Rus uzman: “Esed, ABD seçimleri sonrası devrilir”

701

Carnegie Moscow Center politika uzmanı Aleksey Maleşenko “Arap Baharının” son dalgası Suriye’de yaşanan gelişmeleri Cihan Haber Ajansı’na değerlendirdi. Rusya’nın krizin başında takındığı tutumu doğru bulduğunu kaydeden Rus uzman, Suriye lideri Beşşar Esed’in acımasız ve sert tutumları ile Moskova’yı zor durumda bıraktığını söyledi. Bölgede “Kürt Devleti” kurulmasının mümkün olmadığına değinen Maleşenko’ya göre, Suriye krizi Rusya-Türkiye ilişkilerini etkilemeyecek. Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen Türk savaş uçağı ile ilgili de konuşan uzman, olayın teknik bir hata olduğunu düşünüyor.

Suriye krizinin patlak verdiği ilk günlerde Rusya’nın doğru adımlar attığını savunan Maleşenko, “Esed tüm eksikliklerine rağmen adımları öngörülebilen bir siyasetçi. Başlangıçta komşularına karşı provokatif değildi. Bölgede istikrar unsuru gibi duruyordu. Alternatiflerin olmadığı bir ortamda Esed’i desteklemek anlaşılabilir. ABD bile ilk aşamada Esed’in reform yapabileceğini düşünüyordu. Ancak zaman ilerledikçe Suriye rejimi acımasız hale geldi. Uzlaşma yerine beklenmedik adımlar attı. Diyaloga kapandı. Arap dünyası, batılı ülkeler ve Türkiye’yi kaybetti. Resmen muhalefeti sivil savaşa sürüklemek için provoke etti. Muhalefetin de iyi davranmadığını söyleyebilirim. Çok acımasız olaylar yaşanıyor ve Durum kötüleşiyor. Büyük ölçüde bunun suçlusu bence Esed.” dedi.

Rusya, Esed’le birlikte son müttefikini kaybediyor

Rusya’nın da Esed’i daha yumuşak ve uzlaşı yanlısı çözüme zorlama çabalarının başarısız olduğuna değinen Rus uzman, “Esed’e sert ve kendisine yakışır şekile Rusya baskı yapamadı, davranışlarını daha olumlu şekilde davranmasını da sağlayamadı, ancak yine de desteklemeye devam etti. Bu bir hataydı. Öyle bir an geldi ki artık ne olursa olsun Esed’i desteklemeye gerek yoktu. Bir şekilde geleceğin Esed’ten yana olmadığını anlamak gerekiyordu. Neden Rusya kendi siyasetine ters yönde hareket etmedi? Bu çok önemli bir durum. Neden Rusya tek başına kaldı? Çin sayılmıyor, çünkü Çin çok uzak ve Suriye’de kimin olacağı çok da umurlarında değil.

Mesele şudur: Esed ve Suriye Sovyet zamanından beri bölgede Rusya’nın tek müttefiki halinde kaldı. Rusya on yıllarca, on yıllarca diyebiliriz, hem Arap doğusunda, hem İslam dünyasında kendi yerini bulmaya çalışıyor. Ve bu alan sürekli daralıyor. Artık Sovyet yanlısı Irak yok, Kaddafi yok, Mısır’da olup bitenler belli değil, Yemen de gitti. Orta Doğu’da Rusya’nın partner diyebileceği kimse kalmadı. Sonuncusu Esed. Piskolojik olrak hem Kremlin’i hem Putin’i anlayabiliyorum. Yani artık Tartus olmayacak. Ve Rusya bu açıdan Esed’i düşünürken yerine kim gelirle ilgilenmedi. Rusya sürekli geçmişi düşünüyor. Sovyet geçmişini düşünüyor. Rusya’nın bu hastalığı BDT’ye yansıyor. Sözde hep ‘Evet biz yeni ülkeyiz. Biz bağımsız Rusya’yız’ dense de, Sovyet düşünce korunuyor. Bence bu en önemli eksiklik. Son müttefiklerini kaybeden Kremlin ve Putin’i anlıyorum, ancak onlar onu her halukarda kaybedecekler. Esed olmadığı zaman, - ki olmayacağı kesin, bu bir an meselesidir- Suriye’de ‘Rusya lobisi’ olacak kimse kalmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Esed, ABD seçimlerine kadar görevde kalır

