"Rus turistlerin Türkiye tercihi değişmez"

229

Gezi parkı olayları sonrasında stresli günler yaşayan Türk turizmcilerin çoğu yine de devam eden sezondan umutlu. Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan’ın geçenlerde Antalya’da yapılan bir toplantıda ifade ettiği gibi gerçekten ulaştığı turizm potansiyeliyle yadsınamaz çapta büyük bir ülke haline geldi. Bunu bugünlerde görüyoruz. Zor bir durumda Türk turizm sektörü, oldukça başarılı bir kriz yönetimini uygulayarak ülkede yaşanan olayların turizmde ciddi kayıplara yol açmasını engelledi.

Türk turizminin en büyük umudu olan Rusya pazarı, bu yıl da herşeye rağmen büyümeye devam etti. Yılın ilk 6 aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16 büyüyen Rus pazarı, pazarın diğer büyük oyuncusu Almanya’ya son 6 yıl içinde ilk kez tarihi fark attı ve Almanlar, Ruslara ait rakamların yüzde 5 gerisinde kaldı.

Demek ki Rusya vatandaşları, Türkiye’de güzel, kaliteli ve güvenli tatil yapabileceklerini biliyorlar. Artan rakamlar, Türkiye’ye duydukları güvenin en iyi göstergesidir. Oysa Almanlar nedense aniden Türk turizmiyle ilgili derin endişe taşıdıklarını duyurmaya başladılar. Almanya’daki büyük bir turizm meslek örgütü, Gezi parkı olaylarının Türkiye’ye kötü bir imaj kazandırdığını, bunun etkilerinin önümüzdeki yıl Almanya pazarına yansıyacağını bir anket aracılığıyla bildirdi.

Zorlu yolları aşarak bugünkü değerleri yaratan ve geliştiren Türkiye ve Türk turizmi ile ilgili Almanların duyurdukları bu kaygıları yorumlamaya ihtiyaç olmadığını düşünerek Türk turizmindeki gelişmeler, sektörün tarihi ve geleceği, Rusya pazarı hakkında işin uzmanı ile görüşelim dedik. Antalya’da Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık ile buluştuk, sohbet ettik. Kendisine ilk önce Türk turizminin nereden nereye geldiğini sorduk.

Osman Ayık: «Türk turizmi özellikle son 30 sene içinde ciddi gelişmeler katetti. 1982 yılında çıkan 2634 sayılı Turizm Teşvik Yasasının akabinde ciddi bir yatırım atağı ile 30 yılı aşağı yukarı tamamladı. Bu süre içinde tabii rakamlar ve sayılar çok önemli noktalara geldi. Aşağı yukarı Türkiye şu anda 1 milyon üzerinde Akdeniz çanağının en nitelikli yatak portföyüne ve kapasitesine sahip oldu. Bunun yanında ağırladığı yabancı uyruklu misafir sayısı 2012 rakamlarıyla aşağı yukarı 32 milyona ulaştı. Yurtdışında yaşayan ve çalışan Türk vatandaşları dahil ettiğimizde Türkiye’yi 2012 yılında ziyaret eden misafir sayısı 36,5 milyona ulaştı. Turizm gelirleri de 30 milyar dolar sınırına dayandı. Bu çok önemli bir gelişme. Türkiye, istatistik verilerle, Dünya Turizm Örgütü’nün açıklamış olduğu rakamlar ışığında dünya sıralamasında en çok yabancı misafir ağırlayan altıncı ülke konumuna geldi.

Bunun yanında tabii İstanbul çok ciddi bir gelişme gösterdi – 10 milyon misafir sınırına yaklaştı. Antalya, dünyada en çok ziyaret edilen üçüncü kent konumuna geldi. Bunlar hep Türkiye’nin elde etmiş olduğu çok önemli göstergeler.

