Yaz sıcaklığı Rusları yazlıklara yöneltti

2

Rusya'da, güneşli yaz günlerinde büyük şehirlerin beton binalarını terk eden kent sakinleri kargaşadan uzaklaşarak yazlıklarda soluk alıyor.

Rusların şehir dışındaki yazlıklarda yaşama sevdası bir çok klasik edebiyat eserlerine ne konu olurken, bu sevda Rusya'da halen devam ediyor. Bazı vatandaşlar sürekli olarak şehir dışında kalma fikrini bile gözden geçiriyor. Çünkü yazlık Ruslar için şehir yaşamının oluşturduğu sıkıntından kaçma imkanını sunuyor.

Rusya'da yazlıklar ilk defa Büyük Petro zamanında ortaya çıkmış ve devlet tarafından öncelikli olarak çara sadık olan soylulara veriliyordu. Ancak 19. yüzyılın sonuna doğru yazlıklar özel mülkiyet haline gelmeye başladı ve Ruslar için yaz günlerini geçirmenin vazgeçilmez mekanı oldu.

Moskova'nın hemen dışındaki ve neredeyse yüzyıl boyunca Şubin ailesine ait yazlık burada yaşayanların hayatlarında önemli rol oynadı. Küçüklüğünden beri bu yazlığı ziyaret ettiğini anlatan Mariya, "Bu yazlık ile ilgili çok değerli hatıralarım var. Hatta tüm önemli hatıralarım bu yazlık ile ilgili olduğunu bile söyleyebilirim. Burada bir çok arkadaş edindim ve hayata bakışım burada biçimlendi. Okulda yazdığım ilk kompozisyonda da en sevdiğim mekan olarak da burayı anlattığımı hatırlıyorum." diye anlatıyor.

Eski yazlıklar hem müze, hem toplumsal hayatın merkezi izlenimi oluşturuyor. Çünkü bu yazlıkların sadece güzel manzara dikkat alınarak değil, ayrıca spor ve dinlenme tesisleri etrafında kurulmasına özen gösteriliyordu.

Maria Şubina'nın anlattıklarına göre, dinlenme tesislerine bağlı 'Veranda' (sahne) aynen 1930 yıllarında olduğu gibi hizmet vermeye devam ediyor. Maria, "Burada eskiden olduğu gibi halen konserler verilmeye devam ediyor. Mesela piyanist Sviatoslav Richter ve Gindes burada canlı performans sergilemişlerdi, müzisyen Yuri Başmet de ara sıra konser veriyordu. Şu anda komşularımızdan biri rock sanatçısı, o da yılda bir kez burada konser veriyor." diyor.

Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte bir çok yeni modern yazlıklar da kurulmaya başlandı. Böyle modern yazlıklardan birinde Egor ve Lena, köpekleri London ile birlikte sürekli yaşıyor. Genç çiftler kasaba hayatı için şehri terk etti ve temiz hava ve açık alan bağımlısı haline geldi. Lena, yazlık yaşamını şöyle ifade ediyor: "Şehirde yaşadığım zaman bir kasabada yaşayabileceğimi hayal bile edememiştim. Şimdi ise yazlıkta yaşıyorum ve şehirde yaşayabileceğimi hayal bile edemiyorum. Çünkü şu anda gezmek istediğim zaman nehire, alana gider ve üç saat geze bilirim. Ayrıca burada kilisemiz de var. Mısır tarlaları, buğday tarlaları var. Bunlar çok güzel şeyler. Ayrıca burada doğanın değişikliğini, mevsimlerin değişimlerini izleyebiliyorsun, böceklerin yaşamlarını seyredebiliyorsun. Çok ilginç bunlar."

Bunlarla birlikte Lena ile Egor evlerinin şehirdeki dairelerinden konfor açısından geri kalmaması ile de gurur duyuyor. Lena, yazlıklarında tuvalet ve duşun olmasını konforlu yaşam sürdürmeleri açısından çok önemli bulduklarını ifade ediyor.

Egor sanatla uğraşıyor ve yaşadığı evinde stüdyosu mevcut. Sanatçı olarak köy sessizliğini önemli bulduğunu belirten Egor, "Şehirde çalışmalarım işten ziyada daha çok savaşa benziyordu. Sanatım beni memnun etmiyordu, çünkü zorla yapıyordum. Burada açık havada, temiz havada her şey armoni içinde gelişiyor. Burada ilham buluyorum" şeklinde anlatıyor.

 

Yaşar Niyazbayev, Moskova, Cihan