Putin: Avrupa ekonomik krizin üstesinden zor gelecek

7

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye’de yaşanan krizin çözümünde anlaşmazlık olduğunu, siyasi diyalogla ancak barışın sağlanabileceğini söyledi.

Yurt dışında görev yapan Rus diplomatlarla bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı, “Siyasi çözümün sağlanmasında tarafları diyaloğa sevk edecek tüm çabalar ortaya konmalı. Bu diyalog sürecini hızlandırmaya ihtiyacımız var… Suriye’de Libya senaryosunun yinelenmesi kabul edilemez” uyarısı yaptı.

İnsan hakları ile ilgili konular nedeni ile Rus diplomatlara yönelik uygulamaları ve füze savunma sisteminde tek taraflı çalışmaları nedeni ile Washington’ı eleştiren Putin, “Sovyet karşıtı uygulama konulan Jackson-Vanik düzenlemeleri ve stratejik dengeleri bozan füze kalkanı çalışmaları bizi üzüyor” dedi.

Rusya’nın yükselen güçler Çin ve Hindistan’la özel ilişkiler geliştirilmesini isteyen Putin, Latin Amerika ülkeleri ve Afrika ülkeleri ile de eski dönemde kurulan ilişkilerin güçlendirilmesini talep etti.

Avrupa’dan Almanya, İtalya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerle toplam ticaret hacminin dörtte birini gerçekleştirdiğini vurgulayan Putin, AB ile vizelerin tamamı ile kaldırılmasına hazır olduklarını belirtti.

Avrupa’nın ekonomik krizin üstesinden gelme konusunda kötümser olduğunu ifade eden Putin, “Küresel krizin üstesinden gelme alternatifinin güvenilir olmadığını kabul etmemiz gerekir. Gelecek daha fazla alarm veriyor. Euro Bölgesi borç krizi çözülmemiş yapısal sorunlardan oluşan buz dağının sadece görünen ucu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya’nın küresel ekonominin çekici gücü olma özelliklerini yitirmeye başladıklarını ifade eden Putin, “Doğal kaynaklara ulaşım rekabeti ve enerji piyasaları üzerindeki provakatif eylemler yoğunlaşıyor… Bu da tarihi batıya olan bağımlılığı azaltıyor… Bunun bizi memnun etmediğini not etmek isterim. Bu süreç Rusya’da da alarm durumuna neden oluyor. Tektonik etkileri kaçınılmaz” şeklinde konuştu.

Putin son dönemde yaşanan gelişmelerin bir kısım uluslar arası aktörlerin eski etki alanlarını korumak için uluslar arası hukuka aykırı olarak tek taraflı hareket yaptıkları eleştirisi getirdi.