Fethullah Gülen'den 15 Temmuz ve "ikinci darbe söylentileri" ile ilgili kamuoyuna mesaj

1424

15 Temmuz darbe girişimi sonrası hükümet tarafından darbeyi yönetmekle suçlanan Fethullah Gülen, 15 Temmuz’da rolü olduğu iddialarına ve "ikinci darbe girişimi" söylentilerine yönelik kamuoyuna açık bir mektup yayınladı.

Gülen mektubunda, "Darbe girişimini tanklar sokağa çıkana kadar haber alamadığını ifade eden devlet yöneticilerinin birkaç saat içinde bu teşebbüsü Camia’ya fatura etmeleri, asıl niyetlerinin en açık emaresidir." diye ifade etti.

Haince planlanmış 15 Temmuz darbe girişiminin hiçbir yerinde olmadığını yineleyen Gülen, kendisiyle irtibatlandırılan bazı kişiler üzerinden darbenin mimarı gibi gösterilmesini de şiddetle kınadığını söyledi. Gülen, daha önce de birkaç defa belirttiği gibi, girişimin kimler tarafından gerçekleştirildiğinin uluslararası bir komisyon tarafından araştırılması ve bu komisyonun ortaya koyacağı hükme de rıza göstereceği yönündeki sözlerini tekrarladı.

Herkul.org sitesinde yayınlanan "Fethullah Gülen'in 15 Temmuz ve ikinci darbe söylentileri ile ilgili kamuoyuna mesajı" başlıklı yazı söyle:

Darbelerin her dönem mağduru edilmiş birisi olarak, darbelerle demokrasinin gelmeyeceğine ve demokrasinin korunamayacağına inanıyorum. Daha önce ifade ettiğim üzere, seçilerek iktidara gelenler bana ve bu camia fertlerine evrensel hukukun temel prensiplerini çiğneyerek zulmetseler de onların anti-demokratik bir yolla bertaraf edilmelerini asla kabul etmem.

Darbeyi de darbe teşebbüsünü de onun düşüncesini de tel’in ederim. Hizmet Hareketi içerisinde olanlar arasında da -şayet varsa- o istikametteki düşünce, söz ve fiillerin karşısında dururum.

Haince planlanmış 15 Temmuz darbe girişiminin hiçbir yerinde olmadığımı açıkça ifade etmeme rağmen, benimle irtibatlandırılan bazı kişiler üzerinden teşebbüsün mimarı gibi gösterilmemi şiddetle kınıyorum. Eğer bana yakın olduğu söylenen bazı kişiler haince girişimin içerisinde yer almışlarsa barış ve huzurdan başka bir hedefi olmayan beni ve hareketi darbe ve terör ile ilişkili göstermeye çalışan odaklara hizmet etmişlerdir.

Haince planlanmış darbe teşebbüsünün hemen ertesinde, şahsıma yapılan mesnetsiz suçlamalar üzerine bu girişimin kimler tarafından gerçekleştirildiğinin uluslararası bir komisyon tarafından araştırılması talebini seslendirdim ve bu komisyonun ortaya koyacağı hükme rıza göstereceğimi taahhüt ettim. Benim bu açık teklifime rağmen, bu konuda bir girişimde bulunulmaması, araştırma yaptırılmaması ve ısrarla Hizmet gönüllülerinin delilsiz mesnetsiz suçlanmaya devam edilmesi, gerçek faillerin ortaya çıkmasının istenilmediğini göstermektedir. İşkenceyle alınan beyanlar gerekçe gösterilerek “araştırmaya gerek yok” denilmesi sadece şüpheleri artırmıştır.

Nitekim darbe girişimini tanklar sokağa çıkana kadar haber alamadığını ifade eden devlet yöneticilerinin birkaç saat içinde bu teşebbüsü Camia’ya fatura etmeleri, asıl niyetlerinin en açık emaresidir.

Onlarca yıldır bu ülkede barışın ve emniyetin temsilcisi olan bu camiayı daha önce başka vesilelerle, şimdi de haince planlanmış darbe girişimi üzerinden şiddet ve terörle irtibatlı gösterme gayreti açık ve net bir şekilde görülmektedir. Ancak Camia fertleri kendilerine yapılan insan hakları ihlalleri, zulümler ve işkencelere rağmen şiddete tevessül etmeyerek, hukuki yollarla kendilerini müdafaaya devam ederek aleyhlerindeki karalama çabalarını boşa çıkarmıştır.

Son günlerde ikinci bir darbe teşebbüsü söylentisinin yine bu çerçevede maksatlı olarak yayıldığına inanıyor, vatandaşlarımıza ve bilhassa hizmet gönüllülerine yeni bir tuzak kurulmakta olduğundan endişe duyuyorum. Buna bağlı olarak, medyaya yansıyan, hapishanelerdeki insanları izole ederek infazda bulunma tehditleri tüyler ürperticidir.

Bu vesileyle bir kere daha bütün dünyaya ilan ediyorum ki; en ağır zulüm, baskı, ayrımcılık, işkence ve tenkile maruz kalsa da bu camiaya gönül verenler demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sadakatten ayrılmayacaklardır. Karıncaya ayak basmayan bu insanların önceliği dünyada huzurun hâkim olması için iftirak, cehalet ve fakirlikle mücadele ve şiarları da her türlü engele rağmen “müspet hareket” olmaya devam edecektir.

Kaynak