Suriye sorunun uluslar arası bir problem haline geldiğini ifade eden Maleşenko, Esed’in ABD seçimlerine kadar iktidarda kalabileceğini öngördü. ABD Başkanı Barack Obama için seçim öncesi Suriye’de tansiyonun yükselmesinin istenilen bir durum olmadığını kaydeden Rus uzman, “ABD’de, Esed sonrası bir soykırım yaşanacağı konuşuluyor. Artık Esed bir sorun değil, Esed sonrası bir sorun haline geldi. Birileri generaller ve Alevilere karşı bir kısım olumsuzlukların yaşanmaması için güvenlik garantisini vermeli. Bence bugün kimse ne ABD, ne Avrupa, ne Rusya ve belki de ne de Türkiye, Esed’in bir anda gitmesinden yana değil. Esed’in yumuşak şekilde gitmesi herkes için çok ideal gözüküyor. Esed’in kendisini destekleyen insanların güvenlik garantisini alarak gitmesi bir plan olabilir. Esed’i gerçekten birçok insan destekliyor. İsteriz ki Esed’in gidişi kansız olsun. Kansız olmayacak, bu kesin. Zaten 16-24 bin insanın ölümünden bahsediliyor, bence bu sayı daha fazladır. Allah korusun oluşan durum Suriye’yi mini-Ruanda haline getirebilir.” eleştirisi getirdi.

Suriye'de yeni yönetim ne zaman kurulur?

Esed’in gideceğinin tartışılmadığını, ancak sonrasında kurulacak hükümetin çok zor olacağına değinen Maleşenko, “Çünkü muhalefeti temsil eden güçler çok farklı. Kimi Batı’ya yönelmiş, kimi Basra körfezi ülkelerine, kimi Türkiye’ye. Bence bu yönetimde Esed’in eski yönetiminden de olması gerekiyor. Çünkü tamamı kötü insanlardı diyemeyiz. Alevi topluluğunu bir çırpıda atmak bir nevi iç savaşa davettir. Bu yüzden kurulacak yönetim çok zor ve gerçekten en geçici yönetim olacak. Böyle bir yönetim kurulursa herkesi temsil edecek ve tüm toplumla diyalog kurabilecek. Hem laik, hem İslamcı hem de Alevilerle. Ben ülkenin bütünlüğünün korunacağından eminim. Çünkü kimsenin Suriye’yi bölme ihtiyaci yok. Ayrıca şunu söylemek istiyorum ben her türlü bölücülüğe karşıyım. Ben onları anlayabiliyorum, ancak bu dünyada tek onlar yaşamıyor. Ortak ve genel iyilik için bölücülük olumsuz bir şey. Suriye’de bölücülük yaşanacaktır, orada birçok sorun var, ama Suriye bölünmeyecek.” öngörüsünde bulundu.

Kürt devleti imkansız

Kürt nüfusu ile ilgili çok farklı rakamlara sahip olduğunu kaydeden uzman, “Aslında Kürtler öyle bir millet ki onları hiçbir yerde sayılarını tam olarak hesaplayamazsınız. Sayıları 18 milyon ile 35 milyon arasında değişiyor. Ben Kürtleri anlıyorum. Ulusal devlet sahibi olma isteğinin haklı tarafları olduğunu da düşünüyorum. Ancak bölge için, tamamen bağımsız bir Kürt devletinin kurulması bir facia olur. Böyle bir durum kaç ülkenin sınır ihlali ile gerçekleşecek?” sorusunu yöneltti.

