Rusya Enerji Bakanı Şmatko: Nükleer santral anlaşmasında mutabakat sağladık -ÖZEL

421

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in 11-12 Mayıs tarihlerinde Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesi Rusya Enerji Bakanı Sergey Şmatko Cihan Haber Ajansı'na özel açıklamada bulundu. İki ülkenin dev enerji projeleri üzerinde çalıştığını dile getiren Şmatko, nükleer santralde fiyat konusunda mutabakat sağlandığını, Medvedev'in Türkiye ziyaretinde anlaşmanın imzalanması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Türkiye'nin yarım yüzyıldır hayalini kurduğu nükleer santral inşaatında sona yaklaşılıyor. İlk ihale aşamasının Danıştay tarafından iptalinin ardından Rusya ve Türkiye nükleer enerji alanında hükümetler arası işbirliği çerçeve anlaşması imzaladı. Mersin-Akkuyu'da inşa edilecek Türkiye'nin ilk nükleer santrali için en az 15 yıllık elektrik alım garantisi öngörülüyor. Rusya'nın tüm finansını karşılayacağı nükleer santralde kritik konu elektrik alım fiyatları. 21 sentten başlayan müzakereler bugüne kadar kilovatsaat başına 12 sente kadar düştü. Elektrik üretim ortalamasının 8 sent civarında olduğunu dikkate alan Ankara, Rusya'nın birim fiyatı en azından 10 sente çekmesini talep ediyor.

Ankara'da gerçekleşen görüşmelerde fiyat konusunda uzlaşı sağlandığını kaydeden Rusya Enerji Bakanı Şmatko, Türkiye'nin elektrik enerji piyasası açısından çok cazip ve büyüyen bir pazar olduğuna dikkat çekti. Şmatko, "Şu an tüm anlaşmazlıklar sona erdi. Gerekli dökümanlar kısa sürede imzalanacak. Santralin inşaatı başlayacak. Rus tarafı bunun finansını sağlama yükümlülüğünü kendi üzerine alıyor. Ancak konunun tamamı ile çözüldüğünü söylemek de yanlış olur. Anlaşmanın Türkiye parlamentosundan da onaylanması da gerekiyor." dedi.

Cihan: Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in Türkiye ziyareti öncesi Rusya-Türkiye Karma Ekonomik Konsey toplantıları Ankara'da gerçekleşti. Toplantıların içeriği ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Şmatko: Dün gece Ankara’dan döndük. Yoğun çalışmalar yaptık. Çalışmalarımızdan memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Özellikle dev enerji ortaklığı konusunda Türkiye Cumhuriyeti ile önemli çalışmalar yaptık, başarılar elde ettik. Ben tabii enerji alanındaki işbirliğimizi içeren konuyu değerlendirmeyi tercih edeceğim. Dev enerji paketlerini ele alıyoruz. Burada hem doğalgaz, hem petrol, hem elektrik enerjisi ve hem de nükleer enerji projeleri var. Ben tüm alanlarda çok olumlu görüşmelerin yapıldığını düşünüyorum. Hem hükümetlerarası hem de kurumlararası düzeyde çeşitli belgeler imzalanacak. Bizler de bu sürece hazırlanıyoruz.  Medvedev'in Türkiye ziyaretinde enerji alanında bir çok anlaşma imzalanacak.

Cihan: İmzalanacak anlaşmalarda hangi başlıklar var? Samsun-Ceyhan, Mavi Akım-2 ve diğer enerji projelerinde sonuçlanan başlıklar var mı?

