’yi yeniden kurmamızı engellemeye çalışıyor. Fakat hiç kimse bize inanmıyor; hiç kimse bizim Sovyetler Birliği’ni geri getirmeye çalışmadığımıza inanmak istemiyor” dese de.

Sevenleri, nefret edenleri ve ilham alanlarıyla, Stalin’in gölgesi Rusya’nın üstünden eksik olmuyor.