Rus Büyükelçi: Siyasi çözüm denenseydi, Türkiye'de 1,5 milyon Suriyeli olmazdı

108

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov, Cumhuriyet Gazetesi'ne röportaj verdi. Ağırlıklı olarak Suriye'deki gelişmelerin ele alındığı röportajda Karlov, uçuşa yasak bölge konusunda Şam ve BM onayının gerektiğini söyledi. Karlov, Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkiler için de uzun vadeli bir partnerlik öngördüklerini kaydetti.

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyevic Karlov, Duygu Güvenç imzalı röportajda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümetin ısrarla savunduğu Suriye’de “uçuşa yasak bölge” formülüne ilişkin olarak, “Suriye’nin onayı ve BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan uçuşa yasak bölge olmaz” dedi.

ABD öncülüğüne kurulan Anti-IŞİD koalisyonunu, “Kısa vadeli ve bir defalık koalisyon” ve “BM’yi yandan dolanmak tehlikeli” diye tanımlayan Büyükelçi Karlov, “Türkiye bununla ilgili karar tasarısı sunsun, değerlendireceğiz. Böyle bir karar sunulmayacaksa destekleyip desteklemeyeceğimizi nasıl konuşuruz ki?” dedi.

Karlov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 50 gün içerisinde Türkiye’ye geleceğini de bildirdi.

Rusya Büyükelçinin sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

"SURİYE KONUSUNDA UYARMIŞTIK"

- Suriye’de 3 yıldır yaşanan dram neden önlenemedi?

KARLOV: 3 sene önce olaylar başladığında ortaklarımızı uyarıyorduk, sonuç böyle olur diye. Maalesef bizim tahminlerimiz gerçek oldu. Başta ABD, AB, NATO ülkelerine “Suriye meselesinin askeri çözümü yoktur” diye anlatmaya çalıştık. Siyasi çözüme ihtiyaç olduğunu ifade ediyorduk, o yüzden Cenevre süreci oldu. Maalesef diğer olaylarda olduğu gibi Amerikan ortaklarımız bize “Siz bir şey anlamıyorsunuz, süreç çok hızlı bir şekilde bitecek” dedi. İşte 3 senedir bu trajedi devam ediyor, birçok insan hayatını kaybetti, kaybetmeye de devam ediyor. Suriye’nin bizim açımızdan özel yeri var, çünkü orada on binlerce Rus yaşamakta.

- Türkiye de kısa sürede askeri operasyonla Esad rejiminin düşeceğini savundu. Türkiye de mi bedel ödüyor?

Suriye konusunda pozisyonlarımız örtüşmüyor. Fakat Türkiye’ye bu alanda özel değer veriyoruz, çünkü sorun ne olursa olsun, örtüşmeyen konuları masada oturup rahat rahat görüşürüz. Diğer ortaklarımızla böyle bir diyalog olmuyor. Mesela ABD ile farklı olduğumuz konuları görüşmek istiyoruz. Onlar istemiyorlar.

- Esad hâlâ Suriyeyi yönetebilir mi?

Bana sadece BM Genel Sekreteri’nin cevap verebileceği soruları sormayın.

"ABD, IŞİD'İ DESTEKLİYORDU"

- Türkiye ile Rusya, IŞİD konusunda konuşuyor mu?

IŞİD şu anda bölgenin istikrarı açısından en büyük tehlikedir. IŞİD, şimdi terörist örgüt olarak kabul edildi ama El Kaide’den ayrıldıktan sonra ABD bu gruba yardım ediyordu. İlk örnek değil, daha önce de ABD’nin desteğiyle yetiştirilen gruplar büyük canavara döndü.

- Ama Davutoğlu da Esad’ın başta IŞİD’i desteklediğini söylüyor?

Belki de Davutoğlu’nun elinde bu yönde veriler vardır. Bende bu yönde veriler yok.

RUSYA, IŞİD KARŞITI KOALİSYONA NASIL BAKIYOR?

- Şimdi koalisyonu destekliyor musunuz?

