DAP, Rus ve Türk Akademisyenleri buluşturdu

10

Diyalog Avrasya Platformu (DAP) Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilere katkıda bulunmak amacıyla Rusya’da farklı kurumlarda görev yapan akademisyenleri Türkiye’ye davet etti. DAP, Rus ve Türk Akademisyenleri karşılıklı fikirlerin özgürce ifade edildiği “Tecrübe Paylaşım Toplantısı”nda bir araya getirdi.

Rus ve Türk Akademisyenleri fikirlerini ifade ettiği “Tecrübe Paylaşım Toplantısı” Diyalog Avrasya Platformu Genel Sekreteri İsmail Tas’ın moderatörlüğünde gerçekleşti.  DAP tarafından organize edilen yuvarlak masa toplantısında bir araya gelen Türk ve Rus akademisyenler ve gazeteciler, iki ülke ve bölge ilişkililerini konuştu. İstanbul'daki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı binasında gerçekleşen toplantıda, Rusya ile Türkiye'nin bir birini tanıdıkça daha da yakınlaştığı, bu doğrultuda iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin, dış politikaya da olumlu yansıdığının altı çizildi.

Açılış konuşmasında DAP Genel Sekreteri İsmail Tas, son günlerde Rusya’da gerçekleşen terör eylemlerini kınadı. Hayatını kaybedenlerin masum olduğunu ve her türlü terörün diyalog eksikliğinden kaynakladığını hatırlattı.

Yagya: “Türkiye'nin 3 Tarafı Deniz, 4 Tarafı  Düşmanla çevrili” 

Vatanyar Saidoviç Yagya; "Ankara yıllarca , 'Türkiye'nin etrafı 3 deniz, 4 düşmanla çevrili' şeklinde bir politika izledi. Türkiye, komşularıyla '0' problem politikasını benimsedikten sonra bölgede ve dünyada büyük bir prestij kazandı. Moskova, Türkiye'nin yeni komşuluk politikasını tam destekliyor. " ifadesini kullandı.

Türkiye'nin son dönemlerde dünyada iyi yönde sıkça gündeme geldiğini aktaran Yagya, bunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük katkısının olduğunu aktardı. Türkiye'nin İspanya ile birlikte başlattığı Medeniyetler İttifakı projesinin, büyük bir gelişme olduğunun altını çizen Rus Milletvekili Yagya, NATO üyesi Türkiye'nin İslam ülkeleri arasında hem Batı hem de Rusya ve Orta Doğu ile iyi ilişki kurabilen tek ülke olduğunun altını çizdi.

Radikal Gazetesinden Ceyda Karan, Kafkaslarda bir sorun Rusya’nın inisiyatifi olmadan çözülemez. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde Rusya’nın bir rolü var mı? diye sordu. Sayın Yagya, Karan’ın sözünü “Kafkaslardaki hiçbir sorun Türkiye ve Rusya’nın insiyatifi olmadan çözülemez” şeklinde düzeltmek istediğini söyledi. Vatanyar Yagya, “Rusya’nın rengini tam belli etmek istemediğini ve Siz sorunu kendi aranızda çözün biz destekleyelim, politikasında” olduğunu ifade etti.

Ötekinin Sesi Duyulmaya Başladı 

Kuban Devlet Üniversitesi Gazetecilik ve İletişim Tarihi Bölümü Başkanı Aleksandr Vasilyeviç  Ostaşevskiy “Modern basında Kuzey Kafkasya’nın sorunlarının medyaya yansınması” üzerinde durdu. Ostaşevskiy, “Biz Sovyet gazetecileriyiz, Rus basınında fazla çeşitlilik yoktur, olaylara tep tek taraftan baktık ama artık bu mantık geçmişte kaldı. Kafkaslarda 140’dan fazla halk var. Artık bun hakların da kültürü ve tarihi duyguları medyaya yansımaya başladı. Ötekinin sesi duyulmaya başladı.

Zirve Üniversitesi öğretim görevlisi ve Siyaset Bilimci Doç. Dr. Gökhan Bacık, “Türkiye dış politikasının değişmesinde iç ve dış faktörlerin önemine vurgu yaptı. Ekonomik ve politik açıdan batıda daralan ilişkilerle pazarlar yeni kapılar açılması ve refah seviyesinin yükselmesi için doğuya ve güneye kaymak zorunda kaldı. Ortaasya, Ortadoğu ve Afrika’ya yönelen Türkiye ekonomik dar boğazdan kurtulma yoluna girdi. Bu Türkiye’nin Araplaşması anlamına gelmemektedir.” dedi.

