"Erdoğan kendisini Putin, Cinping ve Ruhani’nin sofrasında daha rahat hissedecek"

335

Özgürüz websitesinin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Alman Die ZEIT gazetesindeki köşesinde "Alternatif arayışında - Türkiye yeni dostlar keşfetmekte" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dündar, Türkiye'nin asırlık Batı yürüyüşüne son verip, Rusya-İran-Çin ekseninde ortak arayan bir ülke görüntüsü çizdiğini belirtti.

Can Dündar’ın köşe yazısı:

"Washington, Türkiye’nin alternatifleri bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmelidir. Bu saygısızlıktan vazgeçmemek, bizi yeni dostlar ve müttefikler aramak zorunda bırakacaktır."

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta New York Times için yazdığı makalede yer alan bu iki cümle, iki önemli mesaj içeriyor:

1) Batı ittifakından vazgeçebiliriz.

2) Alternatifimiz var.

Bu satırları, Türkiye’de iktidar eliyle yaygınlaştırılan "Amerika, Türkiye’ye ekonomik savaş ilan etti" algısı ve sokaklarda dolarların yakıldığı, Amerikan karşıtı ruh haliyle birlikte okumak gerek.

Erdoğan, 22 aydır Türkiye’de rehin tutulan Amerikalı rahip Brunson’u Washington’la takas kozu yaparken muhtemelen işin bu noktaya varacağını düşünmemişti. Ancak Beyaz Saray’da en az kendisininki kadar yüksek bir ego oturuyordu ve ABD, "Brunson’a karşı yaptırım" kararı verince kriz hızla tırmandı. Aylardır sarsılan Türk ekonomisi çöküşe geçti: Liranın yılbaşından beri dolar karşısındaki değer kaybı, yüzde 57 ile rekor kırdı.

Erdoğan, kendi hatalarının birikimiyle oluşan krizi, "Amerikan komplosu" olarak sunmayı ve tepkileri kendisinden Trump’a yöneltmeyi –şimdilik- başarmış görünüyor. Ancak Batı ile ilişkiler koparsa, doğacak boşluğu "yeni dostlar"ın, doldurma ihtimali zayıf…

Yine de yukarıdaki tabloya şu gelişmeleri eklemek gerek:

Türkiye’nin S-400 füzeleri almaya hazırlandığı ve ortak enerji projeleri yürüttüğü Rusya, Türk vatandaşlarına vizeyi kaldırmaya hazır olduğunu açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Çin gezisinden 3,6 milyar dolarlık kredi paketi ile döndüğünü duyurdu.

İran Dışişleri Bakanı, ABD’nin yaptırımlarını kınarken "Türkiye’nin yanındayız" mesajı verdi.

Erdoğan, "En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya, İran gibi ülkelerle ticaretimizi, milli para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz" dedi.

Bu verilerden ortaya çıkan, asırlık Batı yürüyüşüne son verip kendine, Rusya-İran-Çin ekseninde ortak arayan bir Türkiye görüntüsüdür.

Bu, gerçek bir arayış mı, yeni bir blöf mü?

Erdoğan’ın zihnini okumak zor… Suriye’de Rusya ile çıkarları çelişse de, kendisini Putin, Cinping, Ruhani’nin sofrasında daha rahat hissedeceği kesin…

Rakamlara baktığımızda ise Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırımların dörtte üçünden fazlasının Batı kaynaklı olduğunu görüyoruz.

Türkiye’nin geçen yıl en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında Çin birinci sırada, Almanya ikinci sırada yer alıyor. İhracatta ise ilk sırada –açık ara- Almanya var. Bu da Almanya’yı Türkiye’yi Batı’ya bağlayan en önemli çapa haline getiriyor. Erdoğan’ın gelecek ayki Berlin ziyareti, bu açıdan da tarihi bir önem taşıyor.

Köşe yazısının Almanca versiyonu için tıklayınız.

HABERRUS