"Türkiye, Rusya'nın gücünü ve yapabileceklerini iyi hesaplayamadı"

1420

Gazeteci Cenk Başlamış'ın medyagunlugu.com sitesinde yayınlanan bu haftaki "Türkiye-Rusya: Zoraki balayı" başlıklı köşe yazısı:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bugün yapacağı görüşmede gündem bir hayli yüklü.

9 Ağustos ve 3 Eylül'den sonra bu, Erdoğan'la Putin'in iki ay içindeki üçüncü görüşmesi olacak. Oysa, 24 Kasım'da Türkiye'nin Rusya'ya ait bir savaş uçağını düşürmesinden sonra iki ülkenin ilişkileri kopma noktasına gelmişti. Bu açıdan bakıldığında bir mucize yaşandı ve Moskova'nın inatlaşmayı uzun süre daha sürdürmesi beklenirken iki ülke arasında aniden yeni bir "balayı" süreci başladı.

Gerçekten öyle mi?

Ama önce gündem...

Türk-Rus zirvesinin gündeminde iki taraf için son derece önem taşıyan çok sayıda başlık var: Suriye'den Türk Akımı Doğal Gaz Projesi ve Akkuyu Nükleer Santrali'ne, Türk ürünlerine uygulanan kısıtlamalardan Rusya'da faaliyet gösteren Türk işadamlarının vize başta sorunlarına Erdoğan'la Putin'in çantasında farklı konular var. Genel beklenti, iki liderin bu konuların çoğunda anlaşma sağlayıp işbirliğini bir üst aşamaya çıkarması.

Peki, Ankara ile Moskova arasında gerçekten yeni bir "balayı"ndan söz edilebilir mi?

Gerçek şu ki, 24 Kasım'da bir Rus uçağının düşürülmesi ve sonrasında yaşanan olaylarla Türk-Rus ilişkilerinin içeriği çok değişti. 24 Kasım öncesinde neredeyse "eşit" düzeyde kurulan ilişkiler geride kaldı, kozlar özellikle Suriye'de artık Rusya'nın eline geçti. Türkiye'nin Rusya'nın gücünü ve yapabileceklerini iyi hesaplayamamasının bedeli uçak olayından sonra Suriye'de devre dışında kalması oldu. Şu anda "Fırat Kalkanı" operasyonunun yapılabilmesinin nedenlerinin başında Rusya'dan "onay" alınması geliyor.

Yazının tamamını okumak için buraya tıklayın