Şmatko: Samsun-Ceyhan petrol boru hattında çalışmalarımız hızla ilerliyor. Her defasında bir hedef ortaya koyarak ilerledik. Bakanlıklar arasında mutakabat sağlanacağını düşünüyorum. Burada sadece alternatif bir boru hattının kurulması değil konu. Bu hattın içinin doldurulmasının da garanti eidlmesi gerekiyor. Türk tarafından bu konuda çok olumlu sinyal aldık. İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen çok sayıdaki tankerin oluşturduğu çevre sorununu da görmek gerekiyor. Şimdi başta Kazakistan olmak üzere Hazar bölgesinde petrol üretiminin artacağını hesaba katarak bu durumda gelecekte Karadeniz boğazları üzerinden bahsettiğimiz sevkiyatın artırılacağını söyleyebiliriz. Bugünlerde Meksika karasularında yaşanan üzücü olayı hatırlatarak çevre sorununa büyük hassasiyetle yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum.

enerji_bakan_3 enerji_bakan_4

Cihan: Boğazlardan ham petrol geçişinin durdurulması gündemde mi?

Şmatko: Bu kesinlikte konu gündeme gelmedi. Biz Rusya, Türkiye ve İtalya’nın görüştüğü Samsun-Ceyhan petrol boru hattının gelecekte petrolün güvenli ve garantili bir şekilde sevkiyatını sağlayacağını düşünüyoruz. Ceyhan çıkışında bu petrol sanayisiyle ilgili çağdaş tesislerin olduğunu da söylememiz lazım. Bu açıdan bu güzergahın çok verimli olacağını düşünüyorum. Türk meslektaşlarımız Boğazlar üzerinden tanker taşımacılığı konusunda daha önceden de sorunların yaşandığını anlattı, petrol dolu tankerler yanmıştı. Kültür miraslı İstanbul kenti için ciddi tehlikeler oluşturduğunu söylediler. Ama az önce belirttiğim gibi böyle katı yasak formatında konu görüşülmedi.

Cihan: Samsun-Ceyhan’da ortaklık hangi aşamada? Rus şirketlerinin de ortak olması gündemde. Eni ve Çalık'ın dışında Rus enerji şirketleri Transneft ve Rosneft’in ortaklığı mümkün olacak mı?

Şmatko: Transneft kesin olarak yer alacak. Rosneft konusunda emin değilim. Ama gelecek perspektifte olabilir. Neden olmasın ki? Şimdilik Türk, İtalyan şirketleriyle ve Transneft’le işbirliği konusu görüşülüyor. Ayrıca bu projeyle ilgili şirket düzeyinde ilgili niyet anlaşması da imzalandı. Bundan sonra yapacağımız iş projenin gerçekleştirilmesi ve bunun prensipleri hususunda mutabakat sağlamamızdır. Ve bu projeye başka ülkelerin katılacağını düşünüyorum, aslında düşünmekten ziyade buna inanıyorum. Örneğin Kazakistan şirketleri olabilir.

Cihan: Doğalgaz alanında önemli gelişmeler sağlandı. Gazprom’un 'al ya da öde' formülünde yüzde 75 avantaj sağlanması gündeme geldi. Bu konuda son gelişmeleri aktarabilir misiniz?

Şmatko: İndirimler ve kapasite konusunda rakam söylemek istemem. Bahsettiğiniz rakamların söz konusu olduğundan da emin değilim. Yalnız şunun altını çizmek istiyorum. Gazprom için Türkiye piyasası fevkalade önem arzediyor, stratejik önemi var. Biz Türkiye’ye yönelik doğalgaz sevkiyatı hususunda uzun vadeli işbirliğinden ve bu hususun aynen kalmasından yanayız. Türkiye’de bu piyasa giderek büyüyor. Hatta günümüzün küresel ekonomik mali krizin oluşturduğu şartlar durumunda oluşan geçici sorunlara rağmen, Türkiye başarılı bir şekilde bunların üstesinden gelebiliyor. Biz Türk meslektaşlarımızla petrol ürünlerine yönelik talep ve ihtiyacın nasıl hızla arttığı konusunu da görüştük. Türk hükümeti bu gibi ekonomik meseleleri başarılı ve sorumlulukla çözüyor, diğer taraftan da elverişli şartlarda kendi ekonomisine ihtiyacı olduğu doğalgaz sevkiyatını sağlamaya çalışıyor.