Çok zor bir soru bu. IŞİD ile mutlaka mücadele etmek gerek. Ve bu mücadeleye katkı sağlıyoruz, mesela Irak’a askeri araçlar, mühimmat veriyoruz. ABD’nin oluşturmakta olduğu koalisyonun parçası değiliz. Çünkü uluslararası hukuk bakımından IŞID’e karşı koalisyon kısa vadeli, bir defalık bir koalisyondur. Özellikle spesifik hedeflere ulaşmak için oluşturulan bir koalisyondur. Bu tür koalisyonlar daha önce de oluşturuldu, gelecekte de oluşturulacak. Ama bu tür koalisyonun faaliyetleri mutlaka BM tüzüğüne uyumlu olmalı. Uluslararası hukuk açısından bunu ancak 2 şekilde yapabilirsiniz. Biri BM Güvenlik Konseyi kararıyla, ikincisi de şu veya bu ülkenin yönetimi destek için başvurursa. Eminim ki Esad, ABD’ye böyle bir taleple başvurmaz. Diğer yandan ABD, Konsey’de karar almak istemiyor. BM’yi yandan dolaşma girişimi çok tehlikeli ve tarihte bu tür girişimlerin örnekleri var ama kötü sonuçlanıyor. Mesela Irak ve Libya’da. “IŞİD ile mücadele edelim mi” diye bir soru yok. IŞİD ile mücadele etmeliyiz ama nasıl? Önemli olan bu. İlaç hastalığın daha kötü olmasına izin vermemeli.

"SURİYE BÖLÜNMEMELİ"

- Rojava’da Kürt bölgesinin oluşumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rojava Suriye’nin parçasıdır. Peşmergenin geçişinin Suriye yönetimince onaylanması gerektiğini düşünüyor. Bizce Suriye tek bir devlettir ve böyle de kalmalıdır.

- BM’de daha önce karar sunuldu ama Rusya kabul etmedi. Şimdi farkı ne?

Beş parmak bir olmaz. Kararın içeriği de çok önemli. Daha önce BM’ye sunulan kararlarda IŞİD’e karşı işbirliği söz konusu değildi. Libya olayını hatırlarsanız kararı Konsey’de uçuşa yasak bölge oluşturulmasını destekledik. Sonuçlarını da anımsıyorsunuz. Bu kararı kullanılarak hükümet birliklerine bombalama oldu. Libya’dan aldığımız acı tecrübe sonucunda kararın her harfine bakıyoruz artık.

"UÇUŞA YASAK BÖLGE" TARTIŞMALARI

- Suriye’de uçuşa yasak bölge önerisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye bununla ilgili karar tasarısı sunsun onu değerlendireceğiz. Böyle bir karar sunulmayacaksa destekleyip desteklemeyeceğimizi nasıl konuşuruz ki? Diğer taraftan da Suriye hükümetinin onayı olmadan nasıl uçuşlara yasak bölge oluşturacağız. Suriye’nin onayı ya da Güvenlik Konseyi’nin kararı olmalı.

- Özgür Suriye Ordusu’nu nasıl tanımlarsınız? Meşru mu, terörist mi?

Suriye hükümeti ile mücadele eden silahlı bir muhalefet örgütü. Meşru ve teröristin anlamları çok kaygan bir zemin. Suriye’de meşru hükümet var. Diğer taraftan da bazı muhalif güçlerle diyaloğun yapılmasını olanaksız da görmüyoruz. ÖSO'nun bu kategoriye uygun olup olmadığını söyleyemem.

"ESAD GİDERSE KİM GELECEK?"

- Türkiye’nin Suriye’de savunduğu tezi, Rusya’nın Ukrayna’da savunduğunu düşünüyor musunuz?

Biz Ukrayna’da yaşayan Rus vatandaşlarının haklarını desteklemeye çalışıyoruz.

- 'Türkiye de aynı şekilde Suriye’de Sünnilerin haklarını savunuyor' denemez mi?

