Hedefi arka arkaya 3. dünya şampiyonluğu

2

Rusya'nın başkenti Moskova'da düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası'nda, grekoromen stil 74 kiloda altın madalya kazanan Selçuk Çebi, 1962'de Toledo'da ve 1963'te Helsinki'de dünya şampiyonu olan Tevfik Kış'tan 47 yıl sonra, üst üste iki dünya şampiyonluğu kazanan ilk Türk güreşçi olarak tarihe geçti.

Yıllarca aynı sıklette mücadele ettiği Avrupa ve dünya şampiyonu, olimpiyat ikincisi Şeref Eroğlu'nun ardında milli mayoyu giyebilmek için şans bekleyen 28 yaşındaki Selçuk Çebi, Eroğlu'nun güreşe veda etmesinden sonra beklediği fırsatı yakalayabildi. Kariyerinde sadece iki dünya şampiyonası bulunan Çebi, geçen yıl Danimarka'nın Herning kentinde, bu yıl da Moskova'da dünya şampiyonu olarak ''ikide iki'' yapmayı başardı.

Selçuk Çebi, sıkletinde dünya güreşinin gelmiş geçmiş en teknik sporcularından Şeref Eroğlu ile rekabet etmek zorunda kalması nedeniyle çok fazla Avrupa ve dünya şampiyonasına katılamadığını belirterek, şöyle devam etti:

''Olumsuz gibi görünen bu durum, aslında benim bugün bu noktaya gelmemde çok etkili oldu. Çünkü Şeref ağabeyden gerçekten çok şey öğrendim. İkimiz de sert antrenmanları severdik ve onunla yaptığımız idmanlar kıran kırana geçerdi. Aslında daha önceleri de dünyada yenemediğim sadece Şeref ağabey vardı. Onu geçebilmek için her gün daha fazla çalıştım, hırslandım. Sonunda katıldığım iki dünya şampiyonasında da kürsünün en üst basamağına çıkmayı başardım. Bundan sonra hedefim, İstanbul'da üçüncü dünya şampiyonluğuma ulaşarak futbol deyimiyle 'hat trick' yapmak. Sonrasında da elbette Londra Olimpiyatları'nda altın madalya kazanmak.''

-''OĞLUM UĞURLU GELDİ''-

Selçuk Çebi, Danimarka'da geçen yıl kazandığı ilk dünya şampiyonasından önce, oğlu Yusuf'un dünyaya geldiğini ifade ederek, ''Oğlumun bana uğur getirdiğine inanıyorum. İki şampiyonluğuma da o doğduktan sonra ulaştım'' dedi.

Oğluna, cihan pehlivanı ''Koca Yusuf'tan'' esinlenerek ''Yusuf'' adını verdiğini anlatan Çebi, ''Onun da ileride iyi bir güreşçi olmasını isterim. Geçen yıl kazandığım ilk dünya şampiyonluğunun ardından 14 yaşındaki kardeşim ve kuzenim de güreşe başladı. Ailemizde güreşçi sayısı günden güne artıyor'' diye konuştu.

-''RAKİPLERİMİ MİNDERDEN İTMEK İÇİN ÇALIŞTIM''-

Selçuk Çebi, 2009 Dünya Şampiyonası'nda iki müsabakasını kazanırken, rakiplerini minder dışına iterek puanlar kazandığını hatırlatarak, bir yıl boyunca özellikle bu konuda çalışmalar yaptığını açıkladı.

Güreşte son yıllarda uygulanmaya başlayan kural gereği rakibini minder dışına iten güreşçinin puan kazandığına işaret ederek, ''Her periyodun 1.5 dakikalık bölümünden sonra uygulanan parterde bağlama pozisyonu öncesinde puan almış olmak çok büyük avantaj. Sporcular genellikle bu pozisyonu bekliyor ve puan almaya çalışıyor. Oysa ben ayakta daha iyiyim. Rakibimi minder dışına iterek puan aldıktan sonra parterde bu avantajımı da kullanarak galibiyetlere ulaşıyorum. Geçen yıl iki müsabakayı böyle kazanmıştım. 'İki rakibimi ittiysem, diğerlerini de minder dışına itebilirim' düşüncesiyle bu konuya ağırlık verdim ve başardım'' diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Zaman