Koybayev: “Türkiye etrafına rağmen gelişmeye devam edecektir.” 

Kuzey Osetya K.L.Hetagurov Devlet Üniversitesi öğretim görevlisi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Boris Georgiyeviç  Koybayev, Türkiye’nin Karadeniz ve Hazar bölgelerinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sayın Koybayev şöyle devam etti: “Türkiye hem Avrupa, hem Asya hem de Ortadoğu’nun bir parçasıdır. Çok jeopolitik bir coğrafyadadır. Etnik olarak baktığımızda da farklılıklar gözümüze çarpmaktadır. Ekonomik olara incelediğimizde bölgenin pek çok ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Öte yandan NATO, AGİD, KEİPA gibi uluslararası farklı organizasyonlarda da kendini göstermektedir. İçerde ve dışarıda istikrarlı bir ülkedir. 21.yy’da Türkiye çevresiyle “eşit ortaklık ve sıfır sorun” politikasına geçmiştir. AKParti döneminde bu yönünü daha net görmekteyiz. Türkiye etrafındaki farklı düşüncelere rağmen gelişmeye devam edecektir.”

Diyalog ve işbirliği kaçınılmaz 

Avrasya Demokrasi Vakfı Başkan Yardımcısı Tuğrul Veli Türk-Rus ilişkileri sıradan iki ülke ilişkileri gibi değildir. İlişkilerimiz karşılıklı çıkarlar ve değerler bakımından çok üst seviyededir. Bugün iki ülke ilişkileri somut bir mecraya girmiştir. Geçmişte atılan adımların yanında Mayıs 2010’da Medvedev Türkiye’ye gelecek ve yeni işbirliklerinde imzalar atılacaktır. Artık diyalog ve işbirliği kaçınılmazdır.

Rusya, Kafkaslar'daki sorunların dondurulmasından yana 

Cihan Haber Ajansı'ndan Ahmet Temir’e konuşan Saidoviç Yagya, Rusya'nın Kafkaslarda net bir politika izleyemediğinin altını çizdi. Yagya, ülkesini bu konuda net bir politika izlememekle eleştirdi. Moskova'nın elini taşın altına koymak istemediğini dile getiren Yagya, Rusya'nın Kafkaslarda dondurulmuş sorunların uzun bir süre daha buzdolabında kalmasını istediğini ifade etti. Rusya'nın Azerbaycan ve Ermenistan arasında net bir tercih yapamadığı için, iki tarafı da idare etme politikasını izlediğini aktaran Rus Milletvekili Saidoviç Yagya, " Moskova bir anda iki koltukta oturmak istiyor. Bu çok yanlış. Ülkem net bir politika izlemeli ve barış sürecine gerçekten katkı sağlamalı. " dedi.

Sözde Ermeni soykırımı iddiasına da değinen Yagya, geçmişte yaşanmış tarihi olaylar yüzünden, iki halkın 21.asırda düşmanca duygular içinde olmasının yanlış olduğunu belirtti. Yagya," Geçmişteki tarihi olaylar için bir asır sonra özür beklemek yanlış bir yoldur." şeklinde sözlerini tamamladı.

İlişkilerin gelişmesi için yapılması gerekenler 

Toplantıya katılan diğer Türk ve Rus akademisyenler ve gazeteciler de Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin önemini vurguladı. Toplantı neticesinde katılımcılar ilişkilerin gelişmesi adına yapılması gerekenler konusunda düşüncelerini şöyle açıkladılar: 
- Türkiye-Rusya ilişkilerinin 90.yılı münasebetiyle kalıcı nasıl tavsiyeler olabilir, 
- Rusya ve Türkiye arşivleri taranmalı, karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalı, 
- İpekyolu Stratejisi ilişkilerimizin gelişmesi konusunda araştırma, 
- Türkiye – Rusya ilişkileri konusunda daha spesifik konular üzerinde toplantılar yapılmalı, 
- Moral etik ve insani değerler konusunda daha önemli adımlar atılmalı, 
- Karşılıklı öğrenci değişim programlarıyla eğitime destek olmalıyız, 
- Tarihi ve kültürel film değişimleriyle birbirimizi daha iyi tanımalıyız, 
- Rus ve Türk edebiyatından seçkin eserler karşılıklı olarak tercüme edilip yayınlanmalı 
- İki ülke ilişkilerin gelişmesi için bu tür toplantıları daha sık yapılması,

Programın sonunda iyi niyet temennileri eşliğinde karşılıklı hediye töreni gerçekleşti.

Kaynak: www.daplatform.org