Türk uçağının düşürülmesine Rusya müdahil değil

Suriye karasularına yakın bir alanda düşürülen Türk savaş uçağı ile ilgili soruları da yanıtlayan Maleşenko, “Rusya’nın olayın herhangi bir kısmında yer aldığını düşünmüyorum. Bunun er ya da geç ortaya çıkacağı bilinir. Rusya’nın böyle bir soruna ihtiyacı yok. Ben aslında daha çok teknik detayların neden olduğunu düşünüyorum. Siyaset, provokasyondan bahsetmek isterdik. Ama bence gerçekten hata oldu, uçak sınırı ihlal etti ve olanlar oldu. Siyasi bir davranış olsaydı bu Türkiye’yi daha fazla Esed karşıtı davranışa sürüklerdi. Fakat gördüğümüz kadarıyla bunlar olmadı, demek ki bu mesele üzerinde bir çözüm bulundu.” dedi.

Türkiye çağdaş bir ülke olarak bölgede daha da güçlenecek

Türkiye’nin dış politikasını izlediğini, agresif olmayan yaklaşımlarının çok önemli olduğuna değinen Rus uzman, “Türkiye bölgede kendi gücünü artırması normal. Çünkü bugün ve yarın için Türkiye Müslüman dünyanın bir lideri. Petrol ve İslam açısından değil, bir çağdaş ülke olarak.

Ankara’nın Avrupa hevesinden bahsettiğimizde ise bence bir Müslüman ülke olarak Orta Doğu’ya Türkiye daha yakın. Orada başarılı olması daha gerçekçi. Bazı meslektaşlarım bana katılmaz, fakat bence Türkler ve Araplar arasında hep rekabet yaşanmıştır. Bu bir kavga değil, ulu Müslüman uluslar arasında bir rekabet. Bu rekabet Türk etkisini önleyici faktörünü oluşturacak. Er ya da geç, ya da şimdi bile Araplar Türkiye’yi fazlasıyla hissedecek. Ve bu onlara fazla görünecek. Bence Türkiye burada dengeli, taktik olarak doğru şekilde davranıyor. Ve bu davranış biçimi başarısının sırrı bence. Ankara için belki burada önemli olan şey fazla pasif olmamak ve fazla hevesli olmamak gibi denge gözetleniyor. Bence şu anda bu orta yol bulundu. Gelecek ne gösterir bakacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Şaghay üyeliği şaka olabilir

Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyeliği ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya lideri Putin’le görüşmesinde yaptığı espriye dikkat çeken Rus uzman, “Bence bu sadece şaka. Türkiye, sadece örgüte girer ve iş olur biter ülkelerden değil. Türkiye gireceği örgütün yapısını tamamen değiştirecek kapasitede. Çin bunu ister mi acaba? Orta Asya’dakiler ne düşünecek? Bir yanda Çin, bir yandan Rusya, bir de Türkiye? Bence bu bir şaka. Ayrıca bence şu anda izlediğimiz ŞİÖ bir Çin yanlısı yapıya sahip. Pakistan, Hindistan ve Çin’in bir arada olduğu büyük ŞİÖ ilgili konuşmalar ise bir ütopya. Aynı BDT gibi. Hiçbir işe yaramıyorlar. Bence Türkiye’de bu anlamda çok ilgi çekiçi bir ülke. Hem Avrupa yönelimi mevcut, hem Müslüman yönelimi. Bence Türkiye hem Avrupa hem Müsülman ülkeleri ile ilgişkilerini iyi dengeliyor. Fakat buna uzun süre sahip çıkabilmek zor bir mesele. Şimdilik Türkiye çok başarılı. Şimdilik!” şartı koydu.

Suriye krizi Rus-Türk ilişkilerini etkilemez

Rus-Türk ilişkilerinin bağımsız ilişkiler olduğunu vurgulayan Maleşenko şu şekilde konuştu: “Suriye’de er ya da geç sorun çözülecek. Her hangi bir dış etkenin bu ilişkilere ciddi şekilde etki etmesi çok zor. Er ya da geç Suriye problemi çözülecek. Bizm ekonomik partner ilişkilerimiz ise devam edecek. Türkiye’de Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül iktidarda oldukça bu partnerlik ilişkileri uzun sürer. Bence ilişkilerimiz çok iyi.”