Rusya Sütaş'ı neden yasakladı: Süt tozunda ne bulundu?

3264

Rusya’nın yasaklı maddeler tespit edildiği gerekçesiyle Sütaş ürünlerinin ithalatını yasaklaması, hepimizi yakından ilgilendiren ama siyasi gündemin toz dumanı içinde hak ettiği ilgiyi bir türlü göremeyen bir konuyu, gıdalardaki antibiyotikler meselesini tekrar gündeme getirdi.

Biz içeride, “CeHaPe zihniyetinin” tek parti döneminde işlediği günahlar, Gezi’nin arkasındaki gizli güçler gibi çok daha önemli meselelerle (!) meşgul olduğumuz için pek farkında değiliz ama dünyada bu konuda çok ciddi bir tartışma sürüyor.

Hayvanlarda aşırı ilaç kullanımının insanlarda antibiyotiklere karşı direnç gelişimine yol açtığı, araştırmalarla sabit durumda. Bunun mevcut antibiyotiklere dirençli yeni hastalıkların doğumuna yol açmasından korkuluyor. Avrupa Birliği bu nedenle, 1997 yılında antibiyotiklerin hayvanlarda gıda takviyesi olarak kullanımını yasakladı. (*)

Ama antibiyotik katkılı gıdaların kullanımına engel olamadı. İnternet üzerinden antibiyotikli gıda takviyelerini tek tıkla, mesela Alibaba.com’dan almak mümkün. Bir haftada kapıya teslim: Link

Hayvancılar antibiyotikli gıda takviyelerinden neden vazgeçemiyor? Bunun sebebini doktor arkadaşlarıma sordum, şöyle açıkladılar:

  • Hayvan hastalanınca, aldığı kalorileri enfeksiyonla mücadele için kullanır. Antibiyotik ilaçlar hastalığın çabuk düzelmesine neden olur. Sağlıklı hayvanın ise hastalanmamasını sağlar.

  • Antibiyotikler sayesinde hayvan ne yese büyümeye gider.

  • Et ve süt verimini arttırmak için hayvanlara, hasta olmadıkları halde, rutin antibiyotik uygulayan besiciler dünyada hâlâ var. Bu durum antibiyotik direnci açısından küresel bir soruna dönüşmüş durumda.

Antibiyotikler meselesinin arka planını öğrendikten sonra artık Sütaş konusuna odaklanabiliriz…

Rusya’nın Sütaş ürünlerinde tilmikosin ve spiramisin tespit ettiğinin ortaya çıkması üzerine şirket bir açıklama yayınladı. Önce bu açıklamayı okuyalım:

“Süt tozumuzun içerdiği söylenen spiramisin ve tilmikosin maddelerinin AB standartlarına ve Türkiye Gıda Kodeksi’ne göre alt sınırı, sırasıyla 200 mikrogram/kilogram ve 50 mikrogram/kilogramdır. Rusya laboratuvarı, 1,5 mikrogram/kilogram tespit ettiği iddiasında bulunmaktadır. Kabul edilen alt sınırı 200 mikrogram/kilogram olan bir maddeyi, 1,5 mikrogram/kilogram olarak tespit edip yasaklama kararını hayret ve üzüntüyle karşılıyor, kamuoyunun takdirine sunuyoruz.”

Kısacası Sütaş, "Antibiyotik kullandım ama izin verilen oranda kullandım" diyor.

Tilmikosin, hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları tedavisinde (mesela zatürre) kullanılan bir antibiyotik. Spiramisin’in ise çeşitli enfeksiyonlara yönelik birçok kullanım alanı var. İki ilaç da antibotiklerin makrolid ailesine ait.

Makrolidler 1960’lardan 1990'ların sonuna kadar tüm dünyada hayvancılar tarafından hem ilaç hem gıda takviyesi olarak yaygın biçimde kullanıldı. Biraz önce belirttiğim gibi antibiyotiklere karşı direnç gelişimine yol açtıkları ve mevcut ilaçların tedavi edemediği hastalıkların doğmasına neden olabilecekleri ortaya çıkınca, 1997’de gıda takviyesi olarak kullanımları yasaklandı. Hayvanlarda ilaç olarak kullanımı da sıkı kurallara bağlandı.

Birçok ilaç şirketi, süt veren hayvanlarda tilmikosin kullanılmasını önermiyor. Örneğin tilmikosin içeren bir ilacın Türkçe prospektüsünde şunlar yazıyor:

İnsan tüketimi için süt elde edilen ineklerde kullanılmamalıdır. Sütteki ilaç kalırdı arınma süresinin uzun olması nedeniyle insan tüketimi için süt elde edilen koyunlara uygulanması tavsiye edilmez. (**)

Avrupa Birliği’nin ilaç kurumu European Medicine Agency ise hastalıklara karşı etkinliği nedeniyle makrolid cinsi antibiyotiklerin kullanımına, aşırıya kaçılmaması ve gerekli gereksiz kullanılmaması kaydıyla cevaz veriyor. (*)

Hayvanlarda sık antibiyotik kullanımı neden sakıncalı? Doktorlar bunun sebebini de şöyle açıklıyor:

  • Çok antibiyotik kullanımı, hayvanların hiç iyi koşullarda bakılmadığı ve iyi beslenmediğini gösterir. Sağlıksız hayvanların sütünü içmek tavsiye edilmez.

Öğrendiklerimizi özetleyelim: Hayvanlarda antibiyotik katkılı gıda takviyesi yasak. İlaç kullanımı ise aşırıya kaçmamak kaydıyla serbest. Ama süt amaçlı hayvanlarda kullanımı tavsiye edilmiyor.

Sütaş, antibiyotikleri izin verilen dozda kullanıldığını söylüyor. Konunun, Gezi’yi kimin düzenlediği tartışmasından çok daha önemli olduğu ortada. (Acaba umursayan var mı?)

(*) https://ec.europa.eu/food/sites/food/files/safety/docs/animal-feed_additives_rules_scan-old_report_out06.pdf

(**) https://vetilac.com/ilac/tilmicure/1752

(*) https://www.ema.europa.eu/documents/scientific-guideline/reflection-paper-use-macrolides-lincosamides-streptogramins-mls-food-producing-animals-european_en.pdf

Barış Soydan, T24