Kırım'dan vazgeçmeyen Rusya'ya, NATO ve yaptırım kuşatması

289

Kiev'de gerçekleşen yönetim değişikliğinin ardından Kırım'ın Rusya'ya bağlanması ve Doğu Ukrayna'da sağlanamayan barış, Moskova'ya yönelik NATO ve yaptırım kuşatmasının devam etmesine neden oluyor.

Batılı ülkeler, Gürcistan ve Ukrayna'da yaşanan gelişmelerin Moldova ve Baltık ülkelerine doğru yayılabileceği endişesini dile getiriyor. Rusya ise Washington'ın tehdit algısı oluşturarak Avrupa'nın doğusuna yerleşme için fırsat oluşturduğunu iddia ediyor. Rusya'ya göre Batılı ülkeler, Avrupa Birliği Doğu Ortaklığı projesi ve NATO ile Rusya'nın çevresinde etkinliğini artırıyor. Mart 2014'ten bu yana deniz, kara, hava ve stratejik gücünün tatbikat yoğunluğunu artıran Rusya'ya karşı ABD öncülüğündeki NATO birlikleri karşılık veriyor. Karadeniz'de Amerikan ve Rus savaş uçakları karşı karşıya gelirken, Baltık Denizi'nde NATO ve Rus savaş gemilerinin tatbikatsız günü geçmiyor. Suriye krizinden bu yana tansiyonun yüksek olduğu Akdeniz'de de artık Rus savaş gemileri kalıcı hale geldi.

İkinci Soğuk Savaş olarak tanımlanabilecek gelişmelerin yaşandığı günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den sürpriz bir açıklama geldi. Putin, yıl sonuna kadar Rus ordusuna 40 yeni kıtalararası nükleer başlık taşıyabilen füze vereceklerini söyledi. Rus donanmasının yeni nesil savaş gemileri de modernize ediliyor. Yeni bir silahlanma yarışını tetikleyen gelişmeler, ABD'nin Baltık ve Doğu Avrupa ülkelerine 5 bin asker, tank ve ağır silahlar göndereceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi. Rusya ile tüm diyaloglarını sonlandıran NATO, acil durumlarda yanlış anlamaları önleyecek kırmızı hat telefonunu da iptal etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya'nın hemen sınırlarının dibinde askeri hareketliliğin artmasından endişe duyduklarını, ancak en büyük tehdidin ise Avrupa'ya yerleştirilmesi planlanan füze kalkanı olduğunu savunuyor. Moskova'ya göre nükleer dengenin bozulmasına neden olacak girişim, Rusya'nın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor.

Ukrayna'da imzalanan Minsk Anlaşması halen pamuk ipliğine bağlı. Ateşkes ihlalleri sürerken, Rusya'ya yönelik yaptırımlar da hız kesmeden devam ediyor. Rusya'nın yaptırımlar nedeni ile ekonomik kaybı 200 milyar doları buldu. Sürenin uzamasının özellikle mali yapı ve enerji sektöründe kalıcı sorunlara yol açmasından endişe ediliyor.