Yorum | Abdülhamit Bilici

Tuncer Paşa, Erdoğan'a minnettar?

| Abdülhamit Bilici 318
Tuncer Paşa, Erdoğan'a minnettar? Bülent Ecevit liderliğindeki üçlü koalisyon iktidarının son yılında Harp Akademileri Komutanlığı'nda bir toplantı yapılıyordu.
'Türkiye'nin etrafında barış kuşağı nasıl oluşturulur?' konulu sempozyumda, dış politika masaya yatırılıyor ve Avrupa ile ilişkileri konuşuluyordu. Toplantıya katılan isimler arasında, daha sonra Ergenekon soruşturması kapsamında bir süre gözaltına alınacak olan dönemin MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç da vardı.

Yine ismi Ergenekon çerçevesinde gündeme gelen iktisat profesörü ve Cumhuriyet yazarı Erol Manisalı'nın, "AB'nin Türkiye'yi kabul etmeyeceği" sözlerinin ardından konuşan Tuncer Paşa, uzun süre tartışılacak önerisini dile getirmişti. Kılınç, AB yerine Rusya ve İran'ı da kapsayacak yeni bir arayışı öneriyordu. Kılınç, kendi döneminde önerisinin hayata geçirildiğini göremedi. Çünkü 3 Kasım 2002 seçimlerinde AB politikasına var gücüyle sarılan AK Parti iktidara gelmişti. Paşanın görüşlerinin etkisini kıran başka bir gelişme ise Kılınç'ın, MGK Genel Sekreteri sıfatıyla Brüksel'deki bir toplantıda sarf ettiği sözlerin kredibilitesine indirdiği darbeydi.  →

Türk dünyası açılımı!

| Abdülhamit Bilici 317
Türk dünyası açılımı!

Nahçıvan- Büyükelçi Bagdad Amreyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in özel talebi üzerine bir yıl önce Ankara'ya geldiğinde kendisiyle ilk röportajı biz yapmıştık. Türkiye'ye gelişinin ikinci ya da üçüncü günüydü. Daha kolilerini bile açmamıştı.

Çok çalışkan, çok sıcak ve girişken biriydi. 7 yıl tatil yapmadan çalışmıştı. 3 dil biliyordu. Kısa sürede hem siyaset hem iş dünyasından çok güzel dostluklar kurdu. Aynı zamanda eski bir futbolcuydu. Birkaç ay içinde Hakan Şükür ve Bülent Uygun'la öyle samimiyet geliştirdi ki, Florya'da yaptığı halı saha maçlarına bizleri davet etmeye başladı.  →

Rus aydınlar Gülen'e soruyor

| Abdülhamit Bilici 382
Rus aydınlar Gülen'e soruyor

Ne anlı şanlı yazarların cuntacılık notları, ne de bütün dünyanın keyfini kaçıran ekonomik kriz havası vardı Belek'te. Antalya'nın bu şirin beldesi, hafif yağmurlu Akdeniz havasının tesiri altında pırıl pırıldı.

Dışarıdaki bütün gerilime inat, bir bölümüne katıldığım Diyalog Avrasya toplantısında umut vardı. Rusya'dan, Türkiye'den, Gürcistan'dan, Tacikistan'dan ve Avrasya'nın daha birçok ülkesinden gelen aydınlar bir masa etrafında toplanmış, bir yıl boyunca bölgenin huzur ve selameti için neler yapabileceklerini konuşuyorlardı. Başkanlığını her ülkenin ak saçlısının yaptığı milli komiteler, yapılacak toplantıların, düzenlenecek konferansların, verilecek ödüllerin takvimini hazırlıyordu. 15 sene önce yan yana gelmesi dahi düşünülemeyen insanlar, şimdi tarih kitaplarının incelenerek, bölge halkları arasında kin ve nefret aşılayan ifadelerin ayıklanması gibi iddialı projeler üzerine kafa yoruyordu.  →