Tabii ki fiyat konusu da burada kilit önem taşıyor. Burada şuna değinmek isterdim. Biz Türkiye’nin doğal ortağıyız. Çünkü Rusya, Türkiye’nin istediği kapasitede uzun vadeli şekilde doğalgaz sevketmeyi garanti edecek ülke durumunda. Bu Türk ekonomisinin büyüme tahminleri ve ayrıca mevsim dalgalanması açısından da çok önemli. Türkiye’nin Azerbaycan ve İran gibi başka doğalgaz aldığı ülkeler de var. Sıvılaştırılmış doğal gaz alma gibi olanaklarınız da var. Ama yine de altını çizerek belirtiyorum ki, Rusya Türkiye’nin istediği, arzu ettiği kapasitede doğalgaz sevkedebilme imkanı bulunduruyor. Bence bu husus da Rusya’nın çok önemli rekabet avantajını, üstünlüğünü ortaya koyuyor. Ben Türk enerji sektörünün bu faktörü göz önünde bulundurduğunu düşünüyorum.

Bizim karşılıklı ilişkilerimizin verimli ve olumlu olması kadar da bizim için doğalgaz anlaşmasının uzun vadeli sevkiyat niteliğinin aynen kalması ve al öde ilkesinin korunması çok önem taşıyor. Ve biz bunlardan vazgeçemeyiz. Diğer taraftan mevsimsel indirim olanaklarıyla ilgili çeşitli öneriler de vardır. Cezaların indirilmesi, fiyat förmülünde düzenlemeler gibi. Ama varolan sözleşme çerçevesinde prensiplerden vazgeçmemek şartıyla. Ben Türk Botaş tarafının çok ağır ve zor görüşmeci tarafı olduğundan çok memnunum. Dün gece her iki tarafın da görüşmelerden memnun kaldığını söyleyebilirim. Karşılıklı anlayış var. Ticari husustaki bazı zor konuları ele almayı ve atılımlar yapmayı başardık. Fakat bu alandaki uzun vadeli ilişkiler, stratejik güvenlilik ve ortaklık bu görüşmelerde bir daha doğrulandı, ortaya konuldu. Ben hem Rus hem Türk şirketlerin bu alandaki işbirliğini artıracaklarını düşünüyorum.

Türkiye piyasasındaki doğalgaz piyasasındaki liberalleştirme çalışmalarının ve sürecinin devam etmesini arzu ediyoruz. Biz anlıyoruz ki Türk siyasetçileri doğalgaz fiyatından bahsettiği zaman halk için bu sadece Gazprom’un fiyatı değildir. Burada önemli ölçüde yerel dağıtıcı şirketlerin almış olduğu komisyon ve vergiler de vardır. Bu bakımdan doğalgaz dağıtımının liberalleştirilmesinden yanayız. Türkiye içi doğalgaz ticari sistemine biz de girebiliriz ortaklarımızla. Burada çeşitli işbirliği olanaklarının olduğunu da düşünüyorum.

enerji_bakan_5 enerji_bakan_6

Cihan: Gazprom’un bu bağlamda net bir hedefi var mı? Hangi şehirlerde özelleştirmeye katılacak?

Şmatko: Biz bu hususta gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Örneğin İstanbul’da doğalgaz dağıtımının özelleştirilmesi. Altyapı, yeraltı doğalgaz depolama tesislerinin kurulması gibi bazı projelerde somut işbirliği yapıyoruz. Doğalgaz dağıtım piyasasına girmek önemli bir konu. Fakat yine de önemli olan, Türkiye’de doğalgaz perakende satışıyla ilgili liberalleştirilmenin burada ciddi ve istikrarlı olabilmesidir. Ben bugün bir kaç proje ile ilgili konuları görüştüğümüzü söyleyebilirim.