Bu noktaya geldikten sonra bugüne kadar olan gelişmeler özellikle 10 yıllık ortalamasına bakıldığında arada bir-iki yılda düşüşler yaşansa da çift haneli büyümelerle gerçekleşti. 2012 yılı bütün dünyada krizli bir yıl olmasına rağmen Türkiye rakamlarında yine bir büyüme gerçekleşti».

Osman Ayık, Türkiye’nin turizm konusundaki hedeflerini şöyle sıraladı:

«Geleceğe baktığımızda Türkiye’nin 2023 yılı, Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü ile ilgili çok önemli hedefleri var. İlk hedefi – 50 milyon yabancı misafir sayısına ulaşmak ve 50 milyar dolar gibi bir turizm gelirini elde etmek. Bu, Türkiye’nin temel amacı. İnancımız – gelişmeler bu çerçevede gidecek olursa Türkiye’nin muhtemelen bu hedeflere çok daha önceki yıllarda ulaşması mümkün gözüküyor.

Türkiye’nin önünde ilk hedef aslında – İtalya’yı yakalamak olacak. Şu an İtalya 42,5-43 milyon yabancı misafir ağırlıyor. Türkiye ise aşağı yukarı 36 milyon rakamını yakaladı. Önümüzdeki 5 yıllık süre içinde bizim tahminlerimize göre Türkiye gelişmesini % 5 ile 8 aralığında bir artışla götürebilirse 5 yıl içinde muhtemelen İtalya ile başa baş noktasına gelecek ya da İtalya’nın önünde olacaktır. Türkiye’nin temel hedefi dünya sıralamasında ilk beşi içinde yer almak. Bütün çalışmalar, bütün gelişmeler bu doğrultuda gidiyor».

TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türkiye’de turistik altyapının son yıllarda çok geliştiğini anlatarak barış süreci, açılım gibi son gelişmelerin önemini vurguladı ve bu süreçlerin, turizmin pek gelişmediği bölgelerde de turizmin yapılması için gerekli ortamın ve şartların sağlanacağını söyledi:

«Türkiye aslında önemli bir şey daha yaptı bu arada. Bugüne kadar Türkiye hep kıyılarıyla ön plandaydı. Kıyılardaki güzel tesisleri ve eşsiz kumsallarıyla ve burada verilen hizmetle ön plandaydı. Ama son 10 yılda Türkiye ülkenin genel anlamdaki altyapısını da çok ciddi şekilde geliştirdi. Türkiye 50’ye yakın nitelikli havaalanına sahip oldu, ulaşım imkanları da çok gelişti. Ayrıca Türkiye, sahip olduğu bir takım doğal ve kültürel değerlerin hepsini birer ürün haline dönüştürmeye başladı. Artık sadece kıyılarda değil, Türkiye’nin her yerinde turizm yapılır hale geldi.

Son gelişmeler, barış süreci ve açılım, aslında Türkiye’nin diğer bölgelerinde de turizm yapılmasını daha da kolaylaştıracak. Öncelikle iç turizmde ciddi hareket bekliyoruz. Arkasından da yabancı trafiğinde de önemli artışın olacağını bekliyoruz. Bugün bakıldığında Türkiye’nin en ucra kentinde bile bir tane uluslararası zincir otel yatırımını yapıyor. Bu anlamda çok ciddi bir altyapı kazandı Türkiye. Dolayısıyla bahsettiğimiz hedeflere çok rahat bir şekilde ulaşacağız diye düşünüyoruz».

Rusya pazarını değerlendiren Osman Ayık, Rusların Türkiye ile çok özel bağlarının olduğunu söyleyerek 2013 yılının rakamlar açısından olumlu başladığını ifade etti:

«Türkiye ile Rusya arasında çok önemli bir köprü var. Turizm de bu köprüyü her geçen gün daha da güçlendiriyor, kuvvetlendiriyor ve ülkelerimizin insanlarını birbirine daha da yakınlaştırıyor. Çok iyi biliyoruz ki Rus misafirlerimizin büyük bir bölümü ilk yurtdışı seyahatleri ve tatil deneyimlerini Türkiye’de kazandılar. Dolayısıyla Türkiye ile bu insanlar arasında çok özel bağları var.

