Kırgızistan'da karşı devrim; domino etkisi-ANALİZ

30

Kırgızistan'ın Talas kentinde önceki gün başlayan ve başkent Bişkek'i etkisi altına alan muhalif gösteriler şehri savaş alanına çevirdi. Resmi rakamlara göre 75 kişinin öldüğü ve binden fazla kişinin yaralandığı gösteriler sonunda Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev başkenti terk etmek zorunda kaldı. Muhalif lider Roza Otunbayeva'nın kurduğu geçici hükümet Bişkek'te kontrolü ele geçirirken, altı ay içinde düzenin sağlanması ve yeni anayasa ile birlikte seçimlere gidilmesi hedefleniyor.

Muhalif liderlerin Rusya'dan destek aldıklarını açıklaması Moskova'dan yalanlansa da, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Bakiyev'i devrik lider Askar Akayev'in hatalarını tekrarlamakla suçlaması ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in yaşanan olayları halkın gazabı olarak nitelemesi Rusya'nın 'karşı devrime' en azından karşı olmadığını gösteriyor. Nitekim Putin'in muhalif lider Otunbayev'i arayarak insani yardım sözü vermesi bu çerçevede değerlendirilebilir. Yaşanan olaylarda konut giderlerinin iki üç misline çıkması, yerel kurultayların toplanmasına izin verilmemesi ve muhalif liderlerin tutuklanması gibi bir dizi gerekçe sıralanabilir.

Özellikle de Kırgız Kalkınma Ajansı'nın başında bulunan Bakiyev'in oğlu Maksim'in dışardan gelen yardım ve fonları tamamı ile kontrol etmesi ve kendi aile çevresine devlet imkanlarını sunması halkın uzun süredir tepkisine neden oluyordu. Demokrasi vadi ve nepotizm karşıtı söylemle yönetime gelen iktidar eski yönetimin kötü bir kopyası oldu. Küresel ekonomik krizin de etkisiyle halk daha da fakirleşti. İçerde karşı devrime hazır hale gelen ortamın dış bağlantıları da gerçekleşince karşı devrim kaçınılmaz oldu.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ABD öncülüğündeki batı, Rusya'nın arka bahçesinde etkinliğini hızla artırdı. Doğu Avrupa ülkeleri Avrupa Birliği ve NATO ile batı birliğine bağlanırken, Rusya ile batı  ittifakının karşılaşma noktalarında renkli devrimlerle yönetimler el değiştirdi. Kafkaslar'ın stratejik ülkesi Gürcistan'da 2003'de 'Kadife Devrim', Ukrayna'da 2004'de 'Turuncu Devrim' ve Kırgızistan'da da Mart 2005'de 'Lale Devrim'i gerçekleşti. Birbiri ardına gelen renkli devrimlerin şimdi karşı devrimlerle el değiştirdiğine şahit oluyoruz.

Tiflis yönetiminin ayrılıkçı bölgeler Güney Osetya ve Abhazya'ya düzenlediği operasyon Gürcistan'da Kadife Devrim'i hayli zayıflattı. Ağustos 2008'de çıkan savaşın ardından Rusya'nın Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanımasına batılı ülkeler engel olamadı. Ukrayna'da şubat ayında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Turuncu Devrim liderleri Viktor Yuşçenko ve Yulia Timoşenko yönetimi bırakmak zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı seçilen Rusya yanlısı Bölgeler Partisi lideri Viktor Yanukoviç Moskova ile ilişkilerin yeniden kurulması için çalışıyor. Kiev NATO üyeliğine karşı çıkarken, Sivastopol'da bulunan Rus üslerinin süresinin uzatılmasına da sıcak bakıyor.

Obama yönetimi Rusya'nın arka bahçesinde nüfuz mücadelesine girmek yerine; İran, Afganistan ve Ortadoğu sorunlarında Moskova'nın desteğini almayı tercih ediyor. Prag'a yerleştirilecek füze kalkanı nedeni ile Soğuk Savaş'ın eşiğinden dönen iki ülke, aynı başkentte yeni nükleer silahsızlanma anlaşmasını parafe etti ve ortak füze kalkanına yeşil ışık yaktı. Kırgızistan'da Bakiyev'in akrabalarına yaşam garantisi verilmesinin ardından, olayların durulacağını ve karşı devrimin tamamlanacağını öngörebiliriz.

Faruk Akkan, Moskova, Cihan