Cihan: Nabucco ve Güney Akım projelerini Türkiye rakip olarak görmüyor. Ve Türkiye Güney Akım konusunda Rusya ile anlaşmayı çok rahatlıkla imzalayabildi. Türkiye’nin bu tavrını Moskova nasıl değerlendiriyor?

Şmatko: Biz ortağımız Türkiye’nin bu adımını derin saygıyla yaklaşıyoruz. Türkiye belli nedenlerle azami derecede doğalgaz sevkiyatının çeşitlendirilmesini istiyor. Diğer taraftan da Türkiye kendisini dev transit ülke konumuna dönüştürmek için çalışıyor. Burada uzun vadeli transit kazancını garantilemek istiyor. Biz de Nabucco’yu rakip proje olarak görmüyoruz. Biz bu konuda kıskançlık tavrı içinde de değiliz, sakiniz. Belirtmek isterdim ki tıpkı Ankara gibi hem Güney Akım hem de Nabucco projesinde yer alan bazı Avrupalı ortaklardan farklı olarak Türk siyasetçiler bu konularda çok doğru tutum ve davranış içinde. Türkiye her iki projeye ne engel koyuyor ne de kıyaslama yapıyor. Dolayısıyla bizim bu konuda hiçbir görüş ayrılığımız ve gerginliğimiz söz konusu değil.

Cihan: Türkiye’de şu konu gündeme geldi: Güney Akım ve Mavi Akım- 2 beraber işlediği zaman yeterli pazar bulabilecek mi? Örneğin son olarak İsrail Rusya'dan doğalgaz istemediğini söyledi.

Şmatko: Mavi Akım-2 projesini değerlendiriyoruz. Bugün bu proje gündemimizde, ama biz önemli müzakere aşamasına henüz gelemedik. Gerçekten de İsrail piyasasına yönelik bu proje üzerinden doğalgaz sevkiyatı masaya yatırıldı. Biz İsrailli meslektaşlarımızın kendi tekonoljisiyle kendi doğalgaz kaynaklarının bulduklarına memnun olduk. Diğer taraftan da biz bu durumu hiçbir şekilde kritik olarak görmüyoruz. Bence Mavi Akım-1’in yeterince kapasite imkanları var. Ve biliyorsunuz ki bu hat tam doldurulmuş bulunmuyor, biz daha fazla sevkiyat yapabiliriz. Türk meslektaşlarımızla anlaşmamız durumunda Türk iç piyasasına yönelik daha fazla doğalgaz ulaşımı sağlayabiliriz.

Cihan: Rusya ve Ukrayna arasında doğalgaz alımı konusunda önemli bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma çerçevesinde Avrupa’ya ulaşım konusunda artık büyük sorun olmayacak ve avantajlar elde edilmiş oldu. Yılbaşında Gazprom çalışanları rahatlıkla tatil yapabilecek mi?

Şmatko: Bu seferki yılbaşı da fena değildi (gülerek). Bugün Ukrayna ile doğalgaz alanında yeni diyalog ortamımız gelişiyor. Bunlar da gelecek yeni yıl bayramı için hiçbir ek endişe kaynağı oluşturmuyor. Ama burada bir hususu belirtmek isterdim ki çok zorlu günlerde bile biz Türkiye’ye yönelik gereken şekilde doğalgaz sevkiyatını sağlayabildik. 2009 yılının Ocak krizinde Mavi Akım-1 büyük kapasitede çalıştı. Ve biz Türkiye’ye ek doğalgaz gönderdik. Dolayısıyla biz bazı kendinden emin olmayan politikacıların halen de kullanmaya çalıştığı bu korkular artık geride kaldı. Ben şunun altını çizerek belirtiyorum. Doğalgaz sevkiyatı, enerji güvenliği konusunda Avrupa Birliği ve Rusya arasındaki siyasi diyalog düzeyinde  endişelenecek hiçbir neden yok. Doğalgazın fiiliyatta çalınması gibi durum artık tekrarlanamaz, buna bir gerekçe de yok.

enerji_bakan_7 enerji_bakan_8

Cihan: Rusya-Türkiye enerji ilişkileri son dönemde hızla gelişmeye devam ediyor. Karşılıklı  olarak artan siyasi ve ekonomik ilişkilerin ve artan güven ortamının buna etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şmatko: Bence bunun temelinde öncelikle çıkarlarımızın çok doğal ve benzer olması var. Biz dev enerji kaynaklarına sahibiz. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu büyük miktarda enerji tekonolojilerine de sahibiz. Nükleer alan bunlardan biri. Diğer taraftan şüphesiz temelde çok eski kültürel ve tarihi diyalogumuz var. Türk meslektaşlarımız bize sıkça bir birimizi çok iyi anladığımızı söylüyorlar. Aramızda güvenilir ilişkilerimiz var. Ve önemli olan hem meslektaşlarımız, hem yöneticilierimiz, bence bügüne bakıldığında enerji alanında tüm siyasi kararlığı bu imkanların geliştirilmesi yönünde kesin bir şekilde dile getirdiler. Bu önemli bir etken. Yani kaynakların var olması, ve sizin piyasanızın çekici olması, kaynakların sevk edilebilmesi, ticarette karşılıklı çıkarların olması, halklarımızın ve devletlerimizin eskiye dayalı bağlara sahip olması gibi bir çok neden sıralanabilir. En az bunlar kadar, iki ülke liderlerinin enerji ortaklıkların geliştirilmesi yönünde ortaya koydukları siyasi iradenin katkısı da büyük.

Cihan: İki ülke ilişkilerinde vizelerin kaldırılması yönünde anlaşma imzalanacak. Soğuk Savaş döneminde iki ülkenin karşı kamplarda olduğunu dikkate aldığımızda, gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şmatko: Vizelerin kaldırılmasını büyük sevinçle karşılıyorum. Ben şahsen defalarca turist olarak Türkiye'de bulunmuştum. Halkımızın büyük bölümünün Türkiye'ye tatil yapmaya gittiğini biliyorum. Bu gelişme çok sayıda insanı etkileyecek. Hem Türkiye hem Rusya vatandaşlarının karşılıklı temaslarını daha da olumlu etkileyeceğini düşünüyorum. Ve halklarımız arasında daha fazla kaynaşma ve dostluk oluşacak. Diğer taraftan bu adım birlikte inşa ettiğimiz 'güven duvarının' temel taşı. Çünkü güveniniz varsa kısa sürede önemli sorunları çözebilirsiniz. Ve en önemlisi çok hevesli hedefleri planlayabilir ve hayata geçirebilirsiniz. Çünkü biz daha önce nükleer santral ile ilgili acaba anlaşabilir miyiz diye endişe ediyorduk. Ve Türk meslektaşlarımız için bu konuda kararın alınması yönünde zorluğu anlıyorduk. Çünkü bü Türkiye'nin ilk nükleer santrali olması nedeniyle Türk toplumunda büyük ilgi oluşturuyor. Ancak bizim ilişkilerimiz güvene dayalı kurulduğu için bu projede kısa sürede çok büyük mesafeler kat ettik.

Türk halkına son olarak şunları  söylemek isterim. Evimizin sahibi olalım, barış ve istikrarı  koruyalım. Türk halkını şahsen çok beğeniyorum. Çok çalışkan bir halk. Bugün şunu görüyoruz. Türkiye ülkenin gelişimi, ekonomik ilerleme, bölgesinde ve uluslarararası alanda hak ettiği yere ulaşma konusunda büyük bir başarı ile çalışmalarını sürdürüyor. Bu tempoyu ve hevesi sürekli korumalarını diliyorum.

Faruk Akkan, Yaşar Niyazbayev, Fuat Seferov, Moskova, Cihan