2012 yılı zor bir yıl idi aslında. Bütün dünyada ekonomik kriz vardı. Buna rağmen Türkiye iki pazarı da kayıpsız geçirdi. Bunlardan bir tanesi Avrupa pazarında bizim için ana bloğumuzu oluşturan Almanya pazarı, diğeri de – Rusya pazarı. Türkiye 2012 yılını bu iki pazarda küçük ta olsa büyümelerle kapattı.

2013 yılının ilk göstergeleri çok olumlu başladı. Erken rezervasyon anlamında gerek Almanya’da, gerek Rusya’da olsun çok ciddi gelişmeler gösterdi ve iyi rakamlar elde edildi. Yılın ilk 5 ayındaki rakamlara baktığımızda özellikle Antalya bölgesi olmak üzere Türkiye her iki pazarda belki bugüne kadar ulaşılmış en iyi rakamları gördü».

TÜROFED Başkanı, Gezi parkı olaylarının turizmi çok fazla etkileyeceğini düşünmediği, bir miktar kayıp olabileceği ama Türkiye’nin pazara sunmuş olduğu kaliteli ürünün sayesinde 2013 yılının yine de artış ile biteceğini söyledi:

«Gezi parkı olayları yaşanmamış olsaydı Türkiye 2013 yılında bu her iki pazarın lokomotif özelliğini dikkate aldığımızda bugüne kadar Türkiye yaşamış olduğu en iyi yılı yaşayacak gibi gözüküyordu. Gerçi Gezi parkı olayları Türkiye’de insanların demokratik hak taleplerinin bir şekilde eyleme dönüştüğü bir hareketti. Bir takım ufak tefek şiddet olayları da oluştu ama kıyı bölgelerinde kesinlikle böyle bir şey yoktu. Devam eden süreçte de – hepimiz takip ediyoruz – olaylar yatışmış durumda. Muhtemelen siyasi otorite de halkın bu taleplerine duyarsız kalmayacak, bir şekilde olumlu cevaplar gelişecek. Bu, Türkiye’nin aslında demokrasi anlamında da önemli bir kazanımı olacak diye görüyoruz. Bütün dünyada da belki takdir görecektir. Dolayısıyla Gezi parkı olaylarının turizmi çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Dönemsel olarak ileriye dönük bir takım satışlarda yavaşlama söz konusu olabilir, ama kıyılarda bunun çok kısa süre içinde yatışacağını ve tekrar eski sayılara döneceğini düşünüyorum. İstanbul biraz etkilenmiş gibi görünüyor. Son yıllarda İstanbul’a dönük Rusya’dan ciddi bir seyahat var. Benim bildiğim İstanbul’da Rus pazarı ikinci pazar konumuna yaklaşıyor. Bu da çok önemli.

Ama herşeye rağmen biz 2013 yılında belki ilk 5 aydaki seyir devam etseydi Rusya pazarında çift haneli bir büyüme gerçekleştirebilirdik. Ama muhtemelen bu olaylardan sonra bir miktar kayıp söz konusu olabilir ama yılın sonuna geldiğimizde Rusya pazarından Türkiye’ye tek haneli de olsa mutlaka artış gerçekleştirilebilir. Bu % 5 ile 10 arasında bir aralıkta gerçekleşir diye düşünüyorum. Tahminlerimiz bu doğrultuda. Ki bu pazar Türkiye açısından önemlidir. Pazara yeni ülkeler de girmiştir – İspanya, Yunanistan – bunlar aslında Türkiye ile bu anlamda rekabet ediyorlar ama Türkiye’nin pazara sunmuş olduğu ürünün rekabetçi özelliğinin gerek hizmet kalitesi, gerek tesislerin niteliği, gerekse herşey dahil sisteminin Türkiye’de çok farklı ve etkili bir şekilde kullanılıyor olması – bütün bunlar Türkiye’nin avantajıdır».

