Uluslararası hukuk uzmanı Toluner: Rusya Hatay sınırını tartışmaya açmak istiyor

296

İstanbul Üniversitesi Devletler Hukuku Anabilim Dalı eski Başkanı Prof. Dr. Sevin Toluner, Rus uçağının sınır ihlali sonucu düşürülmesiyle ilgili çarpıcı bir görüş dile getirdi. Toluner, “Rusya’nın hedefi Hatay civarındaki sınırı tanımadığını ilan etmek, Hatay’ın durumunu gündeme getirmekti.” dedi. Sınır ihlalinin yapıldığı yerin çok kritik olduğunu kaydeden Toluner, “İşte orada ‘senin sınırın buradan geçmiyor’ demeye getiriyor. Suriyeliler Hatay’ı her zaman Suriye sınırı içinde gösterirler. Rusya’nın oraya gelmesi bir yerde bu sınırı tartışmaya açmak.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Sevin Toluner, Rusya’ya ait askeri uçağın Hatay sınırında düşürülmesi, İstanbul Boğazı’ndan geçen Rus askeri gemisinden silah gösterilmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili görüşlerini Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) anlattı. Rusya’nın sınır ihlali yapmaktaki amacına ilişkin önemli bir iddiayı gündeme getiren Toluner, Hatay’ın plebisit ile (halk oylaması) Türkiye’ye katıldığına dikkat çekti. Bu durumu Suriye’nin kabullenmediğini, Suriye haritalarında Hatay’ın kendi sınırları dahilinde gösterildiğini vurgulayan Toluner, Rusya’nın o bölgedeki amacının Hatay’ın durumunu yeniden tartışmaya açmak olduğunu ileri sürdü.

Toluner, bu konuda şu görüşleri dile getirdi: “Rusya’nın hedefi, o bölgeyi tanımadığını ilan etmektir. Hatay civarındaki sınırı tanımadığını belirtmektir. Hatay’ın durumun gündeme getirmek istiyorlar bence. Suriye Hatay’ın Türkiye’ye katılımını tanımamıştı ama Suriye’nin zaten tanıması gerekli değildi, çünkü o sırada bağımsız değildi. Hatay sancaktı, sonra plebisit ile geçtiler ama Hatay’ın durumu da o zaman 20’ye 22 idi. Araplar bunu tanımadı. Sınır ihlallerinin olduğu yer çok ilginç. İşte orada ‘senin sınırın buradan geçmiyor’ demeye getiriyor. Suriyeliler Hatay’ı her zaman Suriye sınırı içinde gösterirler. Arap nüfusu var orada çünkü. Suriye bunu tek başına yapamazdı, Rusya’nın oraya gelmesi bir yerde bu sınırı tartışmaya açmak. Bizimkiler de onun için düşürdü o uçağı.”

‘NATO, KENDİ YAPMADIĞINI TÜRKİYE’YE YAPTIRDI GİBİME GELİYOR’

“Yanlış düşünüyor olabilirim ama başından beri böyle düşünüyorum” diyen Toluner, “Hatay hep Suriye sınırlarında gösteriliyor Suriye haritalarında. Rusya çayırda bayırda ihlal etmemiş, tam o kritik noktada ihlal etmiştir. Rusya orada fiili bir durum yaratmaya kalktı. Bence Türkiye iyi yaptı. Benim için manidar olan bu olayın hemen arkasından NATO’nun Türkiye’nin arkasında yer alması. Kendilerinin yapamadığı bir şeyi Türkiye’ye yaptırdılar gibime geliyor. Rusya’nın orada yığınak yapmasından son derece şikayetçiler onlar da. Montrö’ye dikkat çekip Hatay’ı unutmayalım bence. Hatay hem Kürtler için denize çıkış, hem de kıta sahanlığının falan sınırlandırılmasında Hatay’ın sınırı çok önemli.” ifadelerini kullandı.

‘RUS GEMİSİ BOĞAZ’DA SALDIRGAN BİR TUTUM SERGİLEDİ’

Boğazların durumu, Montrö sözleşmesi ve bir Rus savaş gemisinden silah gösterilmesi konusuna ilişkin görüşlerini de paylaşan Toluner, Rusya’nın tutumunun uçağın düşürülmesi ile alakalı olmadığını vurguladı. Toluner, “Zaten niyeti bozuktu onun, Suriye’ye o kadar yığınak yaptı. Ankara’da herhalde ‘bıçak kemiğe dayandı’ dedi. Bir başka rivayete göre kendileri kendilerini düşürdü. Ermeni işini de harlıyor Rusya.” şeklinde konuştu.

Montrö’ye göre, gemilerin sınıfına uygun olarak Boğaz’dan geçebildiğini kaydeden Toluner, denizaltıların su yüzeyinden gitmesi, gemilerden uçak kaldırılmaması gibi bir takım şartların olduğunu belirtti.

Rus gemisinin Boğaz’dan saldırgan bir tutum içinde geçtiğini söyleyen Toluner, “Tehdit eder boyutta. Topları, füzeleri sökecek değil ama füzeyi taşıyanın pozisyonu Türkiye’ye karşı saldırgan bir tutum olarak değerlendirilebilir… Münferit geçerler savaş gemileri. Montrö’nün delinmesine Türkiye göz yumsa Amerika bu sefer Montrö’yü tartışacak ki tartışacaktır. İşine gelir, Karadeniz’e çıkmak istiyor serbestçe. Ben de Rusların fazla üstüne gideceğini sanmıyorum. Çünkü Montrö’nün kaldırılması aleyhlerine olur.” ifadelerini kullandı.

Savaş durumunda halk gemilerinin de savaş gemilerinin de Boğaz’dan geçemeyeceğini belirten Toluner, “Tamamıyla Türkiye’nin ihtiyarına bağlıdır. Kimisini geçirir, kimisini geçirmez ama bunlar kağıt üzerinde olan şeyler. Geçirmeyeceğim dediği zaman fiilen de geçirmemesi lazım. Yoksa yolgeçen hanına döner.” dedi.

Rusya’nın psikolojik savaş yaptığını, Rus gemisinden gösterilen silahın da buna işaret ettiğini kaydeden Toluner, sözlerini şöyle sürdürdü: “ ‘Sen bir düşman ülkesin, düşman toprağından geçiyorum’ demeye getiriyor. Geminin kendini korumaya hakkı var da o ülkelinin kendini korumaya hakkı yok mu? Bazı gemiler için açık hükümler konmuştur. İşte denizaltıların su içindeyse su üstüne seyretmesi gibi… Bütün bunlar zaten kıyı devletinin güvenliği için konmuş şeyler… Uçakların havalandırılmaması gibi… Eğer tehlike arz ediyorsa önce ihtar etmeli, sonra gerekeni yapmalı. Ondan sonra kızılca kıyamet kopar burada.”