Gazprom Avrupa pazarını kaybediyor

67

Avrupa’nın Rus doğalgazına bağımlılığını azaltacak Nabucco doğalgaz boru hattı projesinde tarihi imzalar bugün atılıyor. Son sekiz yılda Rusya başbakanı Vladimir Putin’le birlikte yeniden canlanan Rusya’nın enerji imparatorluğun da taşlar yerinden oynadı. Rusya hem üretim, hem de pazarlamada tekelini kaybetmeye başladı. Ekonomik kriz nedeni ile Avrupa Rusya’dan alımı önemli oranda azalttı. Rus enerji şirketi Gazprom, 1 Ocak- 15 Mart 2009 döneminde Avrupa’ya 24 milyar metreküp doğalgaz ihracı gerçekleştirdi. Geçen yıl aynı dönemde 40 milyar metreküp doğalgaz ihracı gerçekleştiren şirket yüzde 40'lık düşüşle şok yaşıyor.

Batılı ülkelerin enerji güvenliği açısından alımlarını çeşitlendirme çabaları da Rusya’nın satışına darbe vurdu. Son örnek Polonya. Yıllık 13,7 milyar metreküp tüketiminin 7 milyar metreküpünü Gazprom’dan alan Polonya petrol ve doğalgaz şirketi PGNIG, Qatargas’la 20 yıllık bir anlaşma imzaladı. İlk aşamada Katar’dan 1,5 milyar metreküpe denk sıvılaştırılmış doğalgaz alımı gerçekleştirecek Varşova, bu miktarı aşamalı olarak artıracak. Diğer Avrupa ülkelerinin de benzer girişimleri, Rusya’nın alım taahhüdünde bulunduğu Orta Asya enerji kaynakları üzerindeki tekelini sarsıyor.

Gazprom, 2008’de bin metreküpünü 500 doların üzerinde sattığı doğalgazı, 2009’da 280 dolar ortalama ile ancak satabilecek. Rusya, bin metreküpüne 300 dolar önerdiği Türkmen gazını taahhütlerine uygun bir şekilde alamıyor. Alternatif arayışına giren Aşkabat, Çin’le 40 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması imzalarken, Nabucco’ya da yeşil ışık yaktı. Türkmenistan devlet başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov önceki gün (Cuma) tarihi bir açıklama yaparak, ülkesinin enerji kaynaklarının satışında çeşitlilik oluşturmak için, Nabucco gibi uluslar arası projelere katılma niyetinde olduğunu söyledi.

Azerbaycan’la sembolik bir doğalgaz alımı anlaşması imzalayan Gazprom’un kabul ettiği 350 dolar da ekonomik değil. 2010’dan itibaren yıllık 500 milyon metreküp Azeri doğalgazını almayı kabul eden Rusya, sadece Türkiye ile pazarlıkta Bakü’nün elini güçlendirdi. Azerbaycan enerji şirketi SOCCAR başkanı Revnak Abdullayev, Ankara temaslarında bu alternatifi iyi değerlendirdi.

Rusya ile temaslarda ve uluslar arası toplantılarda birinci gündem olan ‘enerji güvenliği’ artık konuşulmuyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın geçen hafta gerçekleşen Moskova ziyaretinde ‘enerji’ masada yoktu. İtalya’da gerçekleşen G8 zirvesinin gündeminde de enerji son sıralarda ancak yer bulabildi. Şimdi, ‘enerji güvenliği’ Rusya’nın gündeminde. Rusya devlet başkanı Dmitri Medvedev’in imzaladığı ‘2020 Ulusal Güvenlik Belgesi’nde birinci ulusal tehdit, ‘enerji alanlarındaki tekelin kırılması’ olarak görülüyor. Belgede, enerji kaynakları üzerinde çıkacak rekabette savaş ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiği hatırlatılıyor.

Ankara-Moskova hattı soğumaz

Ankara, Moskova ile ilişkilerde enerji gündemini stratejik olmaktan çok, ekonomik olarak değerlendiriyor. Ankara’nın Rusya’yı Nabucco’ya davet etmesi, ardından da Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın Moskova temaslarında Türkiye’nin Güney Akım’a davet edilmesi bu çerçevede ele alınabilir. Nabucco doğalgaz boru hattı yüzünden, Ankara-Moskova hattında bir miktar soğuma yaşanacağı kesin. Rusya başbakanı Putin’in Ankara ziyaretinin gecikme nedeni de bu proje. Nabucco’nun uygulamaya konulması ‘Güney Akım’ projesinin rafa kalkmasına neden olabilir. İki projeyi rakip olarak tanımlayan ve ‘Güney Akım’ın daha avantajlı olduğunu savunan Rusya’nın “İçini dolduracak gaz bulabiliyorlarsa, kimsenin etrafa boru döşemesine karışmayız.” yaklaşımının bir yanılsama olduğu anlaşılıyor. Şimdi ileriye bakmak gerekiyor. Rusya-Türkiye enerji ilişkilerinin yeniden kurulması açısından iki önemli proje ortada duruyor; Mavi Akım-2 ve nükleer santral. Ağustos başında gerçekleşecek Putin’in Ankara temaslarında iki proje için de önemli adımlar atılması bekleniyor.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan