İzvestiya Gazetesi Başkanı Mamontov: Türkiye’deki demokratik açılım sürecini destekliyoruz

405

Rusya’nın etkili siyasi gazetelerinden İzvestiya Başkanı Vladimir Mamantov, Türkiye’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin gerçekleştirdiği demokrtaik açılım sürecini yakından takip etttiğini, bu sürece tam destek verdiğini söyledi. Rusya’nın ve tüm dünyanın bu tür adım ve girişimlere sıcak baktığını ifade eden Mamantov, “Etnik azınlıklara verilen özgürlükler hiç bir ülkeyi bölmez.” tespitinde bulundu.

Rusya’da yüze yakın etnik topluluğun barış içinde yaşadığını, Kafkaslar’da yaşanan sorunlar dışında etnik anlamda bir sorunun görülmediğine dikkat çeken Mamontov, “Türkiye kendi ulusal çıkarları çerçevesinde sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu çerçevede içerde kendi halkı ile barışıyor. Bunu yaparken de başkalarına zarar vememe, ortak insani değerlere zarar vermeme politikasını güdüyor. Bu süreci sadece ben değil, tüm dünya olumlu izliyor.” dedi.

Cihan Haber Ajansı’na özel açıklamada bulunan İzvestiya Başkanı, “Bir ülke ortak kendi kültürünü zenginleştirmek yoluyla kendi ulusal çıkarını kimliğini ve özgünlüğünü koruyabilmeli. Bunları yaparken, ortak insani değerlere saygı, hoşgörüden yola çıkarak davranmalı. Bir ülkede diğer etnik azınlıklara sunulan özgürlükler o ülkenin parçalanmasına asla yol açmaz. Bu yanlış bir tutum.” değerlendirmesinde bulundu.

Toplumun kaynaşmasına yönelik çalışmaların sabır ve erdem içinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Mamantov, Rusya’nın da bu konuda örnekleri olduğunu söyledi. Rusya tarihinde Rus olmayan diğer halkların her türlü makama gelebildiğini kaydeden Mamantov, “1812 yılında Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart’a karşı savaşan Rus komutan Bagration Gürcü asıllı idi. Ülkemizde çok sayıda kültür, sanat ve bilim adamları etnik olarak Rus değil. Ama onların hepsi zengin Rus kültürünün önemli bir parçası.” ifadesini kullandı.

Rusya-Türkiye ilişkilerde büyük mesafe alındı

Rusya-Türkiye ilişkilerinde son dönemde alınan mesafeyi değerlendiren Mamantov şu tespitlerde bulundu: “İki ülke arasında savaş, Soğuk Savaş, daha sonra da işbirliği dönemi yaşandı. Bugün ise biz Rusya ve Türkiye arasında ekonomik, siyasi, kültürel ve insani alanda işbirliğinin arttığına şahit oluyoruz. Günümüzde Rusya ve Türkiye’nin uluslararası birçok konuda görüşlerin örtüştüğüne şahit oluyoruz. Örneğin, Avrupa, Asya, Karadeniz ve Kafkaslar’daki güvenliğin sağlanması gibi konularda iki ülke aynı fikirleri paylaşıyor.”

İki ülkenin çıkarları örtüşüyor

İki ülke ilişkilerinde saygı, güven ve karşılıklı anlayış gibi önemli unsurların inşa edildiğini ve birbirine engel olma yerine tamamlayıcı bir yaklaşımın tercih edildiğini memnuniyetle gördüğünü ifade eden İzvestiya Başkanı, “Bu sadece ekonomik alanda değil, küresel geleceğimizi ilgilendiren konularda da böyle. Rusya ve Türkiye, başka insani değerlere zarar vermeden kendi ulusal çıkarlarını korumakta. Bu da çok önemli husus. Türkiye kendi kimliğinden, dini geleneklerinden vazgeçmeyerek ortak insani değerlere saygı duyan bir ülke. Rusya da aynı şekilde davranıyor. İşte burada Rusya ve Türkiye arasında yakın temas noktası bulunuyor. Bu açıdan Rusya ve Türkiye birbirine lazım, destek olmalı ve bir birini tamamlamalı.” önerisinde bulundu.

İki ülke ilişkilerinde her alanda sorunların aşılmasının zaman aldığını, birden olmadığını kaydeden Mamantov, artık iki ülkenin birbirinin psikolojisinden çok iyi anladığına dikkat çekti. Rus gazeteci yazar Mamantov çağdaş dünyanın dinamik liderleri olarak tanımladığı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in ikili ilişkilerin gelişmesindeki katkıları yadsınamaz. İki ülke liderleri her zaman modernizasyondan yana. Sıradan vatandaşlar da bu sürece katkı sağlıyor. Zaman gazetesi ile İzvestiya arasındaki işbirliği bunun en güzel örneğini oluşturuyor. Böylece bir araya gelen küçük adımlar olumlu sonuçları beraberinde getiriyor.

Rusya, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin gelişmesini destekliyor

Kafkaslar’da özelikle Gürcistan savaşının ardından daha zorlu bir alan oluştuğuna dikkat çeken İzvesiya Başkanı, Türkiye’nin önerdiği Kakas İşbirliği ve İstikrar Platformu’nun önemli bir açılım olduğunu söyledi. Zorlu sorunların çözümünün zamana bırakılması gerektiğini ve aceleci davranılmasının doğru olmadığını savunan Rus düşün adamı, “Gürcistan’da yaşanan son olaylar yüzünden Rusya’ya sıcak bakan bazı Gürcü arkadaşlarımız bize soruyorlar: Gelecekte Rusya Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü destekleyebilecek mi? Ben tabii Türkiye-Ermenistan ilişkilerini örnek veriyorum. Eğer Türkiye-Ermenistan ilişkileri gibi çok sorunlu ve zor sayılan ilişkilerde bugün buzlar eriyorsa, peki neden diğer sorunlu ilişkilerde de aynı gelişme olmasın. Rusya Türk-Ermeni ilişkilerinin artmasını saygı ve memnuniyetle karşılıyor. Yukarı Karabağ sorununda ise, fazla aceleci davranmamak lazım. Belirli adımlar atılmalı, ama bunlar hemen olmuyor.” şeklinde konuştu.

Faruk Akkan, Yaşar Niyazbayev, Fuad Seferov, Moskova, Cihan