Çözüm yolu önemli. Hiçbir zaman Esad ideal bir hükümettir demedik. Tam tersi ülkenin siyasi reformlara ihtiyacı var. Bu reformların uygulanma yöntemi, yolu çok önemli.

- Sizce kısa vadede çıkış nedir?

Hazır reçete veremem. Genel ilkeleri sıralayabilirim. Suriye’de baştan beri sorun siyasi yollarla çözülmeye başlasaydı, şimdi Türkiye’de 1.5 milyon mülteci olmazdı, yüz binlerce ölü de, IŞİD de olmazdı. Eğer ülkede silahlı çatışmalar olmasaydı uluslararası toplum tam olarak kimyasal silahların imha edilip edilmediğini kontrol edebilecekti. İşte bu yüzden siyasi çözüm bu işin lehine.

- 3’üncü Cenevre olacak mı?

Kolay olacağını kimse söylemedi. Hem bizim, hem de Türkiye-ABD ve AB diplomatları bu konu üzerinde çalışmalı. Esad giderse kim gelecek yerine?

  • İstanbul’daki muhalefetin başkanı Al Bahra gelebilir mi mesela?

Tüm muhalif güçler onu destekliyor mu sizce... Desteklemiyor.

- Böyle ne kadar gidilir? Esad sizce hâlâ güçlü mü?

Bence dünyada kimse bu soruya tam bir cevap veremez. Esad’ın gücünün olduğu gözüküyor çünkü 3.5 senedir iktidarda ve devlet başkanı olarak yeniden seçildi. Bu ülkenin siyasi reformlara da gerçekten ihtiyacı var. Cenevre toplantısında da bu kaydedildi. Ama altını çizmek isterim ki siyasi reformlar, mutlaka siyasi diyaloğun parçası olmalı. Aksi takdirde ihtilaf devam edecek. Şu anda Suriye ordusu teröristlerle mücadele ediyor, uluslararası terörizmle mücadele ediyor. Suriye’de ne kadar çok uluslararası terörist olursa Esad’ın da pozisyonu o kadar sağlam olacak. Düşünüyorum ki Suriye muhalefeti de, Suriye’de farklı ülkelerden gelen teröristlerin zaferini istemiyor.

"ANKARA, UKRAYNA ÜZERİNDE ÇALIŞSIN"

- Türkiye ve Rusya arasındaki doğalgaz işbirliğinde Ukrayna ile ilgili sorun aşıldı mı?

Mavi Akım üzerinden bütün sevkıyatlar mutlaka Türkiye’ye ulaşacak. Transit ülkesi olarak Ukrayna üzerinden sevkıyatlarda tabii ki biz Ukrayna’nın hareketlerine bağlıyız. Ukrayna ile sevkıyatla ilgili anlaşma... Ama bu anlaşmanın bazı koşulları var. Bu koşullar sağlanırsa Rusya da yüzde yüz taahhütlerini yerine getirecek. Eğer Ukrayna bunu yapmazsa biz daha fazla borç, kredi vermek istemiyoruz..

- Bu sene sorun olacak mı?

Türkiye, Ukrayna ile biraz çalışsın. Dışişleri Bakanı’nız gidecek Kiev’e bildiğimiz kadarıyla.

TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ

- Türkiye ve Rusya, siyasi farklılıklarına karşın ekonomi ve turizmde ilerliyor mu, geriliyor mu?

Bu sene ocak-eylül sonunda ilk defa turizmde Almanya’yı geçerek ilk sıraya geldik. Ticarette rakamlarımız daha mütevazı. Rusya’ya yaptırım uygulayan ülkelere cevabi yaptırımda bulunduk ve onlardan aldığımızı başka ülkelerden almayı düşünüyoruz. Bu alanda Türkiye-Rusya arasında görüşmeler devam ediyor. Eğer gerçekten bugün iki kat gıda ticareti istesek, Türkiye’yi yaş meyve sebzesiz bırakırdık. Biz yedek tedarikçi değil uzun vadeli bir ticaret partneri bulmaya çalışıyoruz.