Moskova - Bir grup gazeteci ve akademisyenle birlikte kuzey komşumuz Rusya’dayız. Serin havasıyla bildiğimiz Moskova’da termometre 30 dereceyi gösteriyor. →
| Ezan | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
|---|---|---|---|---|---|
| 1:52 | 3:45 | 12:33 | 17:04 | 21:19 | 23:11 |
| USD 59,6564 | EUR 66,6780 | TRY 17,0272 |
Moskova - Bir grup gazeteci ve akademisyenle birlikte kuzey komşumuz Rusya’dayız. Serin havasıyla bildiğimiz Moskova’da termometre 30 dereceyi gösteriyor. →
İçinden geçtiğimiz çok zor konjonktüre rağmen Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin üçüncü toplantısı için Putin’in İstanbul’a gelmesi sıra dışı bir olay. →
Rusya'da yayımlanan önemli 3 gazetede, bir hafta içinde arka arkaya Gülen Hareketi aleyhine 4 haber çıkmasaydı, bu sütunda Ortadoğu'daki isyan dalgasının kapısını çalmaya başladığı Suriye'de olup bitenler yer alacaktı →
Bülent Ecevit liderliğindeki üçlü koalisyon iktidarının son yılında Harp Akademileri Komutanlığı'nda bir toplantı yapılıyordu.Yine ismi Ergenekon çerçevesinde gündeme gelen iktisat profesörü ve Cumhuriyet yazarı Erol Manisalı'nın, "AB'nin Türkiye'yi kabul etmeyeceği" sözlerinin ardından konuşan Tuncer Paşa, uzun süre tartışılacak önerisini dile getirmişti. Kılınç, AB yerine Rusya ve İran'ı da kapsayacak yeni bir arayışı öneriyordu. Kılınç, kendi döneminde önerisinin hayata geçirildiğini göremedi. Çünkü 3 Kasım 2002 seçimlerinde AB politikasına var gücüyle sarılan AK Parti iktidara gelmişti. Paşanın görüşlerinin etkisini kıran başka bir gelişme ise Kılınç'ın, MGK Genel Sekreteri sıfatıyla Brüksel'deki bir toplantıda sarf ettiği sözlerin kredibilitesine indirdiği darbeydi. →
Zürih'te Türkiye ile Ermenistan arasındaki son dakika krizini, elindeki iki telefonla tarafları defalarca arayan ABD Dışişleri Bakanı Clinton'ın çözdüğü söylenmişti. Daha sonra krizi çözen asıl hamlenin Rusya'dan geldiğini öğrendik. →
Nahçıvan- Büyükelçi Bagdad Amreyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in özel talebi üzerine bir yıl önce Ankara'ya geldiğinde kendisiyle ilk röportajı biz yapmıştık. Türkiye'ye gelişinin ikinci ya da üçüncü günüydü. Daha kolilerini bile açmamıştı.
Çok çalışkan, çok sıcak ve girişken biriydi. 7 yıl tatil yapmadan çalışmıştı. 3 dil biliyordu. Kısa sürede hem siyaset hem iş dünyasından çok güzel dostluklar kurdu. Aynı zamanda eski bir futbolcuydu. Birkaç ay içinde Hakan Şükür ve Bülent Uygun'la öyle samimiyet geliştirdi ki, Florya'da yaptığı halı saha maçlarına bizleri davet etmeye başladı. →
Ne anlı şanlı yazarların cuntacılık notları, ne de bütün dünyanın keyfini kaçıran ekonomik kriz havası vardı Belek'te. Antalya'nın bu şirin beldesi, hafif yağmurlu Akdeniz havasının tesiri altında pırıl pırıldı.
Dışarıdaki bütün gerilime inat, bir bölümüne katıldığım Diyalog Avrasya toplantısında umut vardı. Rusya'dan, Türkiye'den, Gürcistan'dan, Tacikistan'dan ve Avrasya'nın daha birçok ülkesinden gelen aydınlar bir masa etrafında toplanmış, bir yıl boyunca bölgenin huzur ve selameti için neler yapabileceklerini konuşuyorlardı. Başkanlığını her ülkenin ak saçlısının yaptığı milli komiteler, yapılacak toplantıların, düzenlenecek konferansların, verilecek ödüllerin takvimini hazırlıyordu. 15 sene önce yan yana gelmesi dahi düşünülemeyen insanlar, şimdi tarih kitaplarının incelenerek, bölge halkları arasında kin ve nefret aşılayan ifadelerin ayıklanması gibi iddialı projeler üzerine kafa yoruyordu. →