Rusya’dan turist akımının önümüzdeki yıllarda artacağını söyleyen Osman Ayık, Türkiye’nin Rusya için lider destinasyonu olmaya devam edeceğini ve bir-iki yıl içinde 5 milyon rakamına ulaşmak mümkün olduğunu vurguladı:

«Sonuçta bizim Rus misafirlerimiz yine Türkiye’yi tercih edeceklerdir diye şahsen düşünüyorum. Çünkü burada tatil yapmaktan her zaman mutlu olmuşlardır, iyi hizmet almışlardır. Ödedikleri paranın karşılığını en iyi şekilde bizim ülkemizde aldıklarına inanıyoruz. Ruslara biz her zaman iyi hizmet vermekten mutlu oluyoruz, iyi hizmet vermeye de devam edeceğiz. Onun için önümüzdeki süreç içinde bugün gördüğümüz sayıların katlanarak büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Çünkü orada halihazırda ciddi anlamda potansiyel var. Her geçen yıl Rusya Federasyonu zenginleşmekte, insanların alım gücü artmakta. Dolayısıyla her sene yeni katılımlar söz konusu. Türkiye bu anlamda o ülkede pazar lideri olmaya devam edecektir. Dolayısıyla bizim en kısa zamandaki Rusya pazarındaki hedefimiz – 5 milyondur. Muhtemelen de bir veya iki yıl içinde bu sayılara ulaşmamız mümkün diye düşünüyorum».

Rus turistlerinin güvenliği konusu, sık sık iki ülke liderleri arasındaki görüşmelerde ele alınıyor. TÜROFED Başkanı, gerek yabancı, gerekse Türk turistlerinin güvenli bir şekilde tatil yapmaları için Türkiye hükümeti ve yerel makamlar tarafından devamlı olarak gerekli tedbirler alındığının altını çizdi:

«Türkiye aslında tatil yapılan ülkelere bakıldığında güvenlik anlamında Türkiye’de hiç bir zaman sorun olmamıştır. Ama dönem dönem bir takım münferit olay yaşanıyor. Burada oranlara bakmak lazım. Her yıl Türkiye’ye dört milyona yakın Rus misafirimiz geliyor. Bunun içindeki vakaların sayılarına bakmak lazım. Tabii ki gönül ister ki hiç bir şey olmasın aslında. Muhtemelen bu kadar çok seyahatin gerçekleştiği, bu kadar ziyaretçinin geldiği bir ülkede ister istemez tek tük te olsa bir takım olumsuzluklarla karşılaşabiliyorlar. Bunlar tabii ister istemez Türkiye’nin imajına da etkilerde bulunuyor ama biz bu anlamda her türlü çabayı ve gayreti gösterip bu olayları sıfıra indirmek için çalışıyoruz. Geçmiş yıllarda bir takım trafik kazaları gibi olaylar vardı. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, yerel yöneticiler önemli tedbirler aldılar ve dikkat ederseniz inşallah bu sene olduğu gibi sıfır kazasız gideriz ve hiç bir misafirimiz, ister Rus vatandaşı, ister başka bir ülke vatandaşı olsun veya bizim kendi ülke vatandaşlarımız olsun tatil yaptıkları süre içinde böyle bir kaza ile karşı karşıya kalmazlar.

Gıda güvenliği anlamında da çok önemli tedbirler alındı Türkiye’de. Zaten otellerdeki hizmetlerin standartını ve kalitesini biliyoruz. O konuda hiç bir sorunumuz yok bizim. Dolayısıyla Rus vatandaşları bu ülkede gönül rahatlığıyla tatil yapabilirler. Gezi parkı olayları da tamamen demokratik eylemlerdir. Bu anlamda hiç bir kaygı ve tedirginlik duymalarına gerek yok diye düşünüyorum».