Sağlık

Hava kirliliği kalp krizini tetikliyor

5
Hava kirliliği kalp krizini tetikliyor

Bilim adamları, hava kirliliğinin kalp krizini diğer birçok faktörden daha fazla tetiklediğini belirlediler. Belçika'da bulunan Hasselt Üniversitesi'nde görevli araştırmacılar, öfke, sigara, göğüs ya da solunum yolu enfeksiyonlarının kalp krizini tetikleyen faktörler olduğunu ancak yoğun bir trafikteki hava kirliliğinin tüm bunlardan daha fazla etkili olduğunu açıkladılar. The Lancet dergisinde yer alan haberde, araştırmacılar 36 farklı araştırmadan verileri birleştirdi ve kalp krizini tetikleyen maddeleri hesapladı. Buna göre, en büyük riski yoğun trafikte kalmak oluşturuyor. Sigara insanları bireysel olarak etkilerken yoğun trafiğin daha fazla insan üzerinde olumsuz etki yaptığı belirtildi.  →

Buzdolapları zararlı bakteri üretiyor

4
Buzdolapları zararlı bakteri üretiyor

28 yıldır farklı marka beyaz eşyanın tamirini yapan usta Ali Muzaffer Diker, birçok buzdolabının mikrop yuvası olduğunu söyledi.Diker, bu iddiasını ispatlamak için de farklı markalardan seçtiği 10 adet buzdolabı parçasını Gaziantep Üniversitesi'nin Biyoloji Bölümü Mikrobiyoloji Laboratuvarı'nda inceletti. Diker'in üniversite laboratuvarına gönderdiği pervane ve hava filtrelerinden alınan örneklerin tümünde bakteri kolonizasyonu saptandı. Diker, "Bu sonuçlara göre buzdolaplarında mikroorganizmaların çoğaldığı ispatlandı." dedi.  →

Aşırı kuruyemiş ve sakatat böbrek taşı yapıyor

65
Aşırı kuruyemiş ve sakatat böbrek taşı yapıyor

Özel Sema Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Coşkun Şahin, aşırı kuruyemiş, sakatat, aşırı çiğ sebze tüketenlerde, hareketsiz yaşantısı olanlarda, masa başı çalışanlarda böbrek taşı riskinin daha yüksek olduğunu belirtti.

Şahin, böbrek taşı tedavisinde yeni teknolojilerin geliştiğini söyleyerek, "Eskiden hastanın kaslarını keserek taş ameliyatı yapılıyordu. Bugün açık değil kapalı yöntemle ulaşıyoruz. Bir ok böbrek taşının perkutan taş tedavisi dediğimiz bir cm'lik delikten girerek böbreğe kadar ulaşıp taş kırılıyor." dedi. Kamerayla böbreğe girip özel bir lazerle taşları kırıp toz haline getirdikten sonra, taş parçalarının kafes ile dışarı çıkarıldığını ifade eden Şahin, taş hastalığının hayat boyu çekilen bir hastalık olduğunu ve ailede böbrek taşı rahatsızlığı olan kişilerin dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.  →

Çıplak gözle kara bakmayın

2
Çıplak gözle kara bakmayın

Karlı günlerin en yoğun hissedildiği şu günlerde uzmanlar, karlı havalarda güneş gözlüğü takmadan dışarıya çıkmanın ve koruyucu gözlük olmadan kar sporları yapmanın 'kar körlüğüne' davetiye çıkardığını söylüyor.

Dünyagöz Ataköy Hastanesi'nden Opr. Dr. Haluk Talu, güneşten gelen ultraviyole ışınlarının kar ya da buzla kaplı alanlarda yansıması sonucu göze zarar verdiğini ve kar körlüğünün oluştuğunu ifade ediyor. Opr. Dr. Haluk Talu, hastalığın en büyük belirtisinin gözde kuruma olduğuna dikkat çekiyor. Talu, "Gözde ışığa karşı hassaslaşma 8 ile 12 saat sonra başlıyor. İlk belirtisi gözde kurumadır. Zaman ilerledikçe kişide gözünün içinde kum tanesi varmış hissi oluşuyor. Gözler ışığa karşı aşırı derecede hassaslaşıyor." diyor.  →

Çocuktaki iştahsızlık hastalık habercisi

3
Çocuktaki iştahsızlık hastalık habercisi

Mevsim normallerine göre hava sıcaklığının sürekli değişkenlik göstermesi, küçük çocukların daha kolay hastalanmasına yol açıyor.

Samsun Medical Park Hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Dr. Halit İmdat, "Son birkaç aydır çocuklarda ateş, öksürük, burun akıntısı, kusma, ishal ve üst solunun yolları şikâyeti ile başvuran çocuk hasta sayısı bakımından büyük artış yaşıyoruz." dedi. Anne-babalara çocuklarını iyi takip etmelerini tavsiye eden Dr. İmdat, evde alınacak birtakım önlemlerle çocukların hastalığa yakalanmalarını azaltacağını söyledi.  →

Bırakın duygularını ifade etsin

1
Bırakın duygularını ifade etsin

Çocuklar, 3 ile 6 yaş arasında duygularını dile getirmeyi öğrenmelidir.

Aksi halde çocuğunuz içe kapanık olur. Kendilerini rahatça ifade edebilen çocuklar, sıkıntıları daha rahat göğüsleyebilir. Duyguların ifade edilmesi bir paylaşmadır. "Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, üzüntüler paylaşıldıkça azalır." meşhur sözü bunu çok güzel ifade etmektedir. Bazı insanlar, bastırarak veya unutarak acı veren duygulardan kurtulmanın mümkün olduğunu sanırlar. Halbuki, duygular açıkça dile getirildiğinde azalır. Anne-babalar çocuklarının duygularını dinleyerek, hem tam olarak onları anlama imkanı bulmuş hem de onların duygularını paylaşmalarını sağlamış olurlar.  →

Soğuk algınlığında işe yaramayan tedaviler

3
Soğuk algınlığında işe yaramayan tedaviler

Hemen herkes gribe ya da soğuk algınlığına yakalanınca antibiyotiklere yöneliyor, bunun yanında bol bol C vitamini alıyor. Peki bunların zararlı olabildiğini veya işe yaramadığını biliyor musunuz?

Mayo Clinic'te yer alan habere göre, etkisiz olan soğuk algınlığı tedavilerinin sayısının çok fazla olduğunu söyleyen uzmanlar, bunlardan en önemlilerini şöyle sıraladılar:

- Antibiyotikler: Bakterileri yok eden antibiyotikler, soğuk algınlığı virüslerine karşı işe yaramıyor. Soğuk algınlığında doktorunuzdan antibiyotik istemeyin ya da elinizde varsa kullanmayın. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı ciddi problemlere yol açabilir, antibiyotiklere dirençli bakterilerin gelişimine neden olabilir.  →

Soğuk hava, yüz felci riskini artırıyor

3
Soğuk hava, yüz felci riskini artırıyor

Türkiye'nin birçok ilinde etkili olan soğuk ve kar yağışlı hava nedeniyle uzmanlar uyarıyor. Zaman zaman hava sıcaklıklarının 0 derecenin altına düştüğünü belirten yetkililer, yüz felci başta olmak üzere kronik bazı rahatsızlığı bulunanlar ile yaşlı ve çocukların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

Konya Fizikon Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nden Dr. Ayşe Nur Tekin, yüz felcinin soğuk havalarda, yüz kaslarını kontrol eden sinirlerin hasarı sonucu görüldüğünü söyledi. Yüz felcinden yüzün sağ ya da sol yarısının etkilendiğini belirten Tekin, "Göz kapanmaz ve ağız bir tarafa doğru çekilir. Beraberinde kulak arkasında ağrı, tat duyusunda azalma, gözde yaşarma, işitmede aşırı duyarlılık olabilir. Yüz felçlerin çoğu idiopatiktir yani belirli bir sebep yoktur." dedi.  →

Sağlık Bakanlığı'ndan güvenli cep telefonu kullanım rehberi

45
Sağlık Bakanlığı'ndan güvenli cep telefonu kullanım rehberi

Sağlık Bakanlığı, cep telefonlarının sağlığa zararlarını en aza indirmek için bir rapor hazırladı. Raporda, hamilelerin ve çocukların cep telefonu kullanmaması gerektiği belirtilirken, bebek odaları, yatak odaları ve çocukların yakınında cep telefonu bulundurulmaması tavsiye ediliyor.

Uyurken cep telefonlarının kapatılması, kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre uzağa konulması öneriliyor. Kablolu kulaklık kullanılmasının, cep telefonlarının zararlı etkilerini azalttığına dikkat çekiliyor. Kulaklığın olmadığı durumlarda 'hoparlör' ile konuşulması, telefon görüşmesi yerine mesajın tercih edilmesi, arama yapıldığında bağlantı kurulduktan sonra cep telefonunun kulağa tutulması, telefonların kalp, beyin, böbrek gibi organlardan uzakta tutulması tavsiye ediliyor.  →

Bağışıklık sistemini nasıl koruyabiliriz?

14
Bağışıklık sistemini nasıl koruyabiliriz?

Ateşi çıkanlar, boğazı ağrıyanlar, öksürenler, nefesi tıkananlar... Bugünlerde sanki hasta olmayan yok. Kimi kafasına göre antibiyotiklere sarılıyor, kimi aspirinden kimi vitaminlerden, kimi kocakarı ilaçlarından medet umuyor.

Neredeyse her gün "Doktor bey, bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebiliriz? Hangi ilacı alalım, ne yiyelim, ne içelim?" sorularıyla karşılaşıyorum. Bilhassa da küçük çocukları çok sık hastalanan anneler, mucize bir ilacın, sihirli bir vitaminin, harika bir besin desteğinin adını öğrenmek arzusuyla yanıp tutuşuyorlar.  →