"Rusya o tahtadaki çivi izini asla unutmayacak"

1625

TR724.com yazarı gazeteci Semih Ardıç, bugünkü köşe yazısında Erdoğan'ın Rusya ziyaretini ve Rusya-Türkiye ilişkilerinde gelinen noktayı değerlendirdi. Rusya ile yaşadığımız uçak krizinin kolay kolay unutulamayacağını hatırlatan yazar, Rusya'nın Türkiye'ye karşı yıldırma mukabelesinde bulunduğunu ifade ediyor.

Ardıç'ın 'Brokoli zaferi ve portakal krizi' başlıklı yazısının bir kısmı:

"...En yakın misal Rusya uçağının düşürülmesiydi. Evvela ‘biz düşürdük, icap ettiğinde yine vururuz’ diyenler Rusya’dan turist gelmez olunca, ihracat çakılınca geri adım attı ve özür mektubu yazdı.

O gün Türkiye’den ithal edilen mallara yasak koyan Rusya, Ankara’nın ısrarlı teşebbüslerine rağmen ticareti uçağın düşürüldüğü tarihten evvelki seviyeye taşımıyor. Rusya ile uçak krizinin yaraları sarılıyor gibi görünse de Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Mart 2017’de günü birlik Moskova ziyaretinden çıkan netice ortada: PYD ofisi hâlâ açık. Vize muafiyeti geri gelmedi. Belli başlı kalemlerde ithalat yasağı devam ediyor. İzin verilen mallar da gümrüklerden yavaş geçiriliyor. Bir nevi yıldırma ile mukabelede bulunuyor Ruslar.

PUTİN, DOMATES VE ÜZÜM YASAĞINI KALDIRMADI

Soğan, karnabahar, brokoli ve karanfil çiçeğinin Rusya’ya ihracatına izin çıkarken, en büyük ihraç kalemi olan domates, çilek, kabak, nar ve yaş üzümde yasak kalkmadı. Yasak tamamen kalkmış gibi yaparken adeta Türkiye ile dalga geçiliyor. Ruslara kızmadan evvel kendi muhasebemizi yapalım. Onlar kendi menfaatlerini, pazar dinamiklerini muhafaza ediyor. Türkiye durduk yere uçaklarını düşürdü. Telafi için 7-8 ay beklendi. Hassas mevzu iç siyasete çerez yapıldı. Bu arada gıda pazarını başka memleketlerin farklı firma ve markaları kaptı.

Rus turistler krizde dümeni batıdaki komşumuz Yunanistan’a kırdı. Daha kaliteli hizmeti daha ucuza aldıklarını gördüler ve yeni adreslerinden memnunlar. Türkiye’yi listeden çıkaran Ruslar; İtalya, Hırvatistan, İspanya ve Mısır’ı tercih ediyor. Gıda pazarında ise Brezilya, İran, Hollanda ve Fransa firmalarının hâkimiyeti perçinlendi. Türkiye bugün ne yaparsa yapsın ticaret hacminin Rus savaş uçağının düşürüldüğü 24 Kasım 2015 tarihinden evvelki seviyeleri yakalaması çok zor.

TAHTAYA ÇAKILAN ÇİVİLERİN İZİ

Türkiye’yi idare edenlerin Amerika Birleşik Devletleri, AB ve Rusya başta olmak üzere hemen her muhatabı karşısındaki medcezirleri bana tahtaya çakılan çivilerin hikâyesini hatırlatıyor: Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak” demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.

Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş ve şu tembihte bulunmuş: “Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar” Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Bunun üzerine babası oğluna, “Aferin iyi davrandın, fakat bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak. O çivilerin izi hep kalacak” demiş.

Mesele sadece iktisadî ve siyasî menfaat de değil. Hırçın, başka memleketlerinin huzurunu bozan Türkiye imajı hepimizi rahatsız etmeli. Reis-i cumhur da olsanız Başbakan da olsanız hem 79 milyonu hem de dünyanın dört bir tarafına dağılmış 6 milyona yakın diasporayı müşkül vaziyete düşüremezsiniz. Milliyetçi beyanların aynı şekilde reaksiyona sebebiyet vereceği unutulmamalı. Hele hele referandum ya da seçim geçince devirdikleri masanın etrafına tekrar oturanların muhataplarından aynı nezaket ve yaklaşımı bekleme hakkı olabilir mi? Rusya, Ankara’nın terör örgütü diye tanımladığı PYD’nin Moskova’daki ofisini kapatmayarak uçak krizini unutmadığı mesajını verirken hangi diplomatik zaferden bahsediyorsunuz. Ortada bir zafer varsa o da brokoli zaferidir.

Rusya ile son 16 ayda yaşadığımız, sebep ve neticesinden hâlâ bîhaber olduğumuz uçak krizinin faturası ortada. Türkiye bu krizin kaybedenidir. Rusya o tahtadaki çivi izini asla unutmayacak..."

Yazının tamamını okumak